​ Aklın işlevi / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '11

 
Kategori
Bilim
 

Aklın işlevi

Aklın neliği insanlık boyunca tartışılmıştır. İskenderiyeli Yeni Platoncu felsefeye göre akıl, tanrı gibi ruh gibi ontolojik bir varlık olarak düşünülmüştür. Hıristıyan ve Müslüman filozoflar da aklı tanrının yarattığı bir varlık olarak görmüşlerdir. Neyse ki Kant'tan beri ise aklın insanda kendi başına ontolojik varlık olmaktan çok epistemolojik bir fonksiyon olduğu kabul görmeye başlamıştır. Günümüz biliminin verilerine göre ise beynin bir işleminden ibarettir. Peki öyle ise akıl ne işler? yani işlevi nedir? 

Aklın işlemi, eski çağlarda bir abaküs ile örneklendirilirken, teknoloji çağında hesap makinesi ve günümüzde ise bilgisayar ile eş derecede benzer olarak görülmektedir. Abaküsten hesap makinesine aklın işlevi toplama ve bölme gibi bir takım mantık-matematik görevlerdir. Bütünden parçaya veya tersine yahut analojik düşüncede yaptığı şey aklın, dört işlemi bir algoritma içerisinde düzenlemektir. Bu durum en iyi, mantığın klasik akıl yürütme örneklerinde görmek mümkündür. Peki ama bu bilgisayar ne yapar? Windows dediğimiz kelime, Türkçedeki pencereler anlamında dosyalama işlemini gerçekleştirir. Bilgisayara benzetilen insan aklının işlevi de belleğe kaydedilen bilgileri çeşitli ortak paydalara göre sistemleyerek dosyalamak ve yerleştirmektir. Bu bilgiler arasında hesap makinesi işlemini de yürüterek akıl kavramsal bir takım analizler ve sentezler ortaya çıkarabilir. 

Bilgisayardan olağanüstü derecede daha hızlı ve mükemmel olan insan aklı da kendisine duyular yoluyla verilen dış dünyayı algılar. Algılardan türettiği zihinsel varlıklardan yahut da adlardan başka birşey olmayan kavramlar yoluyla dünya hakkında düşünceleri üretir yani analiz ve sentez yapar. 

Bugün bir bilgisayarın en işlevsel kullanımı internet dünyasıdır. İnternet olmadan bir bilgisayar kendi içinde hapsolmuş sayılır yani hiç bir işe yaramaz. Size dış dünya hakkında bilgi verici olamaz. İşte bilgisayar için bir modem ile ulaşılan internet ağı, insan aklına duyular yoluyla verilen dış dünya gibidir. Diğer bir deyişle duyumlamayan akıl, internetsiz bir bilgisayardır. Öyle ise akıl, kendi başına bir hiçtir fakat duyulur dünyanın işlemlenmesinin tek aracıdır. 

Duyumlayan, algılayan ve düşünen bir insana yolculuk, akıl ile gerçekleşir. Duyulur dünyadan uzakta sadece düşünülür dünyada yaşam akıl için yokluktur. Duyulur dünya ile düşünülür dünyanın birbirinden ayırılması insanın kendi varlığının parçalanması olur. Bunu yapanlar kafalarının içine hapsolan skolastiklerdir ve ortaçağın metafiziksel felsefesidir. Aydınlanmadan sonra insan yeniden yaşamını bütünleştirmiş ve kafasının içinden dışarı çıkarak bilimi keşfetmiştir. 

 
Toplam blog
: 17
: 1104
Kayıt tarihi
: 20.07.11
 
 

Ankara üniversitesinde felsefe doktorası yaptı. Halen bir devlet üniversitesinde yrd. doç. dr olarak..