- Kategori
- Gündelik Yaşam
AKP neyi bekliyor?

Merhaba değerli okurlar,
Sadece tecavüze mi devam?
Sadece cinayet işlemeye mi devam?
Hayır, her türlü suçu işlemeye devam..........
Gün olmuyor ki, suçsuz bir günümüz geçsin..........
Gün olmuyor ki kazasız bir günümüz geçsin...........
Ve işin ilginç yanı, tüm bu olaylarda canı yanan ne yazık ki hep sade gariban vatandaş.........
Ne siyasilerin canı yanıyor, ne zenginlerin..........
Onun için de suçların önlenmesi konusuna ciddi manada eğilinilmiyor..........
Sanırım ne zamanki, günün birinde onların ya da aile efratlarından birisinin başına bir iş gelir ve yürekleri dağlanır, işte o zaman belki bu sorunlara çözüm aranır.........
* * * * *
Yargıtaya bugün giden dosyalar, ancak 3-5 yıl sonrasında ele alınıp sonuçlanabildiği zaman zaman ifade edilirken, bugün basınımıza tecavüz olayıyla ilgili olarak düşen bir haberde, tecavüz zanlısının, 7 ay içerde yattıktan sonra, mahkemenin, rapor sonuçlarının geç gelebileceği, bu durumda ise zanlının mağduriyetine neden olunabileceği gerekçesi ile tahliye edilmesine karar vermesi, YÜCE TÜRK ADALETİNİN ne durumda olduğunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymaktadır........
Evet bu konu gündeme düşerken, Adli Tıp Kurumunun da, yavaş yavaş Yargıtaya benzemeye başladığı anlaşılmaktadır..........
Çünkü, Adli Tıp Kurumunda da sonuçlar için artık 12 ay sonrasına gün verildiği belirtilmektedir.......
Bu durum eğer ki tedbir alınmazsa, önümüzdeki süreçde 24 aylara 36 aylara yansıyacaktır.........
Bu ise gerçekten bir rekordur..........
Hem öyle bir rekor ki, Guinness rekorlar kitabına girebilecek düzeyde..........
Rekor kırmak, sadece bir kişinin boyunun kısalığı ya da uzunluğu, ya da metrelerce uzunlukdaki şiş kebabı yapmakla olmaz ya.......
Adaletin geç tecellisi, bu konudaki yetkililerin vurdumduymazlığı da rekora konu edilebilir..........
Şu ülkenin haline bakın.........
Bizi idare edenlerin, Cumhuriyet döneminde şu kadar yol yapıldı, AKP döneminde biz bu kadar yol yaptık, Cumhuriyet döneminde şu kadar bilmem ne yapıldı, AKP döneminde biz bilmem bu kadar yaptık demeleri, aslında gerçekten içi yanan, gerçekten mağdur durumda bulunan insanların yüreğine su serpmiyor.......
Davalarının yıllara sarkması ve sonuçlanamaması ya da verilen kararların caydırıcılıkdan uzak olması, mağdurların ateşini söndüremiyor, bilakis onların daha çok üzülmelerine neden oluyor.........
Bu nedenle, bu ülkenin ivedilikle ele alınması gereken en önde gelen sorunlarından birisi davaların en kısa sürede sonuçlanmasının sağlanması olmalıdır...
Davalar o nedenle ya da bu nedenle uzuyor, verilen cezalar caydırıcılıktan uzak, olan ölene ve geride bıraktıklarına oluyor......
Bunun en somut örneğini ise, Münevver KARABULUT cinayetinin sanığı Cem GARİPOĞLU'na mevcut ceza yasalarımıza göre verilecek olan ceza ile daha net bir şekilde görebileceğiz.........
Giden gitti, hem de nasıl gitti........
Bakalım verilecek ceza, mağdur KARABULUT ailesini tatmin edecek mi?
Tabii ülkemizde kimbilir daha nice benzer olayların mağdurları vardır, allah bilir...
Sayın Başbakan, Sayın Adalet Bakanı ve Sayın İç İşleri Bakanı, siyasette kendilerine ileride fayda ve oy kazandıracak olan HSYK, Anayasa, Türban vs.....gibi konularla ilgili bir takım değişikliklerin peşinde koşarken, ülke insanının gerçek gündemi Yargıtay ve Adli Tıp Kurumunun içler acısı durumudur..........
Çünkü, Yargıtayda sonuç bekleyen, adli tıpdan sonuç bekleyen dosyalar, siyasetçinin ve zenginlerin değil ama, gariban ülke insanlarının içlerini acıtan, içlerini yakan acı gerçekleridir.......
Ceza yasalarının yeterli yani caydırıcı olmaması, bunun yanında dosyaların bu denli gecikmesi, dolayısı ile de davaların kısa sürede sonuçlanamaması, bir taraftan mağdurları içten içe yakarken, bir de böyle tecavüz sanıklarının 7 ay içerde yattıktan sonra, daha fazla mağdur olmasın diye salıverilme anlayışı, " MAĞDUR KİM? " sorusunu insanın aklına getiriyor.......
Ne yazık ki bu gecikmeler ve caydırıcı olmayan cezalar, ayrıca suç işlemeye meyilli insanları ise cesaretlendirmektedir...
AKP iktidarı 8 yıldan beri bu konularla niçin ilgilenmemektedir, neyi beklemektedir?