​ Alex'siz Fenerbahçe olmaz / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '09

 
Kategori
Futbol
 

Alex'siz Fenerbahçe olmaz

Alex'siz Fenerbahçe olmaz
 

Devam Selçuk...


Fenerbahçe’de değişen birşey yok. Dede sanki hazırlık maçlarına çıkmış gibi davranmaya devam ediyor. Ama Allah aşkına biri şu Luis’e takımı biraz ileri çıkartmasını söylemeli artık... Fenerbahçe’nin hücumla hiç alakası yok...Atarsak 1 tane atar ve maçı kazanırız havasında... Karşısına Bursa gibi ısırmayan zorlamayan bir takım da çıkınca oyun futboldan çıkıp başka bir hal’e giriyor. Keçiboynuzu gibi yavan, tatsız tuzsuz birşey... Hele de Dede’nin Alex takıntısını da üzerine koyunca Alex’siz Fenerbahçe’yi seyretmek eziyet halini alıyor... Fenerbahçe’yi Alex’siz düşünenler dünkü oyunun Alex’li ve Alex’siz halini tekrar değerlendirmeleri gerekiyor. Bu takım bu futbolcularla devam edecekse Alex bu takımda her zaman oynamalıdır. Takımın hücuma en fazla katkısı olan, takımda en fazla yaratıcı hareketler sunan, asistleriyle her daim skora katkısı olan tek isimdir. Alex’i tartışmak değil, yanında yöresinde oynayan ve onun dilinden hiçbirşey anlamayan ve uyum sağlayamayan kırık kanatları tartışmak gerek mesela... Mesela Kâzım’ı... Kâzım’ın dün akşam 90 dakika ne yaptığını anlayan veya olumlu yaptığı bir hareketi bana söyleyebilecek var mı ? Peki 90 dakika nasıl sabretti Dede ? Deivid orada Gökhan’la daha önceleri uzun süre başarılı götürdüler, tekrar oraya Deivid monte edilmelidir. Daha önce de söylemiştim yine tekrar söyleyeyim; Gökhan ile Kâzım’ın anlaştığı tek bir 90 dakika gösteremezsiniz....Göremeyeceğiz de.... Bu ikilinin futbol dilleri asla bir değil...Dün akşam bir pozisyon’da nasıl da birbirlerine girdiklerini gördünüz... Sene başında da söylemiştim. Bu sene eğer Gökhan’ın formu düştüyse ilk sebep önünde Kâzım’ın olmasıdır. Ben Kâzım’dan umudumu kestim artık... Ya Uğur’a ne demeli... Artık bu savruk futbol nereye kadar sürecek...Üst üste 2 maç iyi futbol çıkarttığını göremiyoruz...Arkasında dünyanın en iyi solbek’i ile oynuyor ama nafile...Yanında Alex var ama Alex’le de doğru düzgün tek bir top alışverişi yok.


Peki Dede’nin sahada en olumlu ve yaratıcı futbolu oynayan ve asist yapmış adamı (Alex) oyundan neden aldığını anlayan var mı ? Ben anlamadım açıkçası...Zaten tribünlerde Aragones’i protesto edercesine Alex’i ayakta alkışlayarak gönderdiler kulübeye... Ondan sonrada maçın en hareketli en çalışkan ikinci adamı kementi yedi; Selçuk... Selçuk’a şapka çıkartmak gerek artık. Bir oyuncu yıllardır bu kadar tribünlerden tepki almasına rağmen hergün futbolunun üzerine koyuyor. Gecenin en çalışkan ismiydi. Heryere yetişmeye çalıştı. Açıkçası Guiza’dan da daha çok pozisyona girdi ve pas verdi. Attığı gol ise artık bir Selçuk klasiği oldu...Alex çıkınca kaptanlık bandını takan Selçuk’a tribünlerden bir ara “Selçuk Şahin” tezahüratı geldi. Selçuk takım kaptanı ve tribünler Selçuk lehine tezahürat yapıyorlar. Birçok Fenerli için şaka gibi ama benim için değil. Selçuk Şahin hergün üzerine koyuyor ve formanın kıymetini biliyor. Futbol’da dün yoktur bugün vardır tezinin en somut örneği...Bravo Selçuk...


Dede Önder’i mutlaka kazanmalı. Bu sene Önder forma bulduğu tüm maçlarda performansıyla sırıtmadı. Bu nedenle yabancı kontenjanı tercihlerinde maçın gidişine göre Edu-Lugano yerine maç içinde alternatif olabilir. Her yabancı kontenjan tercihinde Alex’de kurban edilmez böylece. Ayrıca Kâzım’a bu kadar sabreden Dede ne olur da birgün Önder Gökhan ikilisini denese o bölgede...


Guiza’mı? Onu da eleştireceğim ama önce Guiza’nın bu yalnızlığının bir bitmesi lazım... Guiza ile arkası arasında her maç dönem dönem 45-50 metreye çıkan yalnızlıkla oluyor...


Neyse Fener kazanmaya devam ediyor...Biz de eleştirmeye...Hala güzel futbol, bol pozisyonlu günleri pekliyoruz...


Son sözüm de seyirciye... Haklısınız o soğukta böyle yavaş maç seyretmek zor çekirdek çıtlatmaktan tezahürat da yapamıyoruz ama bari maç içinde yapılan güzel hareketleri alkışlamak, desteklemek lazım...


07.01.2009

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

 
Toplam blog
: 252
: 936
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..