​ AB ülkesi kültür bakanı ne yapardı / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '09

 
Kategori
Haber
 

AB ülkesi kültür bakanı ne yapardı

AB ülkesi kültür bakanı  ne yapardı
 

temmuz 2009 /ezgi umut


Kültür ve Turizm Bakanı Günay'ın Topkapı Sarayı'nda yapılan konseri provoke edenleri "kendini bilmez densizler" olarak nitelemesi, İstanbul polisimizin de bu kişileri sadece dağıtmakla yetinmesi olayın hukuki boyutunu, hak ve özgürlüklerin uğradığı bu saldırıyı ortadan kaldırır mı?

Birileri açıklamışlar, yani olayı yaptıklarını inkar da etmemişler. Özür dileme filan gibi bir açıklama da yok. Sadece yapılan bu saldırının kendilerince kabul edilebilir nedenlerini açıklamışlar.

"İdil Biret'e karşı değiller"miş ama "konserin yapılış şekline karşı"larmış.

Konser camide mi yapılıyor ki şarap içilmez diye karşıyorlar.

Tüm yaşam alanları böylesi grupların, Bakan Bey'in tanımlaması ile "kendini bilmez densiz grupların" belirledikleri İslami kalıplar içinde mi yaşanacak bundan sonra?

Hani nerede kaldı hak ve özgürlükler ve lâiklik ilkesi.

TC'nin henüz değiştirilmemiş olan geçerli Anayasa'sında demokratik olduğunun yanı sıra Lâik olduğu da yazılı.

Bu kişiler yaptıkları protestonun demokratik sınırlar içinde kaldığını iddia etmişler.

Bir etkinlik yapılırken binanın kapılarına gelip etkinlik afişlerini ateşe vermek, tekbir getirmek ve eski cengaverlerin yaptığı gibi kale kapılarına saldırmadan önce namaza durmak lâik bir hukuk devletinde nasıl oluyor da "demokratik sınırlar" içinde bir protesto oluyor? Çin Sincan'ındaki insanların uğradığı saldırıları protesto ederken, kendi ülkesindeki insana, eline geçen ilk fırsatta kendi kalıpları içinde olmayan insana da saldıracak.

Bir de kapıları zorlayarak içeriye girmeye çalışmak, herkesin gözü önünde. Jandarmalar engel olmasa içeri girdiklerinde ne yapacaklardı dersiniz?

Pek çok miting ve yürüyüşde en ufak bir hareketi nedeni ile insanlar göz altına alınıp sabıka kayıtları çıkarılırken bu ne rahatlık.

Bir AB üyesi ülkede böyle bir olay meydana gelebilir mi?

Haydi meydana geldi diyelim, o ülkenin hükümeti ve kültür bakanı ne yapar?

"Kendini bilmez densizler" deyip hak ve özgürlüklere ve Cumhuriyet kazanımlarına saldırı niteliği taşıyan ve kapılar aşılabilseydi, tehlikeli sonuçlar doğuracak bir kalkışmayı önemsizleştirebilir mi bu AB ülkesinin bakanı ?

Halkının, bir gazetenin kışkırtmaları ile yola çıkanlar tarafından baskı altına alınmasına ve hırpalanmasına sadece polemiksel bir üslupla mı yanıt verir bir AB ülkesi bakanı ?

Yoksa, " kendini bilmez densizler" demek yerine, hukuk devletinde hukukun işlemekte olduğunu, savcıların hak ve özgürlükler konusunda gerekli olanı yapmakta olduklarına dair toplumsal bir açıklama yaparak vatandaşın beklediği güvenli hukuksal zemini sağlamaya mı çalışır?

Ve elbette AB ülkesinde olsaydı bu kalkışma, AB ülkesinin bağımsız yargıcı ve AB ülkesinin tarafsız polisi ne yapardı?

Olay ortada.

Ya oradaki protestocuların sayısı 50- 100 değil de 500 veya 1000 olsaydı ?

Sayıdan daha da önemlisi ya kapıdaki jandarma protestocuların nedenlerini fark edemeyip, içeri girmelerinde kendince bir sakınca görmeseydi ?

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=guncel&ArticleID=1116915&Date=13.07.2009&b=&ver=92

Hatırlatma: Geçmişe mazi denmez sadece. Tarih tekkerrürden ibarettir.


<ımg border="0" alt="" src="http://i.milliyet.com.tr/Banner/bbog_40tl.gif" width="300" height="60">

 
Toplam blog
: 566
: 1338
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..