Mehtabı seyrederim her gece İçinde sen varsın diye... Kıskandım ince beline Berrak tenine değen Şelale kokulu lepiskalarını... Gecenin saçlarını taradım Sırılsık..
Şimdilerde, politik arenada, basında farklı bir hareket var... 28 Şubat öyküleri... Masalları... Eski fotoğraflar.. belgeler.. belgeseller... Birçok kişi birilerini suçluyor... Hesaplaşmala..
Çok hoş bir milletiz vesselam... İki provokasyon....iki komedi... Bu sinemada !.. Şirin Adıyaman'da, Temel fıkralarını aratmayacak ev boyama olayları bir hayli ilginçti...
Tek telli saz ile oynattılar.. Habire işi kaynattılar.. Politik olamayan halkı, Cambazlar ipte oynattılar... Zabtiye rap rap !.. 28 Şubat'ta bir hap... ..
Aşk diyorum Acı diyorsun Sevda diyorum Yakar diyorsun Sevgi diyorum Uzak diyorsun Yürek diyorum Paramparça diyorsun Gönül diyorum Harabe konak ..
Bekle sevgilim Dolunay olup da Geleceğim gecelerine Sen sustukça İçimde büyüyecek gurbet Yokluğun bir türkü gibi Tutunacak sesime Bir sevda çığlığı olup da..
Kentin yorgun kaldırımlarında Elimde yokluğun Yüreğimde suskunluğunla Sana geliyorum Sokaklar sensizlik Toprak yağmur kokarken Kanayan sol yanımla Sana gel..
Birbirine yabancı gönüller Şiirlere sevdalanıp Yüreklerini yakıp mısralarda Dizelerde buluşup Hecelerde anlaştılar Aynı dili konuşarak Şiir, şiir kaynaştılar..
Duygularım yerle bir olmuş Sevdam sürünürken gözlerimde Ayrılık vurgunu yemiş Yüreğim paramparçayken Elimden tutup Kuytu karanlıklardan Çıkarmaya çalışan sen..
Birer damla su olup Nazlı bir bulutta buluşsak Gökyüzünde soğuk ile tanışsak Buz olmadan Kar tanesine dönüşsek Yan yana düşsek yola Gül dalının yaprağında öpüşse..