- Kategori
- Deneme
Alıp başımı gitmeler

ah bu ben
3. tünel yapılınca yol daha da kısalacak değil mi abla dedi şoför
Ha evet evet öyle tabi,
Atların ayak sesleri, kızıl kahve orman içinde ki patikadan gidiyorum
Elimde tahta valiz, altmışlı yıllarda moda dergisinden fırlamış kıyafetlerim
Kırmızı kadife eldivenlerimle gözlerimi silmekteyim
Oysa bunları düşlerken ne ağlıyorum, ne bir atlı arabada seyahat ediyorum ne de saçlarım kahverengi
Kısa sarı saçlarım, altta dublo araba, candan bir şoför ile deniz kenarında bir otobandan yeni bir proje için yola çıkmışım o kadar…
İçimde ki benden mi uzaklaşıyorum yoksa sadece bir iş görüşmesine mi gidiyorum
Oysa eskidendi o heyecanlanmalar, nasıl geçecek işi kapabilecek miyim demeler
Umurumda bile değil
Sadece o araba beni götürüp geri getirecek bunu biliyorum
Denizin o dingin maviliğine bakarken aşklarım geliyor aklıma
Terk edilmekte rekor kırdığım beceremediğim yaşamlar
Çevrem mi
O da ne, tam bir facia
Etrafımda ki insanlar seksen öncesine özenip solculuk oyunu oynuyorlar
Yaşlılar nostalji yaşamak istiyor, gençler özenti
Ahhh sıkıldım artık
Gitsem mi diyorum bu ülkeden
Kaç kere gitmişliğim oldu
Bir çocukları özledim
Gidemedim bu yüzden
Başka ülkeleri kendi içimde kurmaya karar verdim işte
İşte o yüzden pastel renkli dünyanın içinde altı araba ile seyahat edip alıp başımı gitmeler…