​ Ailelerin ocağına ateş düşmeye devam ediyor / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '08

 
Kategori
Güncel
 

Ailelerin ocağına ateş düşmeye devam ediyor

Ailelerin ocağına ateş düşmeye devam ediyor
 

-Acı bir gün oldu 04.09.2008 tarihi.
-Sabah uykudaydım.
-Eşimin telefonu çaldı.
-Acı acı.
-Bir aile dostumuz, yaklaşık dört yıldır mücadele ettiği kanser hastalığına yenik düşmüştü.
-Sabaha karşı yaşamını yitirdiğine dair haber verdiler.
-Moralimiz bozuldu.
-Kalktım.
-Giyindim.
-Ve suskun bir vaziyette, günlük haberlere bakmak için bilgisayarımı açtım.
-Ve bir şok dalgası daha.
-Aktütün Karakolu basılmış.
-Ve 15 asker yaşamını yitirmiş.
-Yani 15 evin ocağına ateş düşmüş.
-Bu topraklar da bu kadar kolay işte ölüm.

-Ve tekrar, yine, vatan-millet nutuklarına tanıklık edeceğiz.
-Sonuç değişecek mi?
-Değişmez.
-Değişmesini istemezler.
-Nasıl değişmesi gerektiğini bilirler de.
-Çözüm işlerine gelmez.

-Geçen yıl hatırlar mısınız bilmem?
-Kimi emekli paşalar konuşmuştu.
-Ve bazı önemli itiraflarda bulunmuşlardı.
-Bu itirafların en can alıcı yanı neresiydi?
-Biliyor musunuz?
-Söyleyelim.
-“En basit bir demokratik talebi bile, bölünme, parçalanma paranoyası ile ele alıp, demokratik talepleri bastırmak adına şiddete başvuruyorduk”.
-Aslında bundan daha net bir ifade anlatamaz bu ülke topraklarında yaşanan dramların içeriğini.
-Artık günümüz demokrasiye daha fazla sahip çıkma günüdür.
-Ve insan hakları gibi kavramlara daha fazla sarılmanın günüdür.
-Aksi halde gencecik insanların ölümüne, çaresiz, seyirci kalmaya devam edeceğiz.

-Bu işin topla tüfekle çözümlenemeyeceği aşikâr.
-Gün gibi ortadadır.
-Topla tüfekle çözüm arayışı, çözümsüzlüğün çözümüdür.
-Var olan sorunu çözemiyor olmanın adresidir.
-Peki, kimle çözülür bu iş?
-Bu ülkenin akil adamları ile çözülür.
-Sivil Toplum Kuruluşlarınca çözülür.
-Bu iş, siyasilerin ve askerlerin boyunu aşmaktadır.
-Bu işin çözümüne kafalarının basmadığı belli.
-Ve Sivil Toplum Kuruluşları, çözüm için bu soruna el koymalı.
-Sorunun adını koymalı.
-Nedenselliklerini tespit edip, uygulanması gereken politikaları kamuoyuna sunmalı.
-Ve siyasilerle, askerler bu işten elini eteğini çekmeli.
-Sadece kendilerine sunulan çözüm önerilerini hayata geçirebilmek adına çaba göstermeliler.
-Hani şunu söylemenin bir esprisi yok.
-“Bu işi siyasiler çözer” lafı.
-Siyasiler çözemez.
-Dönün arkanıza bakın.
-Siyasiler bu güne kadar neyi çözmüş.
-Asker dersen, zaten hiç üzerinde düşünmeye bile gerek yok.
-Bu işi ancak güçlü Sivil Toplum Kuruluşlarının önderlik edeceği geniş bir insiyatif çözer.
-Çözüm önerilerini ortaya koyup, hayata geçmesi için siyasilere gerekli baskıyı uygularlar.
-Aksi halde biz, daha çok ölümler görüp, bağrımıza yumruk vururuz.
-Daha çok ananın yüreğine kor düşer.
-Ve daha çok hamaset nutukları dinleriz.


-Aslında bu konuda canım pek de bir şey yazmak istemiyordu.
-Lakin olmuyor işte.
-Yirmili yaşlarında insanlar yok yere hayata veda ediyorlar.
-Ve ne uğruna olduğu bile belli değil.
-Sakın demeyin vatan uğruna hayata veda ettiklerini.
-Bu laf insanların acılarını katlıyor.
-Çünkü gözünün önünde, bir ülkenin nasıl talan edildiğine şahitlik ediyor bu halk.
-Suskun bir şekilde.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..