- Kategori
- Aile
Akşam sefası: Diziler
Orta gelirli bir aileyseniz , tek eğlenceniz oluyor televizyon. Akşam eve gelince , yemekten sonra koltuğunuza oturup , hele bir de sıkı takipçisi olduğunuz-sevdiğiniz bir dizi varsa ekranda.. Dünyayla bağlarınızı koparıyor , bambaşka dünyalara dahil oluyorsunuz.
Nedense hiç de bize benzemeyen , tüm maddi sorunlarını çözmüş , tek sorunları aşk olan bir takım genç erkek ve genç kadınları izleyerek , kendi hayatlarımızı unutmaya çalışıyoruz.Son model arabalar , hayatımızda hiç görmediğimiz ve hiç göremeyeceğimiz evler..
Peki böyle mi olmalı?
Tabiki hoşça vakit geçirmek istiyoruz. Dizileri de , zaten sıkıntılı olan hayatlarımızda bir taze nefes için izliyor olabiliriz. Ama karakterler biraz daha bizden birileri olsa fena mı olur? Bize benzer yaşamları , bizimkiler gibi sorunları - dertleri olsa..onların da çocuklar ÖSS'ye OKS'ye girse..okula minibüsle gidip-gelse..
Hasta oldukları zaman Devlet Hastanelerine gitseler , sıra bekleseler..
En mütevazi aile Ali Rıza Bey ve ailesi bile heryere taksiyle gidip-geliyor. Mükremin Abi vardı , sonunda ona bile ikramiye çıktı ve zengin oldu. Genç kızlar Onur Bey yada Avukat Ahmet gibi son derece varlıklı , yakışıklı ve deliler gibi aşık erkeklerle karşılaşmayı bekliyorlar. Toplumsal tatminsizliklere her gün yenilerinin eklenmesinde bu fantezi hayatların da payı yok mu acaba ?
Oysa toplumu en fazla etkileyen unsur olan televizyonlarda insanları biraz daha fazla düşünmeye , yine diziler vasıtasıyla da olsa aydınlatmaya yönelik çalışmalar olamaz mı ? Bizden daha zor olan hayatlar da girse ekranlardan evimize.. Devamlı ihtiras , hırs ve güç özentilerini tetiklemek yerine , insanlara sabır , nezaket ve hoşgörü telkinleri yapılsa.