- Kategori
- Deneme
Aklımdan geçenler, yüreğimden kopanlar

İnanç ve sabır!
Nereden başlasam, nasıl anlatsam?
Bu uzun bir öykü, ama vakit var, anlatacak kadar…
Beklentiler ve hayal kırıklıkları.
Kimi en büyük acının, kendi yaşadığı acı olduğunu düşünür.
Hepimiz yara alıyoruz. Herkes, ufak ya da büyük birşeyler yaşıyor.
Sahte gülüşlerin ardına gizliyoruz acılarımızı…
Güçlü görünmeye çalışıyoruz.
Doğanın kuralı bu; güçlü olmak, ayakta kalmak zorundasın!
Güçlü olamıyorsan bile rol yap, yani.
Neden herşey bu kadar sahte olmak zorunda ki?
Ki bağlacı ayrı yazılır.
Dahi anlamında ‘-de’ eki de ayrı yazılır.
Ne alakası var, şimdi?
“Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim” demişti biri.
Ben de, bu yazıyı okuyana hoşça vakit geçirmekle mükellefim.
A: Bazı şeyleri anlatması zor.
B: Mesela?
A: Bilmiyorum, bilemedim. Hayat zor.
B: Ne gibi?
A: Hesap mı vereceğim, arkadaşım?
B: Tamam be, bir şey demedik!
A: Akıllı ol, şöyle! Ben bile sıkıldım kendimden.
B: Çözüm?
A: Herşeyin hayırlısı tabi. Ufak tefek değişiklikler olabilir. Hatta köklü değişiklikler de olabilir. Hayat monotonlaşıyor bazen.
B: Doğru söylüyorsun. Kısır döngü tatsız bir şey.
A: Biraz şans, biraz talih, biraz ondan biraz bundan falan.
B: İnanç ve sabır.
A: Aynen!