- Kategori
- Siyaset
AB'nin Türkiye'ye anayasa talimatı

Sözde bizi AB’ye alacaklar ya(!) ardı arkası gelmek bilmeyen istekler, istekler…
Bakın AB’nin derin organlarından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi başkanının yeni istekleri…
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKMP) Başkanı Lluis Maria de Puig, yargı bağımsızlığının esas olduğunu, Anayasa Mahkemesi’ni etkilemeye çalışılmaması gerektiğini vurgularken, DTP’nin kapatılmasına yol açabilecek yargı sürecine ilişkin kaygılarını dile getirmiş!
Lluis Maria de Puig, yaptığı açıklamada, yargı bağımsızlığının esas olduğunu, Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi’ni etkilemeye çalışılmaması gerektiğini söyleyip, ancak DTP'nin kapatılmasına yol açabilecek yargı sürecine ilişkin kaygılarını da ifade etmiş.
Sazı eline alan De Puig, şunları da yumurtlamış!
Siyasi partilerin kapatılması, ancak söz konusu partinin, şiddete başvurduğu veya ülkedeki sivil barışı ve demokratik anayasal düzeni tehdit ettiği durumlarda başvurulabilecek olağanüstü bir önlem olarak görülmelidir. Buyurmuşlar!
AB ülkesi İspanyadaki parti kapatılmasına sesini çıkarmazken, bize gelince mübarek sanki müstemleke Valisi!
Elindeki sazı konu Türkiye olunca büyük bir iştahla çalmaya devam eden başkan! Partilerin demokrasilerde esas bir rol oynadığı için AKMP’nin parti kapatmalarında orantılılık ilkeye saygı gösterilmesi çağrılarını yaptığına dikkat çekmiş.
AİHM’nin de, siyasi bir partinin kapatılması ve liderlerine siyasi yasak getirilmesinin gibi bir önlemin ancak en ciddi durumlarda uygulanabileceğini defalarca dile getirmişlermiş.
AKMP Başkanı, Türkiye’de sivil bir anayasaya acil bir ihtiyaç olduğunu da belirterek, isteklerini söyle sıralamış.
Yeni bir anayasayı hazırlık sürecinin de, toplumun tüm oyuncularının katılacağı geniş bir ulusal tartışma için bir fırsat penceresini oluşturduğunu, yeni anayasada Avrupa standartları doğrultusunda insan hakları ve temel özgürlüklerin korunmasına önemli bir yer verilmesi isteyerek.
Avrupa Konseyi’nin, özellikle ona bağlı Venedik Komisyonu’nun aracılığıyla, Türk hükümetine yardımcı olmaya hazır olduklarını de belirtmiş!
Görüyor musunuz adamların yardımseverliklerini(!) Konu Türkiye olunca adamların yardım damarları kabarıyor.
Ancak ülkemizi AB’ye almaya geldiği zaman, çeşitli bahaneler uydurup, almamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Yani diyorlar ki! Siz kanunlarınızı bizim istediğimiz gibi düzenleyin. Biz ne istersek onu yapın! Ancak biz, sizi içimize alamayız.
Artı burası bir Hıristiyan kulübüdür. Müslüman mahallesinde Salyangoz satılmayacağı gibi, buraya da Müslüman bir ülkeyi almayız, demek istiyorlar.