En şehvetli gülleri vermek isterdim sana Gökten indirmek en parlak yıldızı Ve gecelerce düşünmek yalnızca seni Feda etmek uğruna şu bedevi bedeni. Ama... Et ve tırnak kadar ay..
Yağsa da yağmur duysam kokusunu toprağınTüm sıkıntılarımı alıp götürse bu kokuSeni bana getirse depreşmişken duygularımVe geri gelse uğruna kaçan uykularım ..
bak bir aşk var bendenasıl biliyor musun?seninle bana dairyaşamla ebediyete dairtek kelime vesselamağızda sakız kelam bak bir aşk var bendenasıl biliyor musun?öylesine..
merak ederdim çocukazgın dalgalar kadar yıkıcı aldatılmak gibi acıdost kazığı yemek gibi fecibir şey var mıdır diye şu cihanda?ya da hepsi bir yana var mıdır?yaşayan filistinin..
Fezada martılar uçarken her şeyden bi habersahilinde modanın, ben, yine sarhoş yine derbeder...
Yalnızca bana yetiyor gücü sözleriminyetmiyor sessiz çığlığım aşkımı duyurmayabir şafak vakti kan dolu gözleriminihtiyacı var sana doya doya bakmaya...
Balıkçı için neyse denizbenim için öylesin sendedektif için neyse izbenim için öylesin sen. Neyse aşk ademi beşere istanbul için neyse boğazneyse doğa için haşerebenim içi..
öyle masallara inanmam amahepsinin bayılırım sonunayapılır onlarda insan muhasebesiiyinin namı kalırken kötünün okunmaz esamesihayatsa bunun tam tersikazanır çoğu kez kötüler
Düşüncelerimi budadım bu ilk bahardakökten sağlamlaşsın diyeve artıksöz söylemez susar oldumbazılarına ne kadar anlatsananlamaz diye..
Garip bir hayat bu yaşadığımAnlaması zor yaşaması çetinAbes bir rüya misali sıkıldığımRuhun katledildiği satıldığı etin...