Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '08

 
Kategori
Dünya
 

ABD'de büyük kaos, iç çatışma yayılıyor

ABD'de büyük kaos, iç çatışma yayılıyor
 

ABD karıştı, çatışmalar yayılıyor ..:))


ABD karıştı, isyanlar ve çatışmalar yayılıyor.

Yıl: 2055

Tüm Dünya'da 2019 yılında yaşanan son büyük savaştan sonraki en büyük kriz yaşanmaktadır.

2018 yılında ABD'nin Hazar bölgesi petrol ve doğal gaz yataklarını ele geçirmek için İran üzerinden yaptığı askeri müdahaleye Rusya'nın çok sert karşılık vermesi ile başlayan savaş kısa sürede başta Çin olmak üzere tüm bölge ülkelerini içine almış ve 2 yıl süren savaşlarda tüm dünyada çok büyük yıkım yaşanmasına ve yaklaşık 800 milyon insanın ölmesine sebep olmuştu.

2019 da başlayıp - 2021 yılında biten bu yıkımdan sonra 6,5 milyara inen Dünya nüfusu yaklaşık 34 yıl süren barış döneminde yeniden 12 milyar seviyesine çıkmıştı.

Aslında başta Çin olmak üzere bir çok ülke daha 2000'li yılların başlarından itibaren çok sıkı nüfus planlaması uygulamalarına geçmişlerdi. Ancak nüfus artışları bir türlü önlenememiş, nüfus artışını durdurmayı başaran ülkeler ise başka sorunlarla karşılaşmaya başlamıştı.

Çin, nüfusu 1, 300.000.000 (birmilyarüçyüzmilyon) olduktan sonra tek çocuk kısıtlamasını uygulamaya koymuş ve bunu çok katı bir biçimde uygulamıştı, ancak nüfus artış hızı yavaşta olsa yinede artmaya devam etmiş üstelik tek çocuk şansı olan aileler bu şanslarını çuğunlukla erkek çocuktan yana kullanmak istediklerinden nüfus dengesi erkekler lehine bozulmaya başlamış ve farklı sosyal sorunlar Çin'i uğraştırmaya başlamıştı.

Bunun üzerine Çin bu kez SEÇİLMİŞ ailelere çocuk yapma hakkı vermeye başlamış, her ailenin çocuk yapma imkanını ortadan kaldırmıştı.

Hindistan'da bu uygulamalarda bir kaç yıl sonradan da olsa Çin'i taklit ederek nüfus sorununa çözüm bulmaya çalışmıştı.

Zamanla bu uygulamalar, "uluslararası karşılıklı nüfus indirimi" antlaşmaları ile tüm ülkelere yayılmaya başlamıştı.

Her şeye rağmen nüfus artışı dizginlenememiş, bazı başarılı ülkelerde de yaşlı nüfus yapısı oluşmaya başlamış ve toplumlar dinamik yapılarını kaybetmeye başlamıştı.

2045 yılından itibaren ise, tüm ülkelerde içme suyu ve gıda sıkıntıları yüzünden büyük isyanlar ve ayaklanmalar çıkmaya başlamış, terör ve yağma olayları bir kabus gibi insanoğlunun üzerine çökmüştü.

Sosyal sorunlar hiç bir stratejistin öngöremediği kadar ağır bir hal almaya başlamış, gelişmiş ülkelerde dahil olmak üzere hemen hemen bütün ülkelerde % 40 lara varan işsizlik sebebi ile barınma, sağlık ve beslenme sorunları çözümsüz hale gelmişti.

Bir çok ülke işsiz kitleleri ayrı coğrafik bölgelerde toplama kampı benzeri kamplarda tek göz haneli sosyal meskenlerde izole halde tutmaya başlamışlardı.. Bu insanlara temel eğitim ancak verilebiliyor, kamp içi işlerde çalıştırılıyor ve önlerine yaşamalarına yetecek kadar yemek konabiliyordu.


Yapacak başka bir şey kalmadığına inanan bazı ülkeler ilk uygulamalarını Çin ve Hindistan'ın yaptığı "zorunlu ölüm yaşı" uygulamasına geçmeye başlamıştı.

Böylece her ülke kendi belirlediği bir üst yaş sınırından sonra insanların yaşamasına müsaade etmiyor ve bu yolla aşırı tüketime engel olarak geri kalan nüfuslarının beslenme ihtiyaçlarını çözmeye gayret ediyordu.

Sadece ABD bu uygulamaya geçmemiş durumu mümkün olduğunca idare etmeye çalışmıştı.Fakat artık onlarda kıtlık ve susuzluk ile başa çıkmakta çok zorlanmaya başlamıştı.

Nihayet çıkabilecek tüm kaos ortamını da göze alarak ABD yönetimi de zorunlu ölüm yaşı uygulamasına geçeceğini ilan etmişti. Bu açıklama ile başlayan huzursuzluk, güvenlik güçlerinin protesto eylemi yapan bir yaşlı zenci grubuna çok sert müdahelesi ile bir anda kontrolden çıkıvermişti.

Şiddet ve yağmalama olayları bütün ABD eyaletlerine büyük bir hızla yayılmış, neredeyse tüm kamu binaları göstericiler tarafında ateşe verilmişti.

Verilen vur emrine rağmen olaylar durulmamış ve ABD temellerinden sarsılmaya başlamıştı.......

Bütün bunlar şimdilik sadece benim hayal ürünüm, yani bilimkurgu..

Fakat aşırı nüfus artışının bütün ülkeleri yaklaşık 50 ile 75 yıl sonrasında çok büyük sıkıntıya sokacağını söylemek için de kahin olmaya gerek yok sanırım.

Enerji krizleri ile başlayan işsizlik buhranları, susuzluk ve kıtlık ile de birleşince büyük bir kaos ve şiddet ortamına dönüşecektir.

Nüfus artışı en ciddi sorundur...

15 milyara dayanmış bir dünya nüfusunu mutlu ve mesut bir şekilde yaşatacak kaynaklar Dünya da mevcut değildir ve yaratılamaz.

Böyle bir nüfus yapısının;

Enerji ihtiyacını karşılamak mümkün değildir, Güçlü ülkeler kendi enerji girdilerinin azalmaması uğruna her türlü yayılmacı ve sömürü politikasını uygulamaktan ne pahasına olursa olsun kaçınmaz, kaçınamaz.


Böyle bir nüfus yapısının;

 İşsizlik sorununu çözmek mümkün değildir, Çünkü üretimde hız ve maliyet düşürme adına aşırı rekabetci ortam yüzünden uygulamaya sokulan otomasyon sistemleri nüfus artmasına rağmen işgücü ihtiyacını azaltmaktadır ki bu işsizlik adına gerçek bir paradokstur.



Böyle bir nüfus yapısının;

 Barınma sorununu çözmek mümkün değildir,
Sağlık sorunlarını çözmek mümkün değildir,
İçme suyu sorununu çözmek mümkün değildir,
Bu kadar insanı beslemek mümkün değildir,

Nüfusu aşırı artan her canlı grubu böyle bir krizden bir tek şekilde çıkabilir; Nüfusu indirgenerek..

İnsanoğlu bakalım başka çözüm üretebilecek mi...

Torunlarımız o günlerin canlı şahidi olacaklardır...

Kabus gibi bir dünyada yaşamak zorunda kalacağı için henüz tanımadığım torunum adına çok büyük üzüntü duyuyorum.

 

Biyolog

Muzaffer Alper

 
Toplam blog
: 63
: 4513
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Fotoğraf sanatı, çevre ve siyaset, özel uğraşlarımdır. Manifestom'da sadece iki madde vardır, bir..