- Kategori
- Gündelik Yaşam
Alçakgönüllü olmak

Alçakgönüllü olabilmek!
Ben insanın alçakgönüllüsünü severim. İster Sultan olsun, ister imparator.
Yeri geldi mi her insan başını öne eğmeyi bilmeli ayçiçeği gibi.
Bu güçsüzlük değil tam aksine kişinin iç dünyasındaki olgunluğunun işaretidir, erdemdir.
Bir arkadaşımın eşi vardı, severek evlendiler aynı üniversitede okudular...
Adam 8 yıl boyunca çok çekti bu eşinden.
Nasıl çekti diye sorarsanız "dilinden çekti, kemiği yoktu" çünkü;
Bayan arkadaş her yerde insanların, kusurlarını yüzlerine vurmaktan çekinmezdi.
Hatta bir keresinde kocasını, annesinin yanında yerin dibine sokmasına şahit oldum;
**Ben kıpkırmızı oldum arkadaş yaaa!
Sonra da ben dobrayım diye bununla övünürdü!
-Bu mu dobralık?
**Düpedüz patavatsızlık
Hani derler ya "Tahsil cehaleti alır, eşşeklik baki kalır!"
Süper söz.
Neyse biz devam edelim... Büyük bir ızdırapla takip ettim arkadaşımı nasıl katlanıyordu acaba?
Adam da peygamber sabrı varmış. İyi dayandı,
8 yıl sonra Emre Belözoğlu' nun hakeme patladığı gibi patladı eşine...
Müdahele etmeye çalıştık ama nafile!! o melek huylu adam başka bir insana dönüşmüştü sanki haklı olarak!!
Ne diyelim Allah kurtardı..
Şimdi mutlu... Bu seferde bayan arkadaş ilginç bir şekilde özeleştiri yapmaya başladı.
Keşke beni dövseydi de bugünlere gelmeseydik!
*Evet arkadaşlar ben alçakgönüllüğü seviyorum ya hayatın her yerinde, her aşamasında bir tutam lazım..
Eşlere, annelere, babalara, dostlara, SİYASETçilere!
Dediğim gibi bu güçsüzlük değil tam aksine senin iç dünyandaki olgunluğunun işaretidir.
Yeri gelir evliliğini kurtarır yeri gelir seni kurtarıcı yapar...
**alçakgönül geldii hanımmmm...