Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '07

 
Kategori
Haber
 

Adı Mehmet'ti, mutsuzdu, asgari ücret yüksekti...

Adı Mehmet'ti, mutsuzdu, asgari ücret yüksekti...
 

Mehmet’ti adı.

Asgari ücretle çalışırken kimsenin umurunda değildi yaşadıkları. Kira , eve ekmek götürme derdi, mutsuzluk, umutsuzluk karabasan gibi çökerdi gecekonduya.

Adı Mehmet’ti.

Çalıştığı holding büyük işleri alıp kârını aldıktan sonra, taşeron firmalara işleri az bir para ile paylaştırırdı. Ve ülkede asgari ücret ile çalışacak o kadar Mehmet vardı ki, eleman bulmak sorun olmuyordu işverenler açısından. İki otobüs değiştirerek kahvaltısını bile doğru dürüst yapamadan atardı kendini sokağa. Koşturmaca, ekmek kavgası güneş doğmadan başlardı şehirde, asgari ücrete.

Mutsuzdu.

Televizyonlarda seyrettiği yaşamların düşünü bile kuramazdı. Boğazda bir restorana oturup iki tek atamayacaktı hiçbir zaman. Sadece mahalleden arkadaşları ile çayırda yuvarladığı birkaç birayı saymazsak içki bile içiyor sayılmazdı.

Umutsuzdu. Kimse farkında değildi.

Milyonlarca Mehmet’ti. Sadece seçim sandıkları kurulduğunda anımsanandı. Yüksek apartmanlara erişilmez düşler gibi bakardı yürürken.İstanbul’da yaşamasına rağmen Sultanahmet, Beyoğlu, Taksim bile görmemişti. Bir çok İstanbullu gibi bulunduğu yerde yaşıyordu.Kimse fark etmemişti.

İşe giderdi.

İşten eve. Ha birde arada mahallenin kahvesine uğradığı da oluyordu. Kısır bir döngü sürüp gidiyordu girdabına aldığı yaşamlar ile birlikte. Adı Mehmet’ti.

Sevgili düşleyemiyordu.

İş adamları asgari ücretin yüksek olduğunu söylüyordu. Maliyetlerden yakınıyordu herkes. Ama onun cebinde, maaşı aldığı günden sonra hiç para olmuyordu. Yüksek asgari ücret nasıl olur bir türlü anlamıyordu. Yıllardır gelen iktidarlar hep sabır istemişti. O sabretmeyi bilirdi bilmesine de eve ekmek götürmek öyle zordu ki. Akşamları yorgun olmasına rağmen, ekmek arası bir şeyler satıp yine biraz daha, daha çalışıyordu.Mehmet’ti.

Derken yağmurlu bir günün akşamında eve geldiğinde askerlik görevinin gelip çattığını öğrendi. Herkesin borcunu ödemesi gerekirdi. O da öyle yaptı…

Bir gün haberlerde adı duyuldu ”Şehit Mehmetçik” diye yazdı gazeteler. Yoksul evi , ailesi manşetlerdeydi. Adı Mehmetçik’ti.

Mehmetçik olunca manşetlerdeydi.

Ve gazeteler tersanelerde asgari ücret ile çalışan beş işçinin on üç günde öldüğünü yazıyordu.

Uzun boylu olanı Mehmet’ti…

*Fotoğraf Milliyet

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..