04 Şubat '08
- Kategori
- Güncel
AKP-MHP yaz aşkı
Merak eder dururum, acaba jet hiziyla komisyonlardan gecirilip genel kurula getirilecek, Cumhurbaskani onayina sunulup halkoyuna ve/ veya Anayasa Mahkemesi'ne gidecek 'yuksek ogretimde giyim kusam serbestisi' konusunda gosterilen; birbirine koltuk cikma, destek olma, nikahlilik hali acaba bir yaz aski mi? Yoksa 'ozgurlukler' konusunda bickin delikanli rolunu ustlenen AKP, ona %47 oy getirdigini zanneden tabaninin 'turbana kilitlenmis' kesimine selam verdikten sonra sira diger ozgurluklere, onlarin yasama gecirilmesine veya uygulama pratiginin genisletilmesi safhasina geldiginde MHP ile bir 'yaz aski' hali alip, eski sevgililer mi olacaklar? Ve biz bu filmi en son Cumhurbaskanligi seciminde 367 destegiyle gordukten sonra daha kac kez izleyecegiz?
Tabii kaygan zemin uzerinde omurgasiz siyaset yapmaya idmanli vekillerimiz ve parti mensuplarimiz, cikarlarinin kesistigi yerlerde boyle yaz asiklari goruntusu verip de, cikarlarinin ayrildigi yerlerde yuksek sesle 'kirmizi cizgilerini' cizip, sungulerini bileyip, birbirlerinin gozlerine comaklar batirmalari da bizim balik hafizalarimizda hak ettigi yeri de bulacaktir.
Tunca Toskay'in daha sonra tekzip ettigi 'hasadini bicecegi' acilimi, Deniz Bolukbasi'nin hepimizi sasirtan 'AKP'nin elinden bu silahi aldik' aciklamasi da yureklere ne kadar su serper, kendi tabanlarini ne kadar tatmin eder, gorecelidir. Acaba 15 ay sonra yerel secimlere gidiyor olmasaydik, bu konu ve daha niceleri gibi, belediyelerin kroniklesmis, dag gibi birikmis sorunlari durdugu halde, sinirlari, kaldirilmalari, bolunmeleri veya birlesmeleri soz konusu olabilir miydi?
Genel politik vaziyetten, ulkenin tumunu derinden ilgilendiren konularla da, mahalli hizmet beklenen, her gun ve aksam uygulamalarini, evimizin onunde, sokagimizda, caddelerimizde vs gorecegimiz idarecilerimizi belirleyecegimiz yerel secimlere goz kirpabilmek, sanirim bizlere bazi mesajlar verebiliyor olmali.
Uzaktan algilanan odur ki, AKP de daha evvel tek basina at kosturdugu, tek kalede kendi mahallesinde mac yaptigi sahalara, bir rakibi geldigini anladigindan, tahakkumu altina aldigi konulari da paylasmaktan urkuyor. Pasta bolunebilir. Ziyadesiyle pastayi buyutmekten umutsuz oldugunu sandigim, %47'sini 50'lere 60'lara cikartma umutlarini zaten yitirmis iktidar partisinin elindeki mevcut pastanin da bir kismini paylasmak zorunda kalmasi korkusu hissediliyor. Acaba hangi hamleyle, cikisla veya ortaya atacaklari hangi suni, yapay tartismayla secmene selam verecekler, bekliyoruz.
Ya da iktidara geldiklerinden beri izledikler yontemle - medyamizin da malzeme edinme adina her defasinda yedigi - numarayi cekip, elimize agzimiza bir sakiz dolayacaklar, sonra kendi koselerine cekilip kis kis icin icin gulerek, bizleri izleyecekler ve tartismanin kamuoyunda pismesini, olgunlasmasini bekleyip gelinen noktaya ve pozisyona gore ya hepten geri ceker gibi yapacaklar, ya da kendi durduklari noktayi, aldiklari rengi bu nabzi ve tansiyonu olctukten sonra gostereceklerdir. AKP'nin cok iyi tutturdugu bu stil, calistirdigi ve islettigi baska carklarin da ruh ve mekanizmalarina o kadar uygun ki, kral ciplak diyecek bir catlak ses duyamaz, okuyamaz olduk. Haydi hayirlisi...