- Kategori
- Güncel
Allah Büyüktür…

Allah Büyüktür…
Bilinçli veya bilinçsiz hepimizin sık sık söylediği bu söz, belkide üzerinde en çok durmamız, en çok incelememiz gereken sözlerden biridir. Kimimiz bu sözü Allahın bağışlayıcı, kimimiz yardım edici özelliğine atfen kullanırız. Kimimizde üstesinden gelemediğimiz sorunları havale etmek için kullanırız.
Allah büyüktür ama bu biz istediğimiz gibi davranalım, nasıl olsa Allah bizi afeder anlamında değildir. Kuran- kerimin bir çok ayetinde görüyoruz ki, Allah kullarının yanlışlarından dönmeleri için onlara bir süre tanıyor, ders çıkartacakları olaylar yaratıyor. Hatadan dönüp tövbe etmelerini bekliyor. Son çare olarak da cezalandırıyor.
Kutsal kitaplarda Allah öldürmenin afedilmeyecek bir günah olduğunu belirtiyor. Modern hukukta da cinayet olarak belirtilen öldürme işi, en büyük cezalarla cezalandırılır. Yine Kuran-ı kerimde iftira, afedilmeyecek bir suçtur.
*****
Bu girişi yapmamın sebebi, Rahmetli Türkan Saylanı düşünürken aklıma gelenlerdir. Yazılı düşünerek sizlerle paylaşmak istedim.
Rahmetlinin evi basıldığından beri, kim olduğu, neler yaptığı hakkında bir çok yazı yazıldı. Bu yazıları okuyup, yazarların kanıtlıyamadıkları bölümleri çıkarıp attığımızda, ortaya şu gerçek çıkmaktadır.
1) Rahmetli, kimsenin yaklaşmaya dahi cesaret edemediği cüzzam hastalığını ülkemizden kazımış, kenara itilip, yok sayılmaya çalışılan birçok hastaya ikinci bir yaşama şansı vermiştir.
2) Devletin elinin yetişemediği onbinlerce çocuğa ulaşarak, onları cehaletten kurtarmış, özellikle kız çocuklarının okumasını sağlıyarak, o çocuklara dolayısı ile millete, ülkeye faydalı olmuştur.
3) Kendi ailesini ve çocuklarını ihmal etme pahasına kendini ülkesine, milletine adamıştır.
4) Kanser hastası olmasına rağmen, köşesine çekilmemiş, insanı ve ülkesi için çalışmaya devam etmiş, ne şeriat ne darbe diyerek, çağdaşlığın, cumhuriyetin, demokrasinin savunucusu olmuştur.
Zaman zaman çalışmalarını çekemeyenler tarafından atılan bir çok iftiranın kimine gülüp geçmiş, kimisinin yanlışlığını ispatlamış, 74 yıllık hayatı boyunca yaptıkları için kimseden teşekkür bile beklememiş, hepsini insan olmanın görevi saymış, kendisi de hekim olduğu için artık ömrünün son günleri olduğunu çok iyi bilen bir insanı sizce en çok ne üzer? Onun kalan sayılı günlerinden belkide bir kısmını ne çalar dersiniz?
DARBECİLİKLE SUÇLANMAK…..
Evet maalesef böyle bir insanı darbecilikle suçladık. Belkide onun kalan sayılı günlerinden bir kısmını, onu üzerek çaldık. Ben suçlamadım. Ama suçlayanlara engel olamadığım için özür dilerim. Cenaze törenindeki onbinler, benim gibi televizyon başındaki milyonlar sanırım benzer düşünceler içindeydiler.
Rahmetli Türkan Saylan, karanlıklarımızı aydınlatan yıldızlar arsındaki yerini kutup yıldızı parlaklığı ile aldı.
Onu darbecilikle suçlayanlar, sessiz kalarak bu suçlamaya ortak olanlar, siyasi görüşlerini insani yönlerinden üstün görüp bir demet papatya gönderemeyenler…Dini, modern hukuku boşverin. En azından insan olduğunuz için ona bir özür borçlusunuz, unutmayın.
Çarşamba, Mayıs 20, 2009