Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '17

 
Kategori
Hayvan Psikolojisi
 

Acı veren bir esarete kaç yıl dayanılır? TYKE'ın ibretlik hayatı...

Acı veren bir esarete kaç yıl dayanılır? TYKE'ın ibretlik hayatı...
 

Tyke'ın ölmeden önceki son fotoğrafı.


Okumaya başlamadan önce fotoğrafı dikkatlice incelemenizi tavsiye ediyorum.

****************************************************************************************

Merhaba insanoğlu. Benim adım Tyke... Ben bir filim.

Size bu satırları demir parmaklıklı, bedenimin anca sığdığı, herhangi bir yöne doğru düzgün hareket edemediğim hücremden yazıyorum.

Şu anda 19 yaşımdayım. Nerede doğduğumu bilmiyorum fakat küçüklüğümden beri bu dar ve pis yerde tek başıma yaşıyorum. Sirklerde ve eğlence parklarında çalışıyorum.

Bazen rüyalarımda daha önce hiç görmediğim yerler görüyorum. Ucu bucağı belli olmayan yeşil düzlükler, masmavi rengiyle geniş göller, tenimi yakarcasına bana dokunan ulu güneşi görüyorum. Büyüklü küçüklü yüzlerce fil görüyorum... Uyandığımda ise sıvasız bir duvar, yanımda kendi pisliğim, önümde ara sıra biraz saman görüyorum.

Yoruldum...

Her gün, gündüzleri terbiyecim ve bakıcım tarafından çivili sopalarla ve demir çubuklarla dövülüyorum. Akşamları yüzlerce insanın karşısında tehlikeli gösteriler yapmaya zorlanıyorum. Eğer benden istenilen hareketleri yapamazsam, ışıltılı gösteri gecelerinin sonunda, karanlıkta önce dövülüyor sonra aç ve susuz bırakılıyorum.

Acı çekiyorum...

Her hafta yüzlerce km, dar bir kafeste sağa sola çarparak yolculuk yapıyorum. Ayaklarım dayanamıyor. Doymuyorum, kuru ottan başka bir şey vermiyorlar. Kana kana su hiç içemedim. Vücudumun her yerinde yaralar oluştu. Tedavi etmiyorlar ve gün geçtikçe daha çok canım yanıyor.

Bazen rüyalarımda daha önce hiç yemediğim şeyler yiyorum. Farklı farklı ağaçlardan yapraklar, gür çayırlıklarda çeşit çeşit otlar. Billur nehirlerden hortumumdan taşarcasına su içiyorum. Ve hortumumdan sırtıma püskürtüyorum. Çamurlarda doyasıya uzanıyorum... Uyandığımda içi boşalmış bir su testisi, hortumumda içi derinleşmiş acı veren bir yara görüyorum.

Korkuyorum...

Artık bedenim yorgun, gönlüm yorgun, benden istenileni yapamaz oldum. Yapamadıkça dövüyorlar... Hastayım, anlamıyorlar... İnsanlara zarar vermekten korkuyorum. Kaçıp gideyim diyorum buralardan, belki rüyalarımda gördüğüm yerleri bulurum!

Bir süre önce Pennsylvania’da, dayanamayıp sahneden kaçtım ve binanın kapılarını kırdım, yakaladılar. Ardından üç ay sonra Dakota'da terbiyecimin beni çivili sopayla dövdüğü sırada yine dayanamayıp terbiyecimi ezdim kaçtım, yakaladılar.

Kendimi buraya ait hissetmiyorum...

Bu acılara, bu işkencelere, bu açlığa-susuzluğa, bu sevgisizliğe, bu acımasızlığa, bu derin yaralara, bu bitmez yollara, bu soğuk duvarlara, bu insanlara daha ne kadar süre dayanabilirim bilmiyorum.

Bazen rüyalarımda daha önce hiç görmediğim yerler görüyorum. Uçsuz bucaksız yeşil düzlükler. Masmavi geniş göller, nehirler... Yüzlerce fil görüyorum omuz omuza çamur deryalarında. Tam 86 tane ateşten Anka kuşu görüyorum, beni olduğum yerden kaldırıp bulutların üzerine bırakıyorlar. Kapattığım gözlerimi açıyorum... Ve karşımda annemi görüyorum...

Kaçıp gideyim diyorum buralardan... Belki rüyalarımda gördüğüm yerleri bulurum!

(1993 Tyke / Hawthorn sirki)

*******************************************************************************************

Buraya kadar olan bölümü Tyke kendi yazdığı mektupla bize anlattı. Mektubu yazdığından bir yıl sonra yaşananları da ben anlatayım size:

1994 yılıydı, Honolulu’da gündüz yapılan bir sirk gösterisi sırasında yaşadıklarına artık dayanamayan Tyke kendini kaybetti ve yüzlerce seyircinin önünde terbiyecisini ayaklarıyla ezerek öldürdü. Tyke'i sakinleştirmeye gelen bakıcısını da ağır yaralayıp kaçarak çıkış kapısına doğru koşmaya başladı. Kaçmasını engellemek için demir kapıyı kapatmaya çalışan sirk görevlisini de yaralayarak ana caddeye ulaştı. Yoğun trafikte araçlara ve insanlara aldırmadan var gücüyle koştu. Çok zaman geçmeden polis ekipleri Tyke'in etrafını sardı. İki araç arasında bekleyen Tyke'a tabanca, av tüfekleri ve hafif makineli silahlarla ateş etmeye başladılar. Tyke'in vücuduna tam 86 adet mermi isabet etti. Kanlar içerisinde olduğu yere yığılan Tyke yaklaşık iki saat sonra 20 yaşındayken öldü.(Tyke'in vurulma ve ölüm anındaki canlı görüntülerini cesaretiniz varsa Youtube'den izleyebilirsiniz.)

Tyke'in ölümünün ardından birçok vatandaş Honolulu belediyesine, devlete ve Hawthorn şirketine yüzlerce dava açtı. Sirkler konusunda geniş çapta protesto ve boykotlar gerçekleşti. A.B.D'de hayvanlar açısından sirk koşullarının iyileştirilmesine yönelik yeni yasalar çıkarıldı.

Yine de günümüzde gelinen noktaya baktığımızda birçok sirkte hayvanlar terbiye edilmek için işkencelere maruz kalmakta ve kötü beslenme, barınma koşullarında doğal yaşam alanlarından uzakta hayatlarını sürdürmekteler.

Eğer bir gün bir sirke gitmek isterseniz aklınıza lütfen TYKE gelsin.

Yukarıdaki fotoğraf Tyke ölmeden dakikalar önce çekildi.

Son bir kez fotoğrafı dikkatle inceleyin lütfen! Tyke'in gözlerine dikkatle bakın! O anki ruh halini ve yaşadıklarını anlamaya çalışın!

Umarım şimdi rüyalarında gördüğü yerlerdedir.

Saygı ve sevgi ile... 8 Şubat 2017-Denizli / Özkan SARI

 
Toplam blog
: 102
: 4394
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..