- Kategori
- Deneme
Adam-zaman 6

mezarlıkta adam
Geceyarıları adam duvarlar üstüne daha fazla gelmeye başladığında sayfalara gömülmek yerine bazen dışarı tek başına dolaşmaya çıkardı. Kalabalıklardan hoşlanmadığından kendi soluğunu bile duyabileceği sessiz yerleri tercih ederdi.
Yürürken bazen kızlı erkekli kalabalık grupların kahkahalarını duyar, bazen evine geç dönen bir sarhoşun yolda yalpalamasına tanıklık eder bazen de eğer şanslıysa çöp tenekesini eşeleyen kediler dışında kimseyle karşılaşmadan denizin kenarındaki o mezarlığa giderdi.
Neredeyse tüm mezartaşlarındaki yazıları, ölüm tarihlerini, kaç yaşında öldüklerini biliyordu. Hatta bazen bir dükkana girdiğinde o kişiler ve ölüm sebepleri hakkındaki konuşmalara şahit oluyor ve gözlerinin önüne yattıkları yer ve onları tek ziyaret eden kişi olarak onlarla arasında garip bir benzerlik kuruyordu.
‘İnsanlar konuşuyor’, diye düşündü adam. Belirli bir neden olmadan öylesine konuşuyorlar bazen, bazen zorunlu kalmadıkça konuşmuyorlar, bazen de kendi kendilerine düşüncelerini dillerine aktarıyorlardı. Tüm insanlar adama göre bazen kendisi de yaşamlarında hep bastırmak, hatırlamak istemedikleri anları bulunduğundan kendileriyle kaldıklarında ya da sustuklarında bu anları anımsayacaklarından ve bu anımsamalar kalplerinde bir sızıya, yaralarının kabuklarında açılmaya neden olacağından daha yüksek sesle konuştuklarını düşünürdü. Olmak istedikleri kişileri, olayları anlatırlardı bazen insanlar. Adam hayatında hiçbir zaman çok konuşkan biri olmadığından yalan söylemeye ya da kendisine ait olmayan bir hayatı yaşama gereği duymamıştı. Bu yüzden çok da anlam veremiyordu insanların tek bir kez geldikleri hayatta tek bir şansları varken kendilerinin olmayan hayatları yaşamalarına.
Gittiği mezarlıkta sürekli ölenlerin nelerden pişman olabileceklerini bu yüzden düşünürdü. Onlar da şu an yaşayanlar gibi bir yalanı mı sürdürmüşlerdi? Başkası olmuşlar mıydı ya da hedeflerine ulaşmak için deri değiştirir gibi hayatlarını ve sularının akış yönünü değiştirmişler miydi?
Geri dönerken yağmur başlamak üzereydi. Adımlarını hızlandırdı.