- Kategori
- Güncel
Ağzını bozan Kuran'a sarılıyor!

Dıyarbakır'ın BDP'li Belediye Başkanı Baydemir, geçiyor mikrofonun başına Hükumete, devlete küfür sallıyor. Parti amblemleri olan meşe ağıcının dallarını budaklarını devlet erkanına saplamaya çalışıyor. Daha da ileri gidiyor, "hepimiz şahiniz" anlamında "Hastirr" çekiyor.
Ayıptır; edeb adab dışıdır, diye tepkiler gelince, şimdiye kadar adını anmadığı Kuran'a sarılıyor ve yaptığının doğru(!) olduğuna Kuranı şahit getiriyor. Kuran'ın 6 binden fazla ayetinden birini işine yarar(!) buluyor ve kendisini bununla haklı çıkarmaya çalışıyor.
Bir başka siyasi şahsiyet gecenin bir vakti, rütin kontrollerini yapan trafik polislerine verip veriştiriyor. İktidar Partisinin Elazığ milletvekili Fevzi İşbaşarın... Görevini yapmakta olan polise küfür ediyor, gece vakti trafiği engelliyor; ağzından çıkanı kulağı duymuyor.
Olay Başbakana intikal ediyor ve Sayın Başbakan da küfürbaz milletvekilinin biletini kesiyor. Ama Sayın Milletvekili, ihraçtan önce kendisi istifasını ilan ediyor. Geçiyor basının karşısına, elinde bir Kuran, Kurana elbasarak yemin edip istifa yazsını mikrofona saplıyor ve "Benden Başbakana hediye olsun" diyor.
Bu iki örnek bir kere daha gösteriyor ki, insanlar sonradan edindikleri makamlarla, mevkilerle; giydikleri elbiselerle, bindikleri arabalarla ölçülmez... İnsan, ancak bunlardan soyutlandıktan sonra "mayasını" gösterir; özünü ortaya saçar.
Birinci hadisenin kahramanı Baydemir, bir özür dileme erdemini bile gösteremedi; ikinci hadisenin kahramanı da, suçuyla mahcup olacağına, istifa mektubunu kendisini partiden şutlayan Başbakana sunma pişkinliğini gösterdi.
Üstelik, "ben ancak en güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" diyen bir Peygambere gelen Kitapla kendilerini savunmaya çalışmak gibi kabahatlarınden büyük "özür" yaparak... Kuran'dan işine geldiğini düşündüğün bir ayet okuyacağına Kuranın bütünündeki "insani ahlakı" öğren ya da Kuran'a el basarak yemin edeceğine, aç o Kuran'ı da Allah nasıl bir kulluk istiyor onu öğren...
Mehmet Akif merhum: "İnmemiştir Kuran şunu hakkıyla bilin/ Ne muska yazmak ne mezarlıkta okunmak için" diyor ya.. Buna bir de, " Ne de küfürbaz siyasilerin mazeret belgesi olmak için" i eklemek lazım..
Sayın Başbakanımızı tebrik ediyorum, bir vatandaş olarak...Keşke, Sayın Başbakan'ın kendi milletvekiline yaptığını diğer tüm siyasal liderler yapma cesaretini ve ferasetini gösterseler. Bizim politik hayatımızda bu türden örneklere az rastlanır. Klasik Türk siyasetinin liderleri daima kendi "adamlarını" koruma pozisyonu alırlar böyle durumlarda..Yakın tarihten örnekleri çok da ben bu örneklere girmeyeceğim..
Ağzını bozanlara da son bir tavsiyem olacak; Allah'ın ipine(Kurana) sımsıkı sarılın da bu, onun ahlakını yaşamak için olsun; yoksa sizin edep dışı davranışlarınızı kendinizce meşru göstermek için değil...