- Kategori
- Deneme
Acılarla dolu yaşam, böylesi görülmedi

YILLAR SONRA KAYBOLAN OĞLUNA KAVUŞAN ANA (GÖRSEL NETTEN)
Feriha’nın evliliği bir trajediye dönüşmüş, eşi üzerine bir başka hanım getirip ayrılmak isteyince, tüm çabalara rağmen o evlilik yürümez ve eşinden ayrılır. Feriha’nın babası 2 çocuğu da babasının evine bıraktıktan sonra kızına: “asla o çocukları görmeyeceksin, yoksa seni yaşatmam” dediği halde zavallı Feriha çocuklarını görmeye kayınvalidesinin evine gittiğinde kapıdan kovulur ve: (Sen bu çocuklara ana olmazsın kötü kadınsın, defol git buradan .” diyerek gönderirler. Ağlayarak geri dönen genç ana hastalanır, düşüp, düşüp bayılmaya başlar. Doktorlar epilepsi teşhisi koyarlar.
Aradan yıllar geçer biri kız, diğeri erkek olan çocukları ilkokula başlarlar, Feriha okudukları okulun adresini öğrenince onları görmeye gider. Okul Müdürüne durumu anlatınca, Müdür haline acıyıp çocukları odasına çağırır ve görüşün der. Çocuklara hediyeler vermek isteyen anneye çocukların ikisi birden: “Git buradan sen bizim annemiz değilsin, bizim annemiz kötü kadın olmuş) diyerek odadan kaçıp giderler.
0 olaydan sonra Feriha çocuklarının izini kaybeder. Geçen acılı yıllar içinde eşinden ayrılmış bir mühendisle evlenir, ondan bir oğlu olur. Ama çocuklarının hasreti ile yanar tutuşur, gizli, gizli ağlar. Oğlu büyür evlenir bu arada ikinci kocası vefat eder.
Bir gün evde otururken içini ani bir sevinç kaplar: “Hayırdır inşallah benim içim acıyla doluyken bu sevinç ne? “diye düşünürken telefon çalar, Almanya’dan bir bey arayıp: “Hanımefendi Feriha hanımla görüşmek istiyorum” deyince genç kadın: “Feriha benim siz kimsiniz, beni niçin arıyorsunuz” diye sorar. Telefondaki adam kayıp aileleri birleştiren büronun Müdürü olduğunu, Feriha’nın şeceresini tek, tek söyleyip, kaybettiği oğlu Ümit’in annesini bulmak istediğini, eyer arzu ederse oğlu ile konuşturacağını bildirir. Perişan durumda gayet heyecanlı olan anne oğlunu hemen telefona vermesini rica eder.
Oğlunun telefonda: “Anneciğim ben oğlun Ümit, oh çok şükür seni buldum, eyer beni kabul edersen hemen yanına geleceğim.” Diyen sesini duyunca ağlamaya başlar ve : “Yavrum, oğlum Allah’ıma şükürler olsun sizi buldum, kardeşini de getir çabuk gel ne olur.” Diye yalvarır.
Bir hafta sonra annesinin verdiği adrese gelen Ümit 25 yaşlarında yakışıklı bir bilgisayar Mühendisi olmuş, Berlin’de bir şirkette çalışmaktadır. Kardeşi de Manisa’da psikolojik tedavi görüyormuş. Babası ve babaannesi vefat etmişler. Ana oğulun kavuşması, evde bulunan herkesi ağlatır ve sevinç gözyaşları sel olur adeta.
Yaşanmış olan acılarla dolu bir yaşam yıllardan sonra mutlu sonla neticelenir.
NAHİDE ÇELEBİ