- Kategori
- Güncel
Akşam azdır sabah kızdır

Dizilip dizi izliyoruz.
Türk televizyonlarının gâvur kanallarından bir farkı var mı, yok. Onlarda ne oluyorsa aynının bin beterini ekrana uyarlıyorlar. Diziler, yarışmalar, açık oturumlar, kapalı konularda dahi açıp oturanlar. Velhasıl taklitçiliğin hakkını çok fazlasıyla yerine getiriyorlar. Nerede borcu harcı çok olan varsa da bu yarışmalardan medet umuyor, ev halini anlatıp hayıflanıyor…
Ya dizilere ne demeli, dizilip akşam sabah izlediğimiz diziler. Bunca dizi halkı uyutmak için hazırlanıyor, ülkemde gözü olanların desteği olmasa bunca dizi onca paraya çevrilebilir mi? Biliyor musunuz, Yugoslavya parçalanırken halkı “Biz evde dizi izliyorduk” demişti. Irak keza aynı… Ben bizzat Iraklı mültecilerle kendim röportajlar yaptım dedikleri hep aynıydı. “Biz evde dizileri izlerken ülkemiz ne ara karıştı anlayamadık.”
Çünkü büyük güçler gözlerine kestirdikleri yerin halkını önce dizi manyağı yapıyorlar, sonra bundan istifada bir bahane türetip halkı uykulu ülkenin toprağına dalıyor tarumar ediyorlar.
İçi dolu programlara ne oldu? Bir dönem TRT halkı aydınlatıcı içerikli yayınlar yapardı. Türkçeye vakıf spikerler, sunucular edepli hallerinde halkı oyalayıcı değil, bilinçlendirici programlar sunarlardı. “Böyle böyle mi, gönüllere, bilinçaltlarına girerek insanı televizyon müptelası yaptılar. Türk kalesini içten fetih ettiler? “diyorum.
Mümkündür, zira iyi niyetli görünerek her Müslüman’ı alt edersin. Müslüman, karşısındakini Allah’ın kulu gördüğünden her iyi davrananı iyi belliyor. İyi görünenlerin iç fesatlıkları oyunlar sonra ortaya çıkıyor maalesef. Çeyrek asırdır yavaştan artarak görüldüğü gibi ekranlarda sadece tv dizileri ve saçma yarışmalar yayınlanıyor. Öyle ki bu yarışmalar bol rakamlı paralar vaad ediyor, borca batmış Türk insanı buradan kazanacağı paralarla borçtan kurtulabileceğini sanıyor. İşin ucunda tanınmak, şöhrete ulaşmakta var, hani yersen. Onlar bilinçli uyutuyor, gaflete düşmüş halk da bu tatlı uykuda Allah’ı unutuyor. Hatta kötülüğe bulaştığının farkında değil, “İnşallah yarışmayı ben kazanırım, maşallah” diyor, bir de zulme dua ediyor. Ve üç beş kuruş dünyalık uğruna sunucunun dediği her türlü maskaralığı büyük bir çabayla yapmaya gayret ediyor.
Dizilere ara sıra ben de bakarım, ama gazeteci gözüyle. Size talkım verirken beni salkımı yutuyor sanmayasınız, benim izleyişim kötünün ne hald ettiğini bilmem içindir. Kapılmadan, ağa takılmadan şuurlu göz atış yani. Mesela sizler farkında mısınız acaba, akşam ki dizilerde bolca tabanca tüfek patlatılır, kadına kıza nice zulümler yapılır. Bol entrika, kıskançlık ve şiddet uygulaması sergilenir. Kıssadan hisse insanlar azdırılır, bu yolun raconları öğretilir… Sabah olduğunda şiddeti kınayıcı, katilleri arayıcı programlar yapılarak “Vay be ne insanlar var, toplum ne hale gelmiş” dedirtilip insanlar kızdırılır. Bu yolla da reytingler alınır, reklam parsası paylaşılır.
Eskinin magazin sunucusu, yeni şekle bürünmüş ciddi hal ile şiddeti, ökeyi nefreti kınayıcı yayınlarda boy gösterir. Halkım da “Bu kadıncağız ne kadar iyi, ne kadar cesur” belleyip ağzının içine düşercesine işini gücünü bırakıp ekrana yapışır. Oysa o kadın bir araç, bir şeyleri amaç edinenler hazırlıyorlar o yapımları… Ben Allah muhafaza etsin, bu şekil gidişatta gavurun ayak seslerini duyar gibiyim. Siz neyin sesine kulak kabartmışsınızdır bilemem.
Yalnız ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve en önemlisi İsrail devleti, Suriye meselesini gündeme getirir ve oradaki olayları mesele etmeye başlarlarsa bilelim ki, hedefte Türkiye vardır, zira İslam coğrafyasında lider ülke Türkiye’dir. Zaten Türkiye’yi de parçalayıp yutarlarsa İslam coğrafyası her yönü ile işgal edilmiş olacaktır. Bu planların önüne geçilmesi için, ayık kalıp birlik olmak zorundayız, benden uyarması… Biz, siz dizilip dizi izlerken, o dizilerdeki zenginliği süzerken hem ABD, hem de Rusya ve İsrail yöneticileri ile bu konuda diyaloglar gerçekleştiriyorlar bilesiniz.
AyferAYTAC.COM