- Kategori
- Haber
a- Normal vatandaşlık

b- Vatandaşlık
Vekil; birinin kendisini temsil etme amacıyla yetki verdiği kişidir.
Vekil; asıl değildir.
-Ben demiyorum, TDK diyor...
Kısaca bu yetkiyi alıp kabul edene vekil, vekilin 'asıl'a karşı yaptığı işe ise vekillik denir.
Ama vekillik bir meslek, bir iş değildir. Hiç değildir.
Unutmamalı.
Yani...
Bu işin yanisi, manisi yok...
Adı üstünde, 'vekil'...
Şimdi birisi çıkıp 'seçimle vekillik verdiklerimiz ne oluyor?' diye uzman ötesi bir soru sorsa...
-Sordu diyelim:
Cevabım; 'o zaman yukarıda yazdıklarıma da TDK'na da inanmayın, TDK yanlış yazmış, ben de şaka yaptım' olur.
Niye mi?
Seçimle vekaletin tamlaması bir başka yapar adamı da ondan.
Milletin vekili olur, biz de ona tek kelimeyle 'milletvekili' deriz.
Biz dediğimizle kalırız ama 'milletvekili' dediği ile kalmaz.
Önce kendi oturuşu, kalkışı, yürüyüşü, afrası tafrası bir başka hal alır.
Sonra eşinin altın günü arkadaşları değişir.
Keza, çocukları çalışacaksa iş ayağına gelir.
Annesi, babası, yaşıyorsa dedeleri vs. yedi göbek, "Ben kimim biliyor musunuz?' moduna geçer...
-Daha önceleri dolmuşuna bindiği şoför bile değişir, dikiz aynasına vekilinin fotoğrafını asar, kasılır...
Ona ne oluyorsa?...
Acısı; önceleri 'enseye tokat, şakalaştığınız kişiye artık dokunamazsınız.
Kanunen yasaktır...
Bitmiştir o günler, geçmiş ola...
-Kendi elinizle, oyunuzla seçtiğinizin sizi tanımaması ne acı değil mi?
Bu kadar mı?
Milleti temsil eder milleti düşünürken, milletin hak ve çıkarlarını kollarken, millet adına karar alıp verirken yollar aşınır, kaldırılan parmaklar uyuşur.
Hakları, üstünlükleri, siyasi güçleri, sahip oldukları; hepsi zamanla az gelmeye başlar.
Hepsi tek oturumda yasalaşır.
'hizmet adına'
Böyle uzayıp gider... Hem de bayağı uzayıp gider...
Daldık, derin mevzulara haberi unuttuk.
Duydunuz mu bilmem?
Bu yazımın ilham kaynağı olan son olay, en son haber beni derinden üzdü.
Acil çözüme kavuşturulacağından şüphem yok ama 'asil yüreği işte' duyunca kahroldum.
Rivayete göre; vekillerimiz, "Polisler bizi tanımıyor, normal vatandaş gibi durduruyor" demişler.
Olur veya yapılır mı bu?
Reva mı giden aracı durdurmak?
Hele ki içinde milletimin vekili varken.
Kabul edilirse, ben tekrar vekalet vermek istiyorum, bu iş de tek oturumda çözüme kavuşsun.
Ne renk araba veya plaka istiyorlarsa verilsin.
Aksesuarlar unutulmasın...
Allah sizi başımizdan eksik etmesin.
Kolay değil bu işler...
Vekil; asıl değildir.
-Ben demiyorum, TDK diyor...
Kısaca bu yetkiyi alıp kabul edene vekil, vekilin 'asıl'a karşı yaptığı işe ise vekillik denir.
Ama vekillik bir meslek, bir iş değildir. Hiç değildir.
Unutmamalı.
Yani...
Bu işin yanisi, manisi yok...
Adı üstünde, 'vekil'...
Şimdi birisi çıkıp 'seçimle vekillik verdiklerimiz ne oluyor?' diye uzman ötesi bir soru sorsa...
-Sordu diyelim:
Cevabım; 'o zaman yukarıda yazdıklarıma da TDK'na da inanmayın, TDK yanlış yazmış, ben de şaka yaptım' olur.
Niye mi?
Seçimle vekaletin tamlaması bir başka yapar adamı da ondan.
Milletin vekili olur, biz de ona tek kelimeyle 'milletvekili' deriz.
Biz dediğimizle kalırız ama 'milletvekili' dediği ile kalmaz.
Önce kendi oturuşu, kalkışı, yürüyüşü, afrası tafrası bir başka hal alır.
Sonra eşinin altın günü arkadaşları değişir.
Keza, çocukları çalışacaksa iş ayağına gelir.
Annesi, babası, yaşıyorsa dedeleri vs. yedi göbek, "Ben kimim biliyor musunuz?' moduna geçer...
-Daha önceleri dolmuşuna bindiği şoför bile değişir, dikiz aynasına vekilinin fotoğrafını asar, kasılır...
Ona ne oluyorsa?...
Acısı; önceleri 'enseye tokat, şakalaştığınız kişiye artık dokunamazsınız.
Kanunen yasaktır...
Bitmiştir o günler, geçmiş ola...
-Kendi elinizle, oyunuzla seçtiğinizin sizi tanımaması ne acı değil mi?
Bu kadar mı?
Milleti temsil eder milleti düşünürken, milletin hak ve çıkarlarını kollarken, millet adına karar alıp verirken yollar aşınır, kaldırılan parmaklar uyuşur.
Hakları, üstünlükleri, siyasi güçleri, sahip oldukları; hepsi zamanla az gelmeye başlar.
Hepsi tek oturumda yasalaşır.
'hizmet adına'
Böyle uzayıp gider... Hem de bayağı uzayıp gider...
Daldık, derin mevzulara haberi unuttuk.
Duydunuz mu bilmem?
Bu yazımın ilham kaynağı olan son olay, en son haber beni derinden üzdü.
Acil çözüme kavuşturulacağından şüphem yok ama 'asil yüreği işte' duyunca kahroldum.
Rivayete göre; vekillerimiz, "Polisler bizi tanımıyor, normal vatandaş gibi durduruyor" demişler.
Olur veya yapılır mı bu?
Reva mı giden aracı durdurmak?
Hele ki içinde milletimin vekili varken.
Kabul edilirse, ben tekrar vekalet vermek istiyorum, bu iş de tek oturumda çözüme kavuşsun.
Ne renk araba veya plaka istiyorlarsa verilsin.
Aksesuarlar unutulmasın...
Allah sizi başımizdan eksik etmesin.
Kolay değil bu işler...