Anlatabilmeyi isterdimsessizliğin saate vurduğu geceleri.sensizliği... yokluğun içinde, kaybolmuş bedenimi, ağlayamayan gözlerimi, susan dudaklarımı, anlatabilecek gücüm o..
bir bir akan gözyaşlarıyanaklarından kayıp gidiyordudaklarına, sonra yanlışlığın, kavramasızlığın, bilgisizliğin içinde yok oluyor. ne yazık kionlar hep ağlıyor. ağlı..
ellere bırakıp gitmemeliydinsen beni bu acılara itmemeliydin.susmayıp herşeyi söylemeliydin.yalanlara göz yummamalıydın.sözleri kaleme almalıydın bırak herşey sende kalsın umu..
anlatabilseydim senikaranlığın damga vurmuş ışığınasuskunluktan gayrıbozabilseydim haykırışlarıbakabilseydim gözlerindeki ateşedenize hacetmi derdim... git, bu sonbaha..
Dur dedim hayatıma, orda son buldu, sensizliği bekler gibi, asi bir nehir gibi taşıdı beni ordan oraya, aslında sana olan özlemlerimekelimeler yetersiz kaldı gidişine, sessizliğine, sana v..
Karanlık bir gündü. Anlatılacak çok şey vardı belki de yoktu. Öylece kendi içinden geçirdiklerini aynaya sesleniyordu. Fakat bir ayna bile yoktu. Suretinden öte bir şey.... ..
Acı çekiyordum bedenimde kaybettiğim ruhumun izleri sen gider iken yaşanmışlığın acısı vardı kaybetmenin sızısı değildi yüreğimde senin eksikliğinin getirmiş olduğu hiçl..
gecenin bir saati yürüyorsan kaldırımlarda her adımda aklına sadece o geliyorsa yıldızlardan bir ümit güneş yerine onu istiyorsan sabahlarına ve her daim gözlerinde dudaklar..
ölüme beş dakika kala sen geliyorsun yüreğime esirgiyorum seni kendimden ha belki bir boşluk olur da girersin hayatıma ölüme 5 dk kala dudaklarım seni anıyor şar..
hani çaresiz kalırsın ya işte orada bir yerdeyim, ölüm çat kapı yanımda ne çok sevmiş azrail beni gerçi değerini bilmek gerekir ondan başka önemseyenim olmadı bu hayat..