​ Acilen Saygı Aranıyor / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '16

 
Kategori
Güncel
 

Acilen Saygı Aranıyor

Acilen Saygı Aranıyor
 

Ankara herkesin de bildiği gibi, resmiyeti yüksek olan bir şehirdir. Bu şehirde yaşamayan hemen herkes insanların asık suratlı olduğunu düşünür. Doğruluk payı vardır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti resmi olarak Ankara’dan yönetilir. Akşama kadar resmi bir iş yapan ve evine dönen bir memurun ya da görevlinin fazlaca tebessüm etmesini beklemek haksızlık. Alışkanlıklar, kolay kolay terk edilemiyor ne de olsa. Memurun, resmi davranıyor olması ve resmiyeti huy haline getirmesi anlaşılabilir bir durum ancak sokaklar artık resmiyetten kaynaklanan asık suratlılığı fazlasıyla geçmiş gözüküyor. Trafikse tam bir keşmekeş ve insanlar patlamaya hazır bomba gibi akşama kadar birbirlerinin en değerlilerinin "annelerinin" hatırını sormak beysbol sopası ile birbirinin kafasını patlatmak için fırsat kollar oldu.

Türkiye binlerce yıllık devlet, kültür geleneği olan bir devlet. Halkının misafirperverliğiyle ün yapmış bir halk. Öyle ki bir Japon: “Türkler çok ilginç insanlar, evlerine davet ettiklerinde evlerinde ne var ne yok size ikram ederken, sokağa çıktığınızda ise arabalarla üzerinize, üzerinize geliyorlar. Çok kısa bir zaman diliminde ve aynı yerde aynı insanların sergilediği birbirinden zıt bu iki hareketi anlamak mümkün değil” diyor. Gerçekten de son yıllarda insanlarda bariz bir gerginlik var. Zaten bu durum da istatistiklere oldukça gerçekçi yansımış olsa gerek ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olan insanlar dünyadaki en mutsuz insanlar sıralamasında zirveye doğru emin adımlarla ilerliyor.  Saygı kültürü yok olmuş durumda. Trafikten bankadaki işlem sırasına kadar insanların olduğu her yerde mutlaka homurdanma arkasından bir tartışmanın yaşanmadığı gün ve olay geçmiyor. Sebep genellikle ya biri diğerinin önüne geçiyor, hakkını gasp etmeye çalışıyor. Gasp eylemi sadece erkekler tarafından yapılıyor sanmayın. “Aynı güneş altında farklı kiremit olmaz” sözünü doğrular nitelikte erkekler bir yapıyorsa kadınlar en az bir bazen de sırf erkekleri geçme hırslarından olsa gerek, magandalıkta da maşallah sınır tanımıyorlar. Şehri Ankara’da son yılların baskın kültürü olan pavyon kültürü “Angara” havaları tüm toplumu derinden etkilemiş olsa gerek. Trafiğe çıktığınızda dikkat edin, on arabadan en az beşi sağa veya sola dönerken sinyal vermiyor. Aynı şekilde sağ şerittesiniz ve sağa dönüş araçlar için kırmızı yansa dahi mutlaka sizi taciz ederler. Sebep “Angara’da” pavyon kültürünün baskın olması olsa gerek. Aynı şekilde trafikte aracınızda giderken sabahın yedisi bile olsa fark etmez arkanızdan hemen iki üç kişi kornalara asılır. Burası Angara. Bunlar da Angara bebesiymiş. Tabi Ankara’da bunlar olurken Edirne’de Van’da neler yaşanıyor bilmek zor. Ancak bir ülkede bir hastalık yayılmışsa, ne yazık ki kısa zamanda genele yayılır. Bir ara Türkiye’de ne çok POLAT ALEMDAR vardı hatırlarsanız. Oysa bu ülkede;

*İnsanların % 99’u Müslüman olup, İslam dini insanları hoş görüye davet etmez mi;  Bu gün günlerden Cuma ve inşaat sektöründe gelişmelere bağlı olarak her mahallede birçok cami olmasına rağmen güzel güzel  camiler ve mescitler yapılıyor. Cuma günlerinde mutlaka üç, dört cami için yardım toplanıyor. Gayet güzel bir gelişme, Cami demek daha fazla cemaat ve İslam dinin daha yaygın olarak yaşandığının kanıtı demek. Bu durumun sevgi ve hoşgörüyü yardımlaşmayı artırmasını beklemek hata mıdır?

*Dünya kültür mirasına giren Nasreddin Hoca gibi değer hoşgörü ve düşünmeyi öğütlemez mi?

*Ankara’nın kültür değeri olan Hacı Bayram-ı  Veliler bu şehirden yetişmedi mi?

*Mevlana, Hacı Bektaşi Veli bu bölgenin değeri ve kutsalı değil mi?

Birbirimize saygı göstermemiz için daha sürü neden sayılabilir, lakin sanırım toplumumuza bazı bulaşıcı hastalıklar, sirayet etti. Bu da ilk etapta saygıyı öldürdü. Belki de saygı öldüğü veyahut can çekiştiğinden karı kocalar arasındaki dırdırlar arttı. Boşanmalar arttı. Kavgalar arttı. Arttı, artmaya da devam ediyor. Kadın, çoluk, çocuk, mezhep demeden, kılık kıyafet ayrımı yapılmaksızın, insanlalar arasında tartışma ve gerginlikler birçok şeyle paralel olarak artıkça artıyor. Saygı aranıyor, ancak daima karşıda. İyinin yüzlerce yılda inşa ettiği değerler kötü tarafından anında yerle bir ediliyor. Tıpk bir ağaç gibi Yüzlerce yıllık çınar olan değerler pavyon kültürüne kurban ediliyor. Evliyalar şehrinde herkes saygı bekliyor, bekliyor, bekliyor.

Ölmüş dedesini, beyhude bekleyen, ahmaklar gibi. Gelir mi? Ne dersiniz?

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..