- Kategori
- Deneme
Adalet ve Vicdan
Öğretmen sınıfta ders anlatmaktadır.
Gürültü yapan öğrencileri uyarmak için:
-Şışşt diye seslenirken...
Ethem:
-(O zaman ki, ünlü bir reklam filminden esinlenerek)Şıveps...
Yanındaki arkadaşı Yusuf da:
-Kola der...
Öğretmen sesin arka sıralardan geldiğini fark ederek...
-Kim yaptı...
Sınıftan ses yok...
-Kim yaptıysa çıksın, kızmayacağım der...
Sınıf yine sessizdir...
-"Kara Murat benim"tarzı bir çıkış da olmaz.
İyice hiddetlenen öğretmen, Ethem ile Yusuf'un önündeki sırada oturan, sınıfın en çalışkan ve efendi öğrencisi Ahmet'e yönelir.
-Sen yaptın değil mi?
-İnanın, ben yapmadım öğretmenim...
-Sus, bak bir de utanmadan yalan söylüyor...
Ve ardından Ahmet feci bir dayak yer...
***
Bu yaptıkları haksızlık, şartlar ne olursa olsun "dik duramama"olayı Ethem ile Yusuf'u rahatsız eder...
Ancak kısmen de olsa sonucu değiştirecek bir girişimde de bulunamazlar.
Aradan birkaç ay geçer...
Başka bir ders, başka bir öğretmen...
Ethem, Yusuf ve derslerle hiç ilgisi olmayan Abdurrahman aynı sırayı paylaşmaktadırlar...
Abdurrahman sessiz duran Ethem ile Yusuf'a sataşıp, derste gürültü çıkarmaktadır.
Öğretmen bir kaç kez sessiz olunması için uyarır...
Bu arada öğretmen ders anlatırken "tundra" kelimesini birkaç kez değişik cümlelerde kullanır.
Abdurrahman:"Ayağında kundura..."der.
-Kim konuştu...
Ses yok...
Bu olayda da:"Kara Murat benim"ler çıkmaz...
Sonunda dayanamaz.
-Siz en arka sıradaki üçünüz tahtaya gelin...
Son bir kez daha sorar...
Yine ses yok...
Ahmet için biziz diyemeyen, Ethem ile Yusuf, bu kez Abdurrahman için "o idi"diyemezler...
-Üçünüz birbirinbize sıra ile tokat atın...
Atılan tokatlar yavaş olunca...
Tokat öyle atılmaz, böyle atılır diyerek...
Üçünü de tekme tokat döver...
Ethem'in yediği dayak bu kez onun canını (sanki)hiç yakmamıştır...
***
Hayatın kendisi en iyi öğretendir.
Ethem daha sonra yaşadığı bu iki olayın analizini yaparken, aklına da bazı sorular takılır.
-Mertlik ve dürüstlük her zaman ve her yerde ne şartlarda olursa olsun doğruyu söylemek mi?
-Geç söylenen doğrular, bağışlatır ya da geçmişi geriye getirebilir mi?
-Bazen şartlara göre doğruyu söyle(ye)memek dürüstlük müdür, huzur getirir mi?
-Suç nedir?
-Ceza nedir?
-Adalet nedir?
-Vicdan nedir?
***
Ethem;yaşadıkları bu iki olaydan sonra sınıfın sessiz kalmasını sorgular.
-Sınıf arkadaşları, sessiz kalarak iyilik mi yapmışlardır?
-Sessiz kalmak her zaman hataların, kızgınlıkların üstünü örtebilir mi?
-Birilerine karşı alınan "sessizlik"tavrı başkalarını felaketi olabiliyor mu?
-Belki de"ispiyoncu", "muhbir"denilmesinden çekindi, duyupta duymayanlar...
-İspiyonculuk, muhbirlik her zaman kötü mü?
-İki olayda da gerçekten hiç kimse duymamış olabilir mi?
VİCDAN:Er ya da geç başkalarına (bilerek- bilmeyerek)yaşattığımız acıları bir şekilde bizim de yaşamamız, geç de olsa bize huzur verebilir...
ADALET:Bu Dünya'daki yapılan kötülük ve iyiliklerin karşılığının ne kadarı "öteki"tarafa kalır orasını Allah bilir...
TECELLİ:Ve yine Allah bize yapılan iyilik ve kötülüklerin "tecelli"sini bir şekilde bu Dünya da da yaşatıyor...