(Babalar Gününüz kutlu olsun) ölmüş babamın duvardaki resminden iyice gördüm açıp da gözlerini bana bakıp güldüğünü unutmuş da öldüğünü
bir bardak suya katınca mavi boya deniz oluyor bir kaşık suda fırtınalar koparken deniz doluyor tam o zamanda gün batarken limanda deniz so..
bu senin ilk mektubun bugün haberlerini aldım sevinçten çıldırıp da donakaldım açıp baktım zarfı ne pul ne damga mektubunu okurken ağladığımı sanm..
…// Siz siz olun yağmur altında ağlamayın, göz yaşlarınız ıslanır ve bir daha da kurumaz … *muzaffer yıldırım ..
ayrılıklarda üşüyordu gözlerin kar demedin mi hasretin ki dün vuslata erdiğin gün sar demedin mi ellerin sıcak yürekler ısınacak har demedin mi..
iki kişilik seçme sınavı tek soru matematikten -bir bir daha kaç eder? 'iki eder' dediler ikisi birden sonuç; biri kaybetti, elendi diğeri kaza..
kapımı çaldı güneş açmadım bana bulutu soracaktı bana ne senin bulutundan ben tam o saatte uyuyacaktım ışığını yolladı perde aralığından kapa..
üç oğlan beş kız bir koltukta sekiz karpuz ha anam di babam bi anam bi babam vermişler el ele varmak için menzile babam hamur yoğurmuş anam ç..
…// Derin sessizliklerin diplerinde ne fırtınalar kopuyor bir bilsen, korkarsın kendi sessizliğinden ! *muzaffer yıldırım
bir tabak beyaz karton bir de kurşun kalem senin şu sevdan yok mu ya vallahi bir alem daha hiç görmediğim görmeden de bildiğim senin resmi..