Steaua Bükreş maçımızdan sonra nereden bilebilirdim ki mabedimizden bu kadar ayrı-gayrı düşeceğimi? 10’uncu haftadan yadigâr iki maçlık seyircisiz cezanın ardından gelen devre arası tatili, o, şu, ..
Nasıl ki Fenerbahçe’mizin adını duyduğumda dilim tutuluyor, kalbim deli gibi çarpıyorsa, Denizlispor’un ismine ve cismine nerede rastlarsam rastlayayım yüzümün şekli ve rengi sarı saçlı bir limondan..
Yazı yazan birisi için çok zordur yazdığı yazıya uygun bir başlık bulmak. Yazı biter, satırların sahibi yazdıklarını tepeden tırnağa süzer ve yazının üzerine yorgan misali serilmeye gönüllü bir başlı..
Mart ayının omuzlarına taşıyamayacağı kadar ağır yük yüklemişler vakti zamanında Atalarımız; ‘dert ayı’ sıfatını yakıştırarak. Oysa Şubat dert ayımız oldu bizim. Bu ay içersinde çıktığımız 7 resmi müs..
Çocukluğumun geçtiği 80’li yıllarda ne zaman gökyüzüne baksam; herkesin bir yıldızı olduğuna inanırdım tüm çocuk kalbimle. Hangi yıldızın bana ait olduğunu delicesine merak eder dururdum. Gecenin kara..
Güzel ülkemizde oynanan maçlarda durulması gereken 1 dakikalık saygı duruşlarının nasıl gerçekleştiklerini hepimiz az çok bilmekteyiz. Kural gereği müsabaka hakemi saatini ayarladıktan sonra düdüğünü ..
Dilimizden şarkılarının gündüz-gece düşmediği ve deli gibi aşık olduğumuz Fenerbahçe’mizin uğruna, dış hatlar ile salonları yaktık tezahüratlarımızla futbol takımımızın haftayı bay geçmesini fırsat b..
Masamın üstündeki biçare takvim yaprağı 1 Mayıs’ı her kulağıma fısıldadığında iki renk duygu yaşanır bizim evde. Birincisi; 1 Mayıs’ın işçi bayramı oluşu, ikincisiyse; bir buçuk aylık bebekken engell..
Kara trenin gecikip, dağlarda salınmasıyla bir ilgisi yok bu satırların şu zamana kalışının. 16 Mayıs gecesi mabetten çıkıp eve giderken vermiştim kararımı; “Sezonun final yazısının mürekkebi, d..
Mayıs’ın 16’sındaki ‘sakar gece’ diye tabir ettiğim Trabzonspor eziyetimizden sonra yeni sezonu birçok renktaşım gibi bende merakla beklemeye başlamıştım. Derken 2010-2011 sezonu yeni sponsoruyla, ye..