- Kategori
- Güncel
Amerika bize soykırımcı dese ne olur, demese ne olur?

Hiç düşündünüz mü, yabancı ülkelerin bizim hakkımızda aldıkları kararlar neden hep aleyhimize oluyor? Biz hiçbir ülkenin haritasıyla ilgili sorun yaşamıyorken, neden bizim haritamız sürekli harap edilip parçalanıyor? Bizim başka ülkelerin milli marşlarıyla ilgili hiçbir problemimiz yokken, niye bizim İstiklal Marşı’mıza saygısızlık yapılıyor? Biz hiçbir ülkenin liderine, önderine, kurucusuna saygısızlık yapmıyorken, onlar niye bizim Atatürkümüze, Fatihimize, Yavuzumuza, tarihimizdeki liderlerimize her türlü hakareti ediyorlar? Biz hiçbir milletin dinine, peygamberine, kutsalına saygısızlık yapmazken, diğerleri neden sürekli Yüce Peygamberimize, dinimize, kutsalımıza dil uzatıp duruyor? Biz aman etliye sütlüye dokunmayalım, şunu bunu rahatsız etmeyelim, aman bu ülke ne der şu ülke ne der diye çırpınırken, neden herkes bizim içişlerimize burnunu sokuyor, yorum yapıyor, uyarıyor, gevezelik yapıyor, tehdit ediyor?
Peki ama neden? Hiç düşündünüz mü?
Çünkü bütün dünyanın tarihimizle ilgili çok büyük eziklikleri var. Biz asırlarca dünyaya adaletle hükmetmiş imparatorlukların, devletlerin veliahtıyız. Evet şu anda hak ettiğimiz konumda değiliz ama onlar, bir zamanlar dünyaya hükmetmiş bir toplumun yeniden ayağa kalkıp adaleti, hakkı – hukuku gözeterek hem insanların gönlünde taht kurup hem de dünyada hüküm süren bir devlet olabileceğimizi biliyorlar. Bu potansiyeli taşıdığımızdan adları gibi eminler. Korkuyorlar ve korkuları yüzünden böyle davranıyorlar. Ne kadar batırabilirlerse o kadar zor çıkacağımızı düşünüyorlar. O yüzden her taraftan vurmaya çalışıyorlar!
Ama bu durumun şu anda hiçbir önemi ve anlamı yok. Çünkü biz kendimizi bilmiyoruz. Ya gerçekten bilmiyoruz, ya da bilmiyor gibi davranıyoruz. Kendimizi sevmiyoruz. Kendimizi hakir görüyoruz. Kendimize hakaret edip duruyoruz. Halka, yani aslında kendimize aptal, geri zekalı, göbeğini, şurasını burasını kaşıyan adam, bidon kafalı deyip duruyoruz. Tarihimize sövüyoruz. Liderlerimize hakaret ediyoruz. Her şeyimize bir kulp takıyoruz. Her konuda bir aşağılık kompleksi ve eziklik duyuyoruz.
Sonra da diyoruz ki: “Aman Amerika bize soykırımcı deme!”. Amerika, İngiltere, Fransa hatta tüm dünya bize soykırımcı, eşkıya, barbar, terörist dese ne olur demese ne olur? Onların demesine gelene kadar, biz kendi kendimize yeterince hakaret ediyoruz ve zaten onların bişey demesine gerek kalmıyor ki!
Peki çözüm ne? Şu anlamsız aşağılık kompleksini bir kenara atıp, eziklikten kurtulmak! Başka çaremiz yok. Başka türlü hakir görülen, ezilen, aleyhine karar verilen, susan, aşağılanan hep biz olacağız. Hem de atalarımızın, şehitlerimizin, tarihimizin, toprakların kemiklerini sızlata sızlata.