- Kategori
- Ben Bildiriyorum
ABD Ortadoğu senin mi?

Dünyayı ne bekliyor sorusu artık daha sık sorulmaya başladı. ABD dış politikasının şekillendirdiği Ortadoğu’yu ne yazık ki büyük felaketlerin beklediği her geçen gün daha da kesinleşiyor. ABD’nin açıkladığı yeni Irak politikası hem bizi hem bölgeyi daha çok gerecek biz de dahil olmak üzere Ortadoğu’daki herkesi yanan bir çember içine alacak.
Herkesin güldüğü barışın huzurun olduğu dünya hayal ediyoruz. Savaşa da teröre de karşıyız. Biz karşı oldukça sanki her şey daha da kötüye gidiyormuşçasına istenmeyen felaketler Ortadoğu’yu sarıyor. Ülkemizin de komşusu olan Ortadoğu ülkelerindeki ufacık bir gerginlik bizi de karanlık suların dibine çekiyor. Bu karanlık suları bulandıran politikalarını kendimce yorumlamak benim laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir genci olarak en büyük görevimdir.
ABD açıkladı 20000 asker daha geliyor. Ardından da Mukteda’dan sert bir cevap “ Onları tabutları ile geri yollarız” aynı Mukteda birkaç gün önce Saddam’ın idam edilişinde ABD yanlısı bir politika izlerken şimdi Şiilerin ABD’yi istemediklerini sert bir şekilde dile getirdi. Yeni gelecek askerler sizce ne değiştirebilir? Cevabını çok düşünmediğinize eminim. Yeni gelecek askerlerin sayısı ne olursa olsun bölgede var olan kaos ortamını engellemeye yetmeyecektir. Saddam’ ın idamı ile de zaten büyük bir yanlış yapan ABD yönetimi yeni askerlerin bölgeye düzen getireceğini sansa da yine onlarca kayıp vereceği kesindir. Hatta kayıp sayısı yanı sıra diğer ülkelerde de ABD karşıtı gösteri ve saldırılar artarak devam edecektir.(Yunanistan’daki ABD elçiliğine saldırı bunun en açık örneği)ABD kendi yarattığı canavarı karşısına alarak yoluna ne kadar devam edecek onu bize zaman gösterecek.
Tüm bu gelişmeler olurken ABD’nin de savaş masraflarını karşılaması ve dev ekonomisinin önünü açabilmesi için paraya ihtiyacı olacağını biliyoruz. Maliyeti milyarlarca doları bulan bir savaşın ABD ekonomisinde açtığı yara büyük ama parayı veren ABD’de eşeğini sağlam yere bağlayarak Irak petrollerinin üzerine anlaşmalar yaparak giden paranın kat kat fazlasını kasasına koymayı şimdiden garanti etti. Dünya petrollerinin yüzde 60’ına yakınını elinde bulunduran Ortadoğu’dan ABD elini daha uzun süreler çekmeyecektir. Bu bölgeyi kontrol altına almak diğer tüm dünya ülkelerini kendine bağımlı hale getirmek anlamına geliyor. Ekonomisi giderek devleşen Çin ve AB’yi kendine bağımlı hale getiren Rusya’nın 2020 yılındaki petrol tüketimleri şimdikinin onlarca kat fazla olacak. Petrol almak istedikleri zamanda ABD’nin kapısını çalmaktan başka çareleri kalmayacak.
ABD İşin enerji tarafını garanti altına almış gibi gözüküyor. Yalnız bu topraklarda onlarca yıl hüküm süren Osmanlı’nın bize öğrettiği bir şey var bu bölgedeki insanlar çok çabuk yön değiştiren insanlardır.Bugün başta Iraklı Kürtlerin desteklediği ABD yarın onlar tarafında da vurulursa buna hiç şaşırmamak lazım.ABD şimdiye kadar her beslediği kişi tarafından vurulan bir ülkedir.Çünkü ABD çıkarlarının amacı maşa olarak insan ve ülke kullanmak işi bitince de ortadan kaldırmak istemesidir.ABD insan sırtından geçinmeye çok alıştı ama bu insanların zamanı gelince sırtından ilk atacağı da yine ABD olacaktır. Belli bir zaman sonra ABD’nin de güvendiği dağlara kar yağacağını tahmin etmek zor bir iş değildir.
Ne yazık ki yaratılan kaos ve ülkemizin ekonomik olarak güçlü olamaması bize figüran oyuncu rolünü veriyor. Kendi çıkarları için dünyanın her yerini vuran ABD başkası için kılını bile kıpırdatmayı göze alamaz. Markalarını satar filmlerini izletir cebine parasını kor ülkelerin harçlıklarını verir ve kabadayılığa devam eder. ABD politikalarının özü de budur. Neyse ben ABD’nin kazanımlarına devam edeyim petrol ABD denetimine girdi.(Avrupalı dev şirketleri hiç katmıyorum onlarda zaten ABD güdümündeler).Tamam petrol batıya akıyor peki yeter mi? Asla. Ne lazım? Tabi ki kaos lazım, kaos olunca ne olacak ABD silah satacak. Din, dil, mezhep önemli değil ABD bu sen yeter ki iste bu bölgenin gerilmesi bölge ülkelerinde tehdit korkularına neden olacak(oluyor zaten olacağı kadar) ve bu bölgedeki silah pazarı daha da genişleyecek. Kazanan kim? Cevap:ABD
Irak için bölünmeyecek bütünlüğünü destekliyoruz diyen ABD bir diğer taraftan Irak Kürtlerini desteklemeyi de ihmal etmiyor. Hem parasal hem silahsal olarak güçlenen Irak Kürtleri de zaten ABD’nin de arkalarında olmasını fırsat bilerek sözde Kürdistan’ı kurmayı neredeyse başardılar. Aslında kurdular ama daha siyasal bir boyut kazanmadı. Emin olun ki şu anda ABD’li birçok yetkili ellerinde çekler ile birçok Kürt lideri kendilerine katmıştır. Desteklenen bu Kürtler ABD’nin onlara sunduğu pembe tablolara inanarak yarın öbür gün bize de tehditler savuracaktır. Bunu bekleyip göreceğiz. Yüz yıllarca birlik beraberlik içinde yaşadığımız Kürt vatandaşlarımıza da zehirli planlarını enjekte etmeye başladılar. Amaç taraftar kazanıp bizi bölmeye kadar gidecek bir süreci başlatmak. Onlarca yıl birlikte yaşadığımız Kürtler ile de aramıza sorunları eken ABD’den başkası değildir. Kürt sorunu denilen ABD’nin dünyada yaptığı en güzel yapay sorun yaratma sanatının ürünüdür. Terörü ben asla Kürt vatandaşlarımız ile birlikte anmıyorum. Keza Teröristler Kürt-Türk ayrımı yapmadan insanlarımızı katletmiştir. Sonradan adı sözde Kürt sorunu olarak ABD tarafından çıkarılan yapay bir isimdir. Bende yaratayım hemen bir isim hem de onların yarattıklarından daha gerçek adı da şu: ABD sorunu… hem de gerçek sorun yazılı, görüntülü tüm dünya televizyonlarında. neyse ben konuya dönüyorum tekrar. Sözde Kürdistan’dan bahsediyorduk. Kuzey Irak’ta kurulan bu sözde devletin sınırları ise ülkemizin içlerine ve Akdeniz’e kadar uzanmaktadır.
ABD’nin bu bölgede sınırların değişmesi gerektiğini açıkladığını hepimiz biliyoruz. Bu sınırlar bizimde yurttaşlarımızın yaşadığı sınırların ta kendisidir. Diğer bir genişlemede ben İsrail’in sınırlarını büyütülmeye çalışılacak diye tahmin ediyorum. Irak’ı bir böl zaten tüm Ortadoğu’yu değiştirmiş olacaksın. ABD’nin de planında bunların olduğuna eminim. İnternette gezen onlarca küfürlü, sözde Kürdistan propagandası yapan video görüntüleri de bazı kesimlerin bizim sınırlarımızın içerisinde yaşayan Kürt kardeşlerimizi de etkilemek için kullandığı propaganda araçlarıdır. Ben bunlara devletimizin önlem almasının gerektiğinin de altını çizmek isterim. Anadolu’da yaşayan Kürt vatandaşlarımızın bunlara kulak asmayacaklarına inanıyorum.
BM’in ve tüm dünya ülkelerinin bir araya gelerek yeni bir oluşum içerisine girmenin zamanı gelmiştir. Bu şekilde devam edecek Ortadoğu treni çok büyük bir sesle rayından çıkacak ve korkuyorum tarihe 1.Büyük Ortadoğu savaşı olarak geçecektir. Masalarda devlet kuran ülkeler yine aynı alışkanlıklara devam ettikleri sürece torunlarımızda Ortadoğu’yu kan ile tanıyacaklardır. Bu toprakların insanlarının çektikleri inanın ABD’nin umurunda değildir. Bizler Türk olalım, Kürt olalım, Şii olalım veya ne olursak olalım. Yüzyıllardır yaşadığımız topraklarda dünya sahnesine bundan 200 sene önce bile çıkmamış olan ABD’nin politikaları ile geleceğimizi kaybetmek ile karşı karşıya kalmaktayız. Bizler onların hamburgerini kolasını yerken bizim sınırlarımızda veya dünyanın bir yerinde hangi din olursa olsun birileri ABD bombası yemektedir. Bu toprakların kaderini zenginliğini sevabını günahını paylaşacak olan esas bizleriz. Bu topraklar Turistlerin geldiği yollarında sevginin olduğu Kürdün Türkün kucaklaştığı, Şii futbol takımlarının Sünnilerle maç yaptığı denizlerinde çocuklarımızın kumdan kaleler yaptığı yerler olması gerekirden Batılıların yarattığı zenginliklerinin çalındığı kinin nefretin gezdiği topraklar olmuştur. Ben Ortadoğu insanına inanıyorum. Aynı masalarda oturarak sorunlarımızı çözmemizi öğrenemez isek biz aynı dinin insanları,dövüşerek torunlarımıza da nefret bırakacağız. Bu toprakların öğrettiklerine değerlerine birbirimize sarılalım, bir gün gelir petrol biter, asker gider ama sen ben burada aç sefil kalırız. O zaman bugün barış getirme umuduyla buraları yok eden ABD’den yardım istersek alacağımız cevap şudur. “I don’t know you ( Ben seni tanımıyorum)” Barış kokan bir Ortadoğu için. Saygılarımla.