​ Ağzımızın Tadı Bozulurken... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '18

 
Kategori
Güncel
 

Ağzımızın Tadı Bozulurken...

Ağzımızın Tadı Bozulurken...
 

…

Dostlar açık söyleyelim söyleyeceğimizi
Adam vardır ardında is bırakır
Adam vardır ardında iz bırakır
Birincilere söyleyecek sözümüz yok
Varolsun ikinciler

….   Afşar Timuçin

***

Anlayacağınız gibi konumuz şeker…

Osmanlı’nın şeker fabrikaları yoktu. Şeker dışarıdan alınıyor ve ancak varlıklılar- zenginler- tüketebiliyordu. Yurdumuzu kurtaranlar Cumhuriyetle birlikte; şevkle, aşkla ve ülküyle halk için çalışmak için bir seferberlik halindeydiler… Bu kolay değildi, yakılmış, yıkılmış  yoksul bir ülkeyi teslim almışlardı. Atatürk ve arkadaşları azimliydiler, kararlıydılar.

Falih Rıfkı Atay o dönemin heyecanını şu şekilde dile getiriyor:

“Meclis kürsüsünde bir de “üç beyaz” parolası revaçtaydı. Ekmeğimizi kendi unumuzdan yoğurmak, şekerimizi kendi pancarımızdan almak, bezimizi kendi pamuğumuzdan dokumak… Ah bir buna muvaffak olsaydık”…

Gördüğünüz gibi ekmek, şeker ve bez  temel bir ihtiyaç olarak mutlaka ivedilikle çözülmesi gereken önemli sorundu…

Cumhuriyetin ülkücü devrimcileri çok kıt kaynaklara rağmen ülkemize şeker fabrikaları, dokuma fabrikaları ve daha birçok temel ihtiyaçları giderecek fabrikaları kurmayı başardılar.

Büyük bir Kurtuluş Savaşı vererek, Osmanlı’nın küllerinden Türkiye Cumhuriyetini yaratanlar Cumhuriyeti 1930’lu yıllarda Dünya’nın en hızlı büyüyen 4. ülkesi yaptılar.

Şimdi AKP Hükümeti, Sümerbank dokuma fabrikalarında yaptığı gibi Cumhuriyetin, ülkemizin önemli değerleri olan 14 şeker fabrikasını da satışa çıkardı…

Bu fabrikalar Cumhuriyet, vatan ve tarih demek… Cumhuriyet ruhunun yaptıkları teker teker geçmişte kötü örneklerini gördüğümüz gibi çarçur edilerek, birilerini zengin etmek için satışa çıkarılıyor…

Pancardan üretilen şeker, NBŞ'den (nişasta bazlı şekerden) daha sağlıklı bir şeker olarak katma değeri de fazla bir ürünümüzdür. Köylümüz eker pancarı, yaprağını kendisi yediği gibi hayvanlarına da yedirir. Fabrikalarda şeker üretiminden sonraki atıklar – melas- hayvanların önemli bir yemi olarak hayvancılığın gelişmesinde önemli rol oynar.

Sağlığa zararlı olduğu bilinen nişasta bazlı mısır şurubu da denilen şeker üretiminin ve tüketimin ülkemizde gittikçe artması, bu yönde kurulmuş olan güçlü şirketleri mutlu ediyor olabilir. Şeker fabrikalarının satılması belkide en çok bu şirketleri sevindirecektir. Ayrıca şunu da belirtelim: Avrupa ülkelerinin çoğunda mısır şurubu da dediğimiz nişasta bazlı şekerlerin üretimi yasaklı veya kontrol altındadır…

Şeker fabrikaları cumhuriyettir satılamaz. Halkımızı NBŞ’ye mahkûm ederek sağlığıyla oynayamazsınız. Eğer yüreğiniz yetiyorsa ve cesaretiniz varsa bu konuyu referanduma götürerek halkımıza sorunuz.

Ülkemiz bu tür oldubittilerle, kapılar arkasındaki antlaşmalarla yönetilemez. CHP başta olmak üzere İYİ PARTİ ve diğer partiler bu konudaki tepkilerini eyleme dönüştürmelidirler.

Şeker Fabrikalarını sattırmayacağız…

Bir gün çekip giderken bu Dünya’dan arkanızda “is” bırakmayın, Cumhuriyeti kuranlar gibi “iz” bırakın…

 

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..