- Kategori
- TV Programları
Alev Alatlı'nın Genç Bakış'taki (Abbas Güçlü programı) çaresizliği...

Dün akşam Abbas Güçlü'nün Kanal D'de yayımlanan Genç Bakış adlı program konuğunun Alev Alatlı olduğunu daha önceden biliyordum... Bu canlı yayın harika olur diye günler öncesinden notumu almıştım... Fakat kısa sürede yanıldığımı anladım...
Alev Alatlı'nın kendine özgü düşüncelerini hep anlamaya çalışmıştım şimdiye kadar... Demokrat olmanın yolunun, bu toprakların düşünceleriyle birleşmesi gerektiğini örneklemeye çalışıyordu... Halkın düşüncelerinin, inançlarının evrensel değerlerden uzak olmadığını söylüyordu... Toplumu oluşturan bireylerin her olaya yön verdiğinin altını çiziyordu... Toplumun düşünsel yapısı değişmedikçe ülke sorunlarının tam olarak çözülemeyeceğini vurguluyordu... Yani sorun asıl olarak insanımızdı... Bunun tarihsel gelişimini anlamaktı...
Alev Alatlı'yı dün akşam çok kötü gördüm... Öğrencilerle tartışmalarında gerçek anlamda kendini kaybetti... Bazen fırça çekti öğrencilere, hatta Abbas Güçlü'ye... Çoğunlukla da kendisini anlayamadıkları için öğrencileri suçladı... Peki niye böyle bir sonuç çıktı ortaya?
Bir insan bir milyon doğrudan nasıl olurda tek yanlışa çıkabilir? Elindeki bir milyon doğruyu, AKP hükümetini ve Başbakan Erdoğan'ı aklamak için kullanırsan sonuç hiçte yadırgatıcı değil bence...
Dünyanın en soylu düşüncelerini arka arka sıralayacaksın, sonrada bu hükümetin bunlarla çelişse de desteklenmesi gerektiğini söyleyeceksin... Öğrenciler Alev Alatlı ile bence hiç düşünsel anlamda çelişkiye düşmediler... Asıl sorun Alev Alatlı'nın bu düşünsel dünya ile taban tabana zıt Hükümet ve Erdoğan eylemlerini savunmaya kalkışmasıydı...
Savunması ise biraz kurnazcaydı: YÖK, tutuklu öğrenciler, tutuklu gazeteciler, biber gazı, Fazıl Say, baskılar elbet savunulamazdı, ancak dere geçilirken at değiştirilmezdi... Erdoğan ha başbakan olmuş ha başkan olmuş ne fark ederdi?
Yani Alev Alatlı'nın kafasında sorunların çözümünde tek alternatif bu hükümet ve Erdoğan'dı... Bu bir aydının angaje olmuş halidir bana göre... Bir aydın kendisini, bir düşünceye angaje ederse de kendisiyle de, toplumla da çelişmesi doğaldır demek lazım... İşte buydu dün akşam Alev Alatlı'nın durumu...
Oysa anlattıklarının etkisiyle oluşacak siyasi düşüncelerde öğrencileri özgür bırakmalıydı...
O kadar çok aydın ve düşünür halkın gözünde değişti ki aklınız durur... Onlarca yılın birikimi böyle görünmemeliydi...