hazana erdi vuslatına ermeden nice baharlar ! *muzaffer yıldırım 17 Ağustos 1999 ..
biri bire bölünce yine bir ediyorsa bildik yerde niye bölüyoruz ki * insan öldükten sonra yeniden diriliyorsa durduk yerde niye ölüyo..
yüzümdeki derin çizgilere saçımdaki aklara gözlerimdeki ışıklara nefesimdeki derinliğe içimden geçenlere bir bakın… takvime yıllar için saatlere zaman için ..
gündüz sokakta insan arar Diyojen elinde fener el pençe divan “dile benden dile der” Büyük İskender “gölge etme sen bir şey istemem senden<..
gündüz sokakta insan arar Diyojen elinde fener el pençe divan “dile benden dile der” Büyük İskender “gölge etme sen bir şey istemem senden güneşimi ver” tükenir ..
yarıda kaldı günlerim uykusuz gecelerim yorgun gündüzlerim en çok da sabaha uzanan üşümüş ellerim yarıda kaldı oyunlarım çelik- çomak, sakl..
/12 Eylül Günlüğü/ ne zaman okuyup öğrenmek için elimize kitap alsak toplayıp yakarlar kitaplarımızı OKUMAK yasak tutsak olmuş bir güvercini salsak mavi göklere..
dertlidir yürek ömrün kara kutusu açma dökülür yaralıdır kalp parça parça sır küpü değme sökülür kırıktır gönül aşkın kozmik odası eğme bükülür ..
karanlığa ışıkla yürüyün nefrete sevgiyle cehalete bilgiyle bakın görün ortada ne karanlık kalır ne nefret ne de cehalet böyle böyle biter ancak ..
başlar biter biten yeniden başlar bir kısır döngüdür yaşam tekrarıdır sonraki bir evvelkinin ya ağlanır ya gülünür hep böyle bilinir dön baba dönelim..