Birisi tavsiye etti geçenlerde. " Git kütüphaneye. Orda çok güzel kitaplar var. " Türkiye' ye her gidişimde getirdiğim kitaplar ufak ufak tükenmeye başladıkça bende de yalnızlığın verdiği evham artıyo..
Salı günü çok hastaydım. İşe gidebilecek bir halde değildim. Öyle kötü hissettim ki kendimi.... Hemen " Bırakın eni anneme gideceeemmmm !!! " duygusu gelip çöreklendi içime. Homesick ( Evi özlemeye da..
"Sen gidince hücremin duvarlarını yıktım. Çırılçıplak ortada durdum ki isteyen herks gelsin. Geldiler. Duvarsız bir mabette toplanan, bilinmeyen ir mezhebin dervişleri gibi toplandılar çevreme. İçleri..
Tam 385 sayfaymış şimdi kontrol ettim. Polisiye tabii. Ama bir ara iyice karıştırdım. Çok güzel ufak ufak bağımsız hikayeler var içinde. Bir an, ana konudan iyice kopup farklı şeylerden de bahsediyor...
Sonunda bu da oldu. Kütüphaneye geri vermem gerektiği için okuyayım dedim. Bir de o gereksiz huyum; başladığım her kitabı illa ki bitirmem lazım!!! Hırs yapmışım herhalde... Bitiremediğim bir Foucault..
Uzun bir aradan sonra okuduğum kitapları yeniden gözden geçirdim. Çalışma tempom arttıkça okuma oranım iyice azalmış, ama ne yapalım idare ediyoruz işte. İzmir Büyücüleri Mara Meimaridi taraf..