- Kategori
- Edebiyat
Ahmet Seven'den veciz sözler (P-Y)

Ahmet Seven'den Veciz Sözler
P
-Padişah davete giderken kıyafetini hizmetçisine giydirdi. Kendisi tebdil-i kıyafeti uygun gördü. Gittikleri yerde herkes padişah kıyafeti giyen kişiye hürmet etti. Başköşeye oturtup ağırladılar. Oradakiler sustu o konuştu. Bütün gözler kavuk ve elbisede olduğu için söze-manaya dikkat etmediler. Hatta anlamadılar bile...
-Aklını rutbeden, gözünü kıyafetten ayıramadığın sürece kimin padişah kimin hizmetçi olduğunu anlayamazsın...
*
Plânsız insanda yaşar, fakat başkalarının istediği şekilde.
*
Pusuya alışanlar, meydan zevkinden mahrum kalırlar.
R
Ruhunda gök gürlüyorsa sakın korkma. Biraz sonra gönlünün çorak toprağına yağmur yağacaktır.
*
Rahat olan hazır olamaz belki fakat hazır olan her zaman rahat olabilir.
*
Rahvan at neye denir? Sürücüsüne ayak uyduran ata.
S
Sanmayın ki bu bahar geç gelir,
Kış gelmişse bahar er-geç gelir.
*
Sağlığın kıymeti hastalanmadan evvel anlaşılmış olsaydı kimse hasta olmazdı.
*
Savaş meydanında kırılmış bir kılıç, kınında saklı altın kabzalı kılıçtan daha çok değer taşır.
*
Sert taş üstünde ekin, yumuşak kalp içinde kin olmaz.
*
Suçluya ceza vermek adaletin gereğidir fakat bir ülkede cezalandırılanların sayısı ne kadar çoksa orada bir sorun var demektir.
*
Suyu bulandırma, susadığında oradan içmek zorunda kalacaksın.
*
Suçu kabul etmek, işlemekten daha zordur.
*
Sabah nasıl olsa gelecek, siz geceyi kazanmaya bakınız.
*
Sürekli mazeret üretenler, çözüm üretmeye zaman bulamazlar.
*
Sana her kanadını açana aldanma. Kartalda açar kanadını fakat avını yakalamak için.
*
Solucanları havada görürseniz şaşırmayın. Kartalların ağzında dolaşıyordur.
*
Solucanlarda yüksek doruklara ulaşabilirler; fakat kartalların ağzında.
*
Su aktığı, karıncada geçtiği yere iz bırakır. İnsanda yaşadığı zamana eserleriyle iz bırakabilmelidir.
*
Susmazsanız dinleyemezsiniz. Anlayamazsınız da.
*
Sürekli gölgeye kaçanların gözleri, ışığı görünce kamaşır elbet.
*
Silinmesi zor olanın, yazılması da zordur.
*
Soru sormadan evvel iki defa düşünün. Cevap verirken bir kere düşünmeniz yeterli.
Ş
Şikâyet etme nedir diye bu yükler.
Yaradan yağmurları bulutlara yükler.
*
Şehirleri dolduranlarla, kuranlar bir değildir. Şehirleri doldurmak için insana, kurmak için akla ihtiyaç vardır.
*
Şehirler modern insanların yalnızlığa çekildiği yerlerdir. İnsanlar orada kalabalıklar arasında yalnız yaşar ve ölür.
T
Tamamlamak için de eksiği bilmek gerekir.
*
Taş taşı kırsa kimse üzülmez fakat taş inciyi kırsa herkes üzülür.
*
Tecrübe yaşandıkça elde edilir, yaşlandıkça değil.
*
Tökezlemek bazen güzeldir, zira düşmekten kurtarır insanı.
*
Tarihte acizlere ait tek bir zafere rastlayamazsınız.
*
Tarih boyunca ilim adamları eğilmeye başlamadan evvel hiçbir toplumun eğildiği görülmemiştir.
*
Tarih boyunca, milletlerin Hak sultanları öldüğünde döktükleri gözyaşı, halk sultanlarına döktüklerinden fazla olmuştur.
*
Tilkiyi canından eden parlak postudur,
İnsanı canından eden ahmak dostudur.
*
Timsahların kanunu ile kartallar idare edilemez.
*
Tarihe bakınız; Mütefekkirini tokatlayan idarelerin ayakta, milletlerinde hayatta kalmadıklarını göreceksiniz.
*
Tohum atmamış, çiçek ekmemişsen hangi baharı bekler durursun?
*
Terziler elbiseyi bedene göre diker. Bedeninize yakıştırmak terzinin, ruhunuza yakıştırmak sizin işinizdir.
U
Uyumaya karar verenin, elbet bir ninni söyleyeni de bulunur.
*
Usta bir fidanı budarsa gürbüzleşir, çırak aynı işi yaparsa kurutabilir.
*
Usta'dan iyi bir ev inşa etmesini istiyorsanız, ona iyi malzemeler vermek zorundasınız.
*
Uyuyan insanlar yaşıyorlarsa eğer, bunu uyumayan birkaç insana borçludurlar.
*
Uçurtmanız gökyüzüne kaçtı diye üzülmeyin. Aksine gökyüzüne kaçabilecek bir uçurtmanız olduğu için sevinin.
V
Vatan sevgisi bedel ister.
*
Vasiyetler, hayatı manasına uygun yaşayanların son mektuplarıdır.
*
Y
Yalancı bahara aldanıp çiçek açan dallar gerçek baharda meyvesiz kalacak demektir.
*
Yarının gelişine bugünden hazırlık yapın ki geldiğinde size karşı yabancılık çekmesin.
*
Yalnız elbiseye rağbet edilseydi, tavus kuşu hayvanlar âleminin sultanı olurdu.
*
Yaptığınız işi kimse eleştirmiyor mu? Öyleyse size ne iş yaptığınızı sorabilir miyim?
*
Yarın ki durumunuzu öğrenmek isterseniz, bugün ne işle meşgul olduğunuza bakınız.
*
Yaşlılığın pahalı geçmesinin sebebi, gençliğin ucuza satılmasından kaynaklanmaktadır.
*
Yolcuyu yoran yol değil, hedefsizliktir.
*
Yanlış iş yapmak kötüdür. Ancak yanlış yaparım korkusuyla hiçbir iş yapmamak daha kötüdür.
*
Yağmur bekliyorsan gök gürültüsünden korkmayacaksın.
*
Yıldızlar karanlıklarda, kahramanlar zor zamanlarda, dostlar çaresiz anlarda ortaya çıkarlar.
*
Yıldızlara ulaşabilmek için koşmak güzeldir fakat bu arada neyi ezip geçtiğinizin de farkında olmanız gerekiyor.
*
Yol yürümekle aşınmaz, aşılır.
*
Yemek yerken gösterilen nezaket ne ise yediklerini kazanırken gösterilen nezakette odur.
Z
Zamansız alınan kararlar bir işe yaramaz. Zira zamanından evvel doğan her canlı ölür.
*
Zaman bilevi taşı gibidir. İnsanı törpülerken tüketir de.
*
Zafere en çok yakın olanlar kendilerine yenilgiden pay çıkarmasını bilenlerdir.
*
Zincir ne kadar uzun olursa olsun içinden bir halkası çürükse hiçbiri bir işe yaramaz.
*