Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
635
 

AKP, demokrasiyi getirecekmiş!

AKP, demokrasiyi getirecekmiş!
 

AKP, sözde demokrasiyi getirmeyi aklına koymuş. Türkiye'yi darbe anayasasından kurtaracak, demokrasi ve insan hakları konusunda evrensel çizgiyi yakalayacak bir 'sivil anayasa' için kolları sıvamışlar. Kollar tamam da, ya kafalar?

Bir ülkenin tersanelerinde aylarca işçiler ölüyor. Hem de arkalarında çocuklarını yetim, eşlerini dul bırakarak... Yapılan geminin sağlamlığını denemek için, kum torbası yerine, o kadar bile değeri olmayan insanlar kullanılıyor. İndirilen filika batıyor, işçiler hayatını kaybediyor. Ve Çalışma Bakanı buna rağmen hiç tasası olmaksızın makamında oturabiliyor.

Bir ayda 70'i aşkın bebek, hastalıklı sağlık sistemi ve ihmaller yüzünden, minicik gözlerini açmaya bile fırsat bulmadan yitip gidiyor. Her yerde kuvöz yetersizliği var. Bu yüzden, aynı kentin hastaneleri arasında mekik dokumayı geçtim, il il dolaştırılıyor aileler. Oradan oraya sevk edilen bir damlacık yürekler, annelerinin kucağında duruveriyor. Acı mı hem de ne acı! Ama Sağlık Bakanı hâlâ yerinden kımıldamıyor, hâlâ...

İnsan haklarının kök saldığı hangi toplumun tersanelerinde çalışanlar ölür de, orada kıyamet kopmaz? Nasıl olur da iki haftada onlarca bebeğin hastanelerde can verdiği bir ülkede, günlük hayata her şey yolundaymış gibi devam edilir? AB standartlarında bir anayasa özlemindeymiş yöneticilerimiz. AB standartları, yasaları değiştirmekle gelmez. Önce toplumu yönetenlerin kafa yapısı o standartları yakalamalı. Değişim insandan başlar, yasalardan değil.

Diyeceksiniz ki, "İşçiler Çalışma Bakanı, bebekler de Sağlık Bakanı yüzünden mi öldü?" Ben de diyeceğim ki, "Kocaman bir evet..." İnsan hayatını her şeyin üstünde tutan bir sağlık politikası olsa, çağlar öncesinin veba salgınını andıran toplu ölümler yaşanır mı hastanelerde? Sağlık Bakanlığı'ndan en küçük bir çekince duysalar, o pislik içindeki kuvözlerin içine 3 bebeciği birden tıkarlar mı? Ya o tersanelerdeki ölümler... Böylesine tedbirsizlik, ihmal ve hainlik göze alınabilir mi, ilgili bakanlığın ciddi bir denetimi ve yaptırım gücü olsa?

Sivil toplumu hiçe sayanlardan, 'sivil anayasa' üretmesini bekliyoruz. Üniversite sıralarına türbanı, bilim adamlarının yerine imamı layık görenlerden 'demokrasi' umuyoruz şimdi. Siyaset deyince başörtüsünü, ekonomi deyince peşkeşi, hukuk deyince ulemayı, irade deyince dindarlığı algılayan zihinler bize demokrasi hediye edecek. Öyle mi?

Yaşam kaynaklarının tükendiği bir dünyada, geleceğin resmini 'en az üç çocuk yapın' diyecek kadar görebilen bir Başbakan'ın partisi, çağın ihtiyaçlarına cevap verecek bir anayasa hazırlayacak.

'Şeriata yönelik eylemlerin odağı' olduğu tescillenen AKP'den demokrasi umanlara ne demeli. Başbakan bir zamanlar, "Demokrasi bizim için amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız" demişti. Acaba, şeriata odaklandığı yüksek mahkeme tarafından kanıtlanmış bir partinin hazırlayacağı anayasa, hangi amaca ulaşmanın yolunu açacak?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Prometeus, Rahmetli İsmet İnönü'nün bir sözü vardı. inanmadığı bir olayda "Haydi canım sende" derdi. AKP'nin getireceği demokrasiye bu söz cuk diye oturur. Segiler. Gündüz Akgül

Gündüz Akgül 
 18.09.2008 22:06
Cevap :
Yolsuzluklar ve kirli bağlantılar da ortaya çıkmaya başladı. Günlerdir medyaya yaptıkları saldırılar ve tahammülsüzlüklerinden belli değil mi kendi kafalarında demokrasiyi oturtmadıkları. Millete ne hayırları dokunacak. Sevgi ve saygılar..  18.09.2008 23:18
 

Az önce yaptığım yorumu, Bernard Shaw ile bitirecektim, ama yazı karakter sayısı fazla geldi. Demokrasi, okunurken güzel, sahnede oynanırken kötüdür; bazı yazarların oyunları gibi... (Bernard Shaw) Hiçbir şey bilmez, yine de her şeyi bildiğini sanır. Böyle biri neden başarılı bir politikacı olmasın? (Bernard Shaw) Size gelen yorumları okudukça ben daha iyi anlıyorum parmak bastığınız sorunları; ama cevaplarınıza bakınca sizin anlamaktan çok bir an önce iktidardan kurtulma telaşınız göze batıyor. AKP beğenilmese de bizim demokrasimizin bir bebeğidir. Bu bebeği büyütmek veya hastalıklı bir küvöze koyup ölüme bırakmak da milletin seçimlerde verebileceği bir karardır. Kişisel beğenimizi demokrasi sanmak yanlışından kurtulmayınca arzu edilen demokrasi bilinci de yerleşmez. Unutmayalım ki AKP'yi iktidar yapan oylar dışarıdan ithal edilmedi. O oyların demokrasi bilincinden CHP dahil tüm Atatürkçü geçinen partileri sorumlu tutan bir özeleştiri yapmayan siyaset havanda hava döver. saygılar

Muharrem Soyek 
 28.08.2008 13:07
Cevap :
Ben anayasayı şu parti veya bu parti yapsın demiyorum. Bugün AKP'nin güçlenmesini sağlayan koşullar ve sahip oldukları siyasi irade aşikardır. Bu siyasi iradenin, toplumun özlemi olabilecek bir anayasa üretebileceğine inanmıyorum. Bu bir düşüncedir. Temeli ve gerekçeleriyle açıklanan bir düşüncedir. Benim bir siyasi görüşüm var ve bu doğrultuda yanlışlığını dile getireceğim şeyleri ortaya koyacağım. AKP'ye verilen oylardan, Atatürkçü geçinen partileri ve yıllardır halkı ihmal eden zihniyeti elbette sorumlu tutacağız. Ama o başka bir yazının konusu olabilir. Bu yazının anlatmak istediği, siyasi temellerini islami değerlere dayalı bir sermaye hakimiyeti üzerine kuran, AB ve ABD'nin dümen suyuna uyarak dışarıdan destek bulan AKP'nin, halkın ihtiyaçlarına yanıt veren bir demokratik anayasa oluşturamayacağıdır. Bakın bu bir fikir ve iddiadır, şikayet değil. Siz tersini düşünüyorsanız, sadece benim eleştirimi eleştirerek değil, kendi düşüncenizi dayanaklarını ortaya koyarak anlatın. Saygılar  28.08.2008 15:06
 

Yorumuma verdiğiniz cevaptan anladığım kadarıyla siz AKP olgusuna pek de demokrasi açısından bakmıyorsunuz hissine kapıldım. MHP siyasi bir parti; CHP de öyle. Şİmdi size göre yeni bir anayasa yaparken MHP'ye sorulmaz; AKP bu işe hiç karıştırılmaz. Aynen bunu söylüyorsunuz. Geriye CHP, DSP ve DTP kalıyor. Bunların hazırlayacağı anayasayı milletin benimseyeceği kanısına nereden vardınız anlaşılmıyor. Meclisin üçte ikisini çürüğe çıkarmışsınız. Sizin mantığınızla yeni bir anayasa yapılması için CHP yüzde 45 oyla iktidar olmalı ki ölme eşeğim ölme... Ayrıca MHP, AKP ve Cumhurbaşkanı beyanlarında yeni anayasanın siyaset dışı kurumların da mutabakatı ile yapılması gereğini özellikle vurguluyor. AKP'ye ceza kesen Aayasa Mahkemesi bile Anayas değişikliğini siyasetin bir an önce yapması gereğine işaret etmişken sizin çözüm öneriniz nedir belli değil. Sırf şikayet ederek siyasi yazı makale yazılabilseydi bizim kahveci Rüstem köşe yazarı olurdu. Saygılar sunarım.

Muharrem Soyek 
 28.08.2008 12:51
 

AKP demokrasi getirir mi bilemem, ama şurası kesin ki AKP bir demokrasi ürünüdür. İşçi ve bebek ölümlerinden sorumlu bakanların istifa etmesi demokrasi adına şık olurdu. Yoksa bu durumlar AKP öncesi olmayan durumlar değildir. Haklısınız, başbakan hesap hatası yapıyor. Üç çocuk bize fazla gelir. İkiden yukarı tavsiye ülke çıkarına değildir. Sanırım bir noktada yanılıyorsunuz; AKP demokrasi getirmeyi vaat etmiyor. Sayesinde iktidar olduğu demokrasiyi daha ileriye götürmeyi vaat ediyor. Bazılarına göre o kadar ileri ki, orada şeriat bile özgürlük olacakmış. Ben o kadar ileri götürebileceğini sanmıyorum; çünkü dünyada bu kadar özgütlüğü kaldıracak bir toplum örneği yok. saygılar

Muharrem Soyek 
 27.08.2008 18:36
Cevap :
AKP yeni bir 'demokratik anayasa'nın mimarı olacağını açıklıyor, hatta bunun için kendisinden pek de anlayış farkı olmayan MHP'yle ortaklık zemini arıyor. Bu darbe anayasasının kesinlikle değişmesi gerektiği bir gerçekliktir. Ama çarpıklık şuradadır. Demokraside toplumun talep ve ihtiyaçlarını en örgütlü biçimde dile getirmesinin, özgürlüklerin ve katılımcılığın önü açılmalıdır. Oysa AKP'nin derdi, islami temellere dayanan bir sermaye hakimiyeti kurmaktır. Derdi işçi, köylü, memur değildir. Onların gerektiğinde ağzına bir parmak bal çalarlar ama 1 Mayıs'ta işçinin meydanda canına okurlar. Hatırlayın olanları... Kaldı ki ülkenin tüm ekonomik olanaklarının yabancıların denetimine bırakıldığı bir ülkede halkın kalkınması da mümkün değildir. Kalkınmayan bir ülkede demokrasi kurulmaz. İçeride ise şeriata yönelik örgütlenme cabası. Bu ortamda demokrasi değil, iktidarın çıkarları ilerler. Saygılar..  27.08.2008 19:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 771
Kayıt tarihi
: 21.08.08
 
 

Söyleyeceklerim içimde kalırsa, bildiklerim ne anlam ifade eder ki... 1973 İzmir doğumluyum ve bu ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster