- Kategori
- Siyaset
Altın yürekli kahraman Beşar Esad…

Resim: Mustafa Yener
Suriye’den yeni gelmiş de, hala yaşadığı travmanın etkisinden kurtulamamış muhabir edasıyla anlatıyorlar; “Esad kendi halkını öldürüyor..!”
Zannedersiniz ki Esad kafayı sıyırmış, Suriye sokaklarını halkı kovalıyor. Bu hesaba göre; sırtında bazuka ile koşturan Nato beslemeleri de ‘halk’ olsa gerek.
Zaman zaman iyi haberler de geliyor Suriye’den. Savunmasız halkın, kaç tane tankı imha ettiğini müjdeliyor haber programları.
Zavallı halk, son olarak bir de savaş uçağı düşürmüş.
***
Eğer Suriye’de kan akıyor, eğer insanlar ölüyorsa bunun sebebi ABD ve işbirlikçilerinin olayları kaşıması ve göndermiş olduğu silahlardır.
Otomatik silahlarla donatılmış o katiller ‘halk’ ise, Beşar Esad altın yürekli bir kahramandır.
***
Bak görüyor musunuz; fazla sinirlenip bir diktatör parçasına kahraman dedik. Altından bir de kalp ekleyiverdik o unvanın önüne.
Zalimlere kahraman demenin, zulme ortak olmak sayılacağını söyleyenler çıkabilir. Eğer böyle düşünenler varsa kendilerine kızmadığımı, hatta aynı fikirde olduğumu bilsinler.
Ancak Esad’a “kahraman” demenin benim buluşum olmadığını belirtmeliyim. Irak’ta bir buçuk milyon insanı öldüren katillere, bir siyasetçi “kahraman Amerikan askeri” demişti ya, ben ondan esinlendim. Eğer suçluysam zulme ortak olmaktan, beni o siyasetçiyle beraber lanetlesinler.
***
Bahar gelince doğa canlanır. İnsan da doğanın parçasıdır; o da canlanır. Daha hassas olur. Nitekim ‘Arap baharı’nın gelmesiyle insanlar daha hassas oldular. Irak’ta bir buçuk milyon insanın katledilişini donuk bakışlarla izleyenler, gördüğünüz gibi Suriye için toplu halde ağlama krizine girdi.
Yalnız siyaset değil; yazılı ve görsel medya, hatta blog yazarlarını içine alan geniş bir arazi, aylardır Esad karşıtlarınca akıtılan göz yaşlarıyla sulanıyor.
Türkiye’nin çıkarlarına aykırı talepler için akan o gözyaşlarının kıblesi, ne kadar ilginçtir ki, Suriye üzerindeki Amerikan çıkarları. Oysa kendi ülkelerinde kaç Mehmet’in öldüğü umurlarında değil. Yoksa o duyarlı yürekler kendi ülkesine kırgın, kendi evlatlarına küs mü..?
Güneydoğu’da ölenlerin sayısını boş verip, Suriye’de ölenlerin istatistiğini tutan o duyarlı yüreklerin, “kahraman Amerikan askeri” için dua eden ideolojiye mensup olması bir tesadüf mü..?
***
Zulüm sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’da bile onların gözyaşlarından besleniyor.
Ağlaya ağlaya bir savaşın kıyısına kadar geldik. O savaş belki İran ve müttefiklerinin de dahil olmasıyla tüm Ortadoğu’yu saran bir yangına, belki daha da yayılarak bir dünya savaşına dönüşecek.
Ne olur göz yaşlarınızı zayi etmeyin, ekonomik kullanın artık. O inci tanelerini gün gelip, belki de çocuklarınızın anısına hediye etmemiz gerekecek…
İstanbul, Ağustos 2012
Mustafa yener