bir dağ ya da kır evi gözlerim biraz nemli pek içmem ama kırmızı olsun şarabın rengi yağmur yağsın hem de sağnak fırtına kopmalı bir de gökyüzü parlayarak çökerken gece tüm ka..
öyle bir gideceğim ki ; yalnızlıktan ölecek , kendinle bile konuşamayacaksın... ..
telde çamaşır gibiyim ruhumda mandal izleri kuşlardan da almışım nasibimi telde çamaşır gibiyim rüzgar savurur güneş kavurur bir toplayanım olmazsa
niye olmadı keşkesinden iyi ki olmamış neysesine bir anda geçiverirsin en sivrisinden bir bıçak deler geçer göğsünü üzülürsün sevinirsin karı..
önce gözlerini teslim ettin gözlerinden girdi kalbine o hain keşke eyvah tüh vah deme gözler senin kalp senin bakmayacaksın bir daha öyle derin derin incinme..
öfkemin bile çürümüş mayası yapış yapış ellerimde katiliyim kendimin yok siteme hakkım kendime susmalarım kendime çığlıklarım sadece silip silip yaza..
içimde susuturamadığım bir sessizlik tenhalaştıramadığım bir yalnızlıktayım kalbimin en derininde sığ bir duygu içimden havalan kuşların kanadındayım dalları kırılmı..
aşkla parlayan gözler gördüm sen de gördün mü aynada bir kadında bir adamda ve aşk acısıyla yanarken kalp sönen ateşler gördüm aynı ..
girmeyeceksen niye çaldın kapıyı ????? ..
içimdeki duvarlar bir kapı arar dön dön aynı yerdeyim ne bir pencere ne de bir ışık içimde duvarlar içimi dışıma yasaklar * gözlerim duvarda<..