- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
ADHD - Hiperaktivite bozukluğu 2

ADHD’yi etkileyen psikososyal etkenler, temel bir etkiden çok hazırlayan ve problemin ortaya çıkışını hızlandıran sebepler olarak ele alınabilir. Ailede geçimsizlik, parçalanmış aile, aile tutumlarındaki bozukluk, yetişme yurdunda yetişen çocuklarda duygusal yoksunluğa bağlı olarak geliştiği ileri sürülmektedir
ADHD’nin nedenleri araştırıldığında, bu kişilerin beynin ön bölümünde ve bu bölümle ilişkili beyin yapılarında normalden düşük kanlanma ve şeker kullanımı bulunduğu ve yine ADHD olan çocukların yakın akrabaları arasında ADHD, davranım bozukluğu, antisosyal özellikler, depresyon, alkolizm ve madde kullanımı gibi psikiyatrik sorunların sık görüldüğü tespit edilmiştir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gösteren bireylerde öğrenme, davranış vb. problemler görülebilmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/ Aşırı Hareketlilik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri:
a) Dikkatsizlik
1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar,
2. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,
3. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür,
4. Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir),
5. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker,
6. Çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,
7. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç-gereçler),
8. Çoğu zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır,
9. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.
b) Hiperaktivite/ Aşırı hareketlilik
1. Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,
2. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar,
3. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir),
4. Çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,
5. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır,
c) İmpulsivite (Dürtüsellik)
Sırasını bekleme güçlüğü, başkalarının sözünü kesme, oyunun arasına girme, sorulan soru tamamlanmadan cevabını verme belirtilerini içerir. Bu semptomların 7 yaşından önce de bulunması, en az iki ortamda (okulda- evde) bu belirtilerin olması, kişinin veya çocuğun günlük yaşantısını bozacak derecede olması gerekmektedir. Davranım bozukluğu, karşı gelme bozukluğu, öğrenme güçlüğü, depresyon gibi psikiyatrik rahatsızlıklar ADHD’ye eşlik edebilmektedir. Görülme sıklığı cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Erkeklerde kızlara oranla 3 kat daha yüksek oranda rastlandığı görülmektedir. İstatistiklere göre; erkeklerde, hiperaktivite- dürtüsellik- dikkat eksikliği gösteren birleşik tip, kızlarda ise dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip daha yoğun görülmektedir.
1. Çoğu zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir,
2. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır,
3. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.
(hiperaktivite-ataklık belirtilerinden altısı ya da daha fazlasını, en az altı aydır uyumsuzluk yaratacak ve gelişim düzeyine uygun olmayan şekilde göstermesi gerekir)
Çocukta yukarıda yer alan tanı ölçütlerinin yanı sıra; temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az iki ortamda görülmesi, (okul ve evde) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması yaygın gelişimsel bozukluk, zihinsel ve gelişimsel yetersizlik ve diğer psikolojik bozuklukların ve işitme ve görme yetersizliklerin olmaması gerekmektedir.
Bireylerde okul öncesi dönemden itibaren görülmeye başlayan ADHD’nin, tanısını kesinleştirecek bir test bulunmamaktadır. Bu nedenle ADHD’nin tanısının konulması çok yönlü değerlendirmeyi ve farklı bilgi kaynaklarının iş birliğini gerekmektedir. Klinisyenin tanı araçları, ana baba çocuk görüşmesi, ana baba çocuk gözlemi, ebeveyn ve öğretmen davranış dereceleme ölçekleri, fiziksel ve nörolojik muayene, bilişsel testler, işitme ve görme testi gibi yaklaşımlardır. Çocuk-ergen ruh sağlığı ve hastalıkları kliniklerinde ADHD tanısı, mevcut belirtilerin yaş ve zihinsel düzeye göre değerlendirilip çocuk psikiyatristleri ve klinik psikologlar tarafından DSM-IV tanı ölçütlerine göre konulmaktadır.
Bilişsel Gelişim Özellikleri:
Zekaları normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle öğrenme problemleri yaşamaktadırlar.
Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler. Devamlı dikkat ve emek isteyen işlerde çalışmak istemezler.
Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede zorluk yaşamaktadırlar.
Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde sürdürürler.
Günlük işlerinde genellikle unutkandırlar. Randevularını, beslenme saatini, eşyalarını, öğretmenin aileye gönderdiği mesajları vb. sıklıkla unutabilmektedirler.
Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.
Bu çocukların bellek işleyişinde güçlükleri vardır. Belleğe ilişkin asıl sorun, söylenen sözün çocuğun dikkat alanına girmemesi nedeniyle öğrenmede yetersizlik yaşanmasıdır. Aileler ve öğretmenler sıklıkla bu çocukların unutkanlıklarından yakınmaktadırlar. Bellek sorunları özellikle çocuklardan bir şey yapmaları istendiğinde ya da birkaç yönerge aynı anda verildiğinde yaşanır.
Motor Gelişim Özellikleri:
Bazı ADHD çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir. Motor koordinasyonu zayıf olabilmektedir. ADHD olan çocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren işlerde özellikle yazı yazmada zorluk yaşarlar.
Sosyal ve Duygusal Gelişim Özellikleri:
Dikkat sürelerinin kısa ve atak olmaları çocukların sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler. Grup içinde oynarken ya da çalışırken sırasını beklemekte zorlanmaktadırlar ve yönergelere ve kurallara uymada zorluk yaşadıkları için sosyal olarak uyumsuzluk göstermektedirler. Aşırı hareketlidirler. Eşyalarını, kitaplarını, kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler. Ödevlerin ve etkinliklerin düzenlenmesinde sıklıkla zorluk çekmektedirler. Çoğu kez olası sonuçları düşünmeden kendini fiziksel olarak tehlikeye atabilirler (sağına soluna bakmadan caddeye fırlamak gibi), steklerini ertelemekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorluk çekebilmektedirler.
Dil ve Konuşma Özellikleri:
Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.
Nedenleri:
Okul başarısızlığı ve nedenlerini "Okul başarısızlığının üç nedeni vardır; çocuğun kişilik özellikleri, aile ve okulun kendisi.. Çocuğun IQ seviyesinin yaşıtlarına oranla düşük olması, öğrenme güçlüğü, depresyon, davranış bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite, bedensel bir engelinin olması veya görme - işitme kayıplarından kaynaklanır. Aşırı istekleri olan ebeveynler de başarıyı engeller. Aile çocuğunu diğer çocuklarla kıyaslamak, yargılamak, eleştirmek yerine çözüm yolları aramalı. Ebeveynler, emir değil fikir veren, nasihat yerine dinleyen, kural koymak yerine örnekler sunan olmalı. Evde gerilim varsa, televizyon, abartılı spor tutkunluğu olan bir ortamsa, çocuk ders çalışmaya yoğunlaşamaz. Okuldaki eğitim programının da çocukların gelişim seviyelerine uygun, öğretmenin de disiplini sağlayabilen, araştırıcı niteliklere sahip olması gerekir."
ADHD’nin sıklığı DSM IV ’ün verilerine göre toplumda %10 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. ADHD’nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir. Psiko-sosyal Etmenler:İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları, aşırı beklenti (çocuktan yapabileceğinden fazlasını bekleme) , korkulu olma, az ya da yanlış motivasyon, gelişim krizleri, olumsuz yaşam şartları.
Biyolojik ve Genetik Etmenler:
Beyin zedelenmesi, genetik etkenler, beyindeki yapısal ve işlevsel anormallikler, biyokimyasal değişimler, merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozukluklar.
Hiperaktife bozuklugu olan hastalarin, anne, baba ve öğretmenin ortak mesaj vermesi önemli. Yanlış yaptığında ceza yerine oyundan mahrum etme, güzel şeyler yaptığında da ödüllendirme kullanılmalı. Hiperaktife bozuklugu olan hastalarin, İlaçlarla dopamin eksikliği giderilebilir. Şans yüzde 90'dır. 6 ay sonunda dikkatini toplayabilir. Örneğin birkaç okuyuşta anladığı şeyi bir okuyuşta anlar. Kitabın başında daha uzun süre anlayarak kalır. Ilaclar bazen büyümeyi yavaşlatığından ve iştahı azalttığından ilaçsız tedavi yöntemleri kullanılıyor.
Tedavide Kendini kontrol etmeyi davranış tedavisiyle oğretilyor. Sistem olarak 'dur düşün yap', 'dur düşün konuş' yöntemi kullanılıyor. ADHD Tedavi edilmezse hiperaktivite geçmez şekil degistiriyor, ancak dikkat eksikliği devam eder, başarıları düşük olur. Okumaktan hoşlanmayan, kafa yoran işlerden kaçan kişilerin çocukluğuna bakarsanız, çoğu hiperaktif çıkar. Aniden karar verirler, maymun iştahlıdırlar, sosyal ve aile yaşantısında başarısız olurlar. Mücadele güçleri zayıf, strese karşı dayanıklıkları az, kaygılı, rahatsızdırlar. Sık sık depresyona girerler, dürtü kontrolleri zayıftır.
Saygılarımla, Mustafa Uçman