- Kategori
- Siyaset
Allah iyilik versin…

BİR: Demokrasi herkese lazım.
Hukuk da…
Hele akıl.
Hele sağduyu.
Hele kabına zarar vermeyen sirke?..
Herkese, herkese…
O koltuk dünyanın sonu değil.
Örneğin, bu satırları karalayan kişi, tüm yaşamı boyunca bir tek koltuğa oturmayıa heves etmemiş biri: Neyi eksik?..
İKİ: İş ki, sıhhat eksik olmasın.
ÜÇ: Kadehte rakı/şarap.
DÖRT: Gönülde sevgi ve aşkın gümbürtüsü.
Omuz omuza olunan dostlar yok olmasın; karşı safa geçmesin…
Dönekler, bizim kuşağın manşetleri kaplayan kişilikleridir.
O/şu/bu… Yollarında dümdüz emin adımlarla ilerlerken, birden kavganın dışına düşmüş; dönüvermişlerdir. Neden?
Ancak… Onlar manşettedirler; kınanmış, aşağılanmış, küfredilmişlerdir… Ama,“önemli” kişilerdir.
Bir de bu döneklik dediğimiz kişilik bulamacını küçük çapta, üç kuruş için, iki çörek katık için, bir dondurma külahına kapılarak ve tepe/taklak; ova-taslak yaşayanlar vardır…
Onlar, yaşamları boyunca anlı şanlı bir “dönek” dahi olamamışlardır.
Dönemezler çünkü, gerçekte dönüp karşı kaldırıma geçmeden önce sürdürdükleri bir çizgi dahi yoktur.
Onlar; boş dükkânın şatafatlı vitrinini doldurmayı amaçlayıp, tırmandıkları vitrinin göbeğine ulaşmaya çeyrek kala kapılarında icra memurunu gören müflis bezirgana benzerler…
Acıklıdırlar.
Haklısınız.
Ama onlar için hayat acıklı olmaktan da ziyade, tüpe/düz bir trajedidir.
Ağababalarının repliklerini bellettiği ucuz, bayağı, renksiz bir trajedi…
Raskalnikof, tefeci kadının kafasını balta ile kesti mi? Yoksa kesmedi mi?
Önemli olan bu değildir.
Kestiyse bu konu savcıyı, hakimi ilgilendirir.
Bizi ilgilendiren ise, o yoğun, o derin, o yüksek, o nitelikli insani yapıdır.
O yapının zihinsel maceralarıdır.
O maceraların zihinden kişiliğe yuvarlanarak hayatın içine sızmasıdır, akmasıdır.
Tamam mı, Yumuşak Nilgün?
Tamam mı, “ha deyicinin hık deyicisi” zevat-ı muhterem bey kardeşlerim?
Tamam mı, tüm yaşamını insan denen o sefil ve muhteşem varlığın içine sortiler yapmaya adamış tekmil dostlar… Tamam mı gerçekten; yani sahiden?
Yoksa sizlere iftira mı ediyorum?
Yoksa sizleri, boy vermeyi aklınızın ucundan geçirmediğiniz yüksekliklere mi yamıyorum?
Sen ey dondurmacı kardeş…
Ne diyorsun?
Sahiden iyi misin?
- Allah iyilik versin.