​ Aman bana bir çare: Bunlar yüzünden blog yazamıyorum. / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
 

Aman bana bir çare: Bunlar yüzünden blog yazamıyorum.

Aman bana bir çare: Bunlar yüzünden blog yazamıyorum.
 

2011 Yağlıboya çalışmam ( Maraş matemi/Cennete gidenler) ve kana susamışlar


Gecemiz gündüze, gündüzümüz geceye karışmış... Dönüp bir bakıyorum pencereden, farkında olmadan;  "Aman tanrım yine güneş doğmuş..."  deyiveriyorum.

Ne oluyor bizlere... Üzerimizi yalnızca ölü toprağı değil, çürümüş cesetlerin  kalıntıları da kaplamış... Yolda yürürken, resim yaparken, tv'de ajans dinlemeye çalışırken parmaklarım boş durmasın diye  dantel örerken binlerce cümle ard arda aklıma gelir, "İnsansam bir kişi de okusa mutlaka bu konuda hiç olmazsa bir iki satır yazmalıyım" deyiveriyorum; arkasından bir başka konuda bir başka etkileyici isyan cümlesi beynimi kaplayıveriyor.

Bu güne kadar yapmağım bedduaları ard arda diziyorum bütün sorumlulara, müsebbiplere... Küfretmedim hayatta bu güne kadar ama onu da yapıyorum.

Bazı atasözleri ne kadar da içten pazarlıklı bir duygu ile söylenmiş egemen grup tarafından..

Yazmak istiyorum, gündem öylesini can yakıcı ki  çiğ kalıyor yazdıklarımız...

Her gün binlence konu içerisinde boğuluyorum. Ankara'da yine gün doğumunu karşıladığım bir günde yandaki tabloyu çalışıyordum. Dışarıda kar her tarafı diz boyu örtmüş Beytepede. Pencereden dışarıya bakıyorum. Kahramaan Maraş olayları ciğerimi yakıyor. "Tanrım tam bir sürü psikolojisi içinde eğitilmişiz" diye kederleniyorum. Derlediğim bilgiler kahretti beni o gün bu gündür... Yalnız o olay değildir tabi, her şey öylesine kahrecici boyutta zincirleme olumsuzluklara sürüklüyor ki bizleri.. şu an bile  kelimeyi yazarken bir başka konu beni çekip alıyor. Hapishane aracı içinde yanan çocuklar takılı asma kilit. Ben de seneryo yazdım aklımda şu an "Acaba o çocuklar izlediğimiz filimlerdeki gibi dövülmüş ve cansızlaşmışta rapor edilmesin diye o çocuklar araca koyulup ta mı yakıldılar" 

Minicik yüzlü gencecik çocuklarımız henüz hayatının baharında, diğer yanda ölüm makinasına döndürülmüş belki de kaçırılan çocuklardan oluşturulmuş lanetli topluluk -İsmi lazım değil- "Lan sen yoksulsaan, biz de yoksulluğun daniskasını çektik, Senin dedenin dedesi 8,6,4 yıl askerlik yapıp vatanı hep bir arada kurmuşlar. Libyaya ABD saldırdı niye Savaşı Saddam kazandı da ondan ABD ve taraftarları ekonomik savaşı kaybediyor. Saddam Petrolü € ile satarak zincirin halkasını oluşturdu. Kaddafi - bize dost de bir halka ekledi diğer zincir halkaları gibi...

Son bir ay içerisinde dış ve iç siyaset tablosuna baktığımızda; Gazeteciler, Paşalarımız, bu furyada tutuklananlar, Şike yapıldığı iddia edilenler - içeride, Hükümetin hiç bir dahlinin olmadığı artık kesinlik kazanmıştır. Hiç bir yetkilinin dahli söz konusu değildir ve  Mahkemeler ile ilgili etkileyici, yön değiştirici tek bir kelime dahi söylemezler, söyleyemezler. Onların günahını hiç kimse almasın. Sahi bizim Ali Cengiz oyunumuz vardı. İlk okuldayken gösteriye gelirlerdi. Ne kadaar güzel bir hayal perdesiydi...

Sahi ben ne yazıyorum. Konuyu mu unuttum, Yoksa Neden blog yazamadığımı mı anlatmaya çalışıyorum. tam yarım saattir klavye başında yazıyorum. Aklımda bir kanalda şehit haberleri varken birinde türkü istekleri, diğerinde gece elbisesi giymiş kadın gündüzün gözünde o frikik verdi, o evlendi diyor. Acaba bu ideal kanalda bir şey bulabilir miyim diye açtım. haber yok TSM söylüyor. Yazık hepinize yazık. Bel bağladığım haber spikerleri yazıklar olsun... Çocuklarınızın geleceğini siz her halukarda kurtarırsınız onlar dışarıda da yaşamlarını sürdürürler. Gerçekleri net söyleyiniz lütfen. "Tarafsız Gazetecilik" ile övünmeyiniz.

Yine unuttum. Bu son satırı yazmadan birkaç saniye önce çok çarpıcı bir konu aklıma gelmişti. Bu ruh haliyle nasıl blog yazayım. Ahmet Ümit efendinin "Patasana" adlı kitabının 367. sayfasındayım. Bravo doğrusu Doğan Kitap editörlerini tebrik etmek gerek! Çok şükür  Bizim de Fırat'ımızı, kazıları yazan bir yazarımı, Ninatta'nın bileziğini yazan yazarımız var. Nil'den Firavunlardan Christian Jacq'ın serisinden bıkmıştık. İlaç gibi geldi "PATASANA"  bizim tarihimizi bilmek çok güzel.Tutankamon Patasana

Aklımdan geçen cümle; Atanan, atanamayan ikiyüzbin  öğretmen, ihtayaç duyulan beşyüz bin öğretmen. İşsizlik, tarımın, sanayinin girdi maliyetleri...

 

 

 
Toplam blog
: 77
: 505
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

Yaşamsal boyutta etkilendiğim; kimi zaman bir kısım, kimi zaman bütün insanların orijininde birle..