Issız bir köşeye bırakılmış poşet yalnızlığındayım... ne zaman değerse tenime rüzgâr, o zaman terk eder; yalnızlığım… ..
karanlık günlerde yazdım duvarlara adını hiç korkmadım … adımların kelepçeli haliyle bile yürüdüm üstüne üstüne durmadan seni seni, yazdım “su çürüy..
gidersen; sular altında kalır kirpiklerim yalnızlık, benimle daha da kalabalıklaşır… benimle düşer, benimle kalkar o… olur ayrılık… ..
yalnızlık bu! ne işaret dili anlatır ne de dilin çokbilmişliği tek kelime desem çoğalır gider… çok kalabalık desem tekilleşiverir… yalnızlık bu! özne..
Yine aktı zaman… ne zaman dansa kaldırsa, ayrılık… yanaklarımız okyanus maviliğine, dudaklarımız sıkı sıkıya kapatılmış, baraj kapaklarına dönerdi ama..
öyle tenha ki tenim çıt çıkaramıyor ayrılık gözlerim eskisi gibi değil yalnızlığa, daha bir hayran bakıyor ne kadar çıkmaz sokak varsa hepsi ezberi..
kırk sekiz… kırk dokuz… elliii… önüm - arkam sağım - solum ayrılık… hiç sobelemeyeceğim yeter ki bi kımıldasın
Cemal Süreya’ya ve Tanrı önce Cemal’i yarattı, sonra Cemal şiiri. halt etmişler; doğum tarihinden sonra ..
yüzümde rengârenk boyalar, içimde yalnızlık resim yapar. ..
yürü tenimde, sevgilim… bırak ayak seslerin yankılansın gecede sen; tenimdeki çukurları doldur, öpücüklerle… yürü sevgilim, ..