- Kategori
- Siyaset
Ağzınızdan Sakızı, Yüzünüzden Maskeyi Atın Artık...

Sözüm tüm dünyada ki ülke yöneticilerinedir. Hepimizin bildiği gibi özellikle seçim öncesinde halka bin bir türlü umut vadeden sözler söylenir. Her lafın başı daha eşit sözüyle başlar. Haklar, zenginlik, ve daha başka sözler eklenerek devam eden konuşmalar. Sonuçta özgürlük sözüyle biter.
Halk her seçim öncesinde bu defa politikacıların doğru söylediklerini düşünür ve umut eder. Her defasında “ Bu defa farklı olacak” diye düşünmek daha da önemlisi inanmak ister. Kimi zaman politikacıların kendilerine söyledikleri sözlere inanırlar. İnandıkları sürece pek sorun olmaz. “X partisinden A kişisi daha öncekilerden çok farklı” derler.
Seçim öncesi tuttukları kişinin kazanması için ellerinden geleni yaparlar ya da yapmaya çalışırlar.Seçim günü gelir. Halkın bir kısmı umursamasa yada oy kullanamasa bile kişiler oy kullanmaya giderler. Sonuçlar belli olduktan aday olup da istedikleri kişi kazanmışsa halk ülkesine göre ya sokaklara dökülür ya da parti merkezlerinin önünde toplanır. Sevinç çığlıkları atılır.
Seçimi kazanan kişi kazandığı gün ya da ertesi gün halkına bir konuşma yapmayı borç bilir.
Söylenen sözler aynıdır.
Öncelikle teşekkür edilir. Daha sonra “Artık sizin haklarınızı, isteklerinizi ve benzeri durumları dikkate alan bir yönetim izleyeceğiz”
Son olarak, halka kendisine destek verdiği için onore edici sözler söylenir . Daha sonra da lider olan kişi ellerini başının üstünde kavuşturarak mutlu mesut ve tebessümle halkın tezahüratları arasında konuşma alanını terk eder. Bu sırada fotoğraf makinelerinin ardı arkası kesilmeyen flaşları patlar, televizyon kanallarında görevli haberciler seçilen kişiye birkaç soru yöneltir. Bu durum böylece geçip gider.
Ülke halkı yaptığı seçimden mutlu bir şekilde işlerine evlerine döner.
Fazla değil aradan birkaç ay geçip cicim ayları bittikten sonra. Seçilen parti başkanı, başkanın çıkardığı kanunlar verdiği kararlar karşısında şaşkına dönmeye başlar.
Çünkü kendilerine söylenen, verilen vaadlerin tam tersi uygulamalar, icraatlar yapılmaya başlanmıştır ülkelerinde.
Bu ilk başta göz ardı edilmeye çalışılır. “Mutlaka bir bildikleri vardır” diye düşünülür. Ama her geçen gün seçtikleri kişinin ve onun partisinin kendilerine verdiği söze aykırı uygulamalar daha da artmaya başlar.
Bunların sonucunda bazen halk isteklerini yönetime kendisine yönetenlere bildirmek için ülkesine göre kimi zaman greve, boykot’a gider. Kimi zaman hükümet aleyhtarı sloganlarla mitinglerle sesler duyurulmaya çalışılır.
Sonuç, ülkeyi yönetenler bazen herhangi bir icraat’inden geri adım atar. Geçici bir süre için ya da yükselen sözleri duymazdan gelir.
Halk ise daha çok ezilmeye başlar. Bu böyle aşağı doğru çeken bir girdap gibi devam eder. Kimi zamanda emniyet güçleri halkı susturmak için üzerlerine coplarla, panzerlerle saldırmaya başlar.
Bu böyle bir kısır döngü halinde devam eder. Taa ki ikinci üçüncü ya da bilinmeyen bilmem kaçıncı seçime kadar.
Tüm ülke yöneticileri, politikacılar sözüm sizedir.
Dünya halkları sizden çektiğini hiç kimseden çekmedi. Bir defa da mert bir şekilde davranın.
Her seçim öncesi ağzınızdaki eşitlik, hak, özgürlük gibi sözleriyle dolu sakızı yüzünüze taktığınız halk sevdalısı maskelerinizi atarak elinize geçen gücü kimler ve neler için kullanacağınızı açık açık gösterin halka. Yapabiliyorsanız bunu yapın önce
Başka bir ifadeyle ağzınızdan sakızı, yüzünüzden maskeyi çıkarın artık.
Çünkü dünya ülkelerinin halkları sizden çektiği eziyeti kimseden çekmedi, gördüğü haksızlığı kimseden görmedi.
Bir defa da hayatınızda olamadığınız kadar mert olun da maskelerin arkasına saklanmaktan, sakız gibi çiğnediğiniz yalan sözlerden, gerçekleştiremeyeceğiniz vaatlerden vazgeçin.
Yapabilir misiniz, Var mı cesaretiniz?
Bu sözlerim öncelikle politikacılara daha sonra da bu içi boş sözleri destekleyen dünya ülke halklarını bu boş sözlerle kandırmayı amaçlayan sistemedir.
(Not: Bu arada istisnalar kaideyi bozmaz)