​ Amerikan Rüyası / Emlak / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '07

 
Kategori
Emlak
 

Amerikan Rüyası

Amerikan Rüyası
 

Rüya tabirleri kitabında Amerikan Rüyası'nın açıklamasını görmeyi umuyoruz ama göremiyoruz...

Son yüzyıla damgasını vuran bir ülke olan Amerika'dan bahsederken, 'iyisiyle kötüsüyle' diyeceğim ama dilim varmıyor 'iyi' demeye. Kötülemek de çare değil, gerçeklere etki edemediğin sürece... Kötülediğimiz Amerika gerçekliğini her geçen zaman bize o kadar derinden hissettirirken... Ekonomik ve askeri olarak iki büyük gücü ve tüm dünyaya gönderecek kadar insanı bulunduğundan olsa gerek, kendini bu dünyanın efendisi olarak gören Amerika'nın rüyalarını görüyoruz ve adını da 'Amerikan Rüyası' koyuyoruz.

Hatta rüya tabirleri kitabında Amerikan Rüyası'nın açıklamasını görmeyi umuyoruz ama göremiyoruz. Demek ki, bu kitapları hazırlayanların TDK'nın yaptığı gibi güncellemelere dikkat etmesi gerekiyor! Bu tabir rüya kitaplarına girseydi nasıl açıklama yaparlardı dersiniz? Düşünsenize bir sabah uyanıyorsunuz. Rüyanızda Amerika'yı gördünüz ve arkadaşınıza anlattınız. Arkadaşınız da 'Aaa, Amerikan Rüyası gördün demek, valla öyle kısmetin açılmış ki anlatamam... Tüm dünyanın güzellikleri senin olacak, mutlu olacaksın, bütün dünya senin olacak ama en önemlisi bir evin bir de araban olacak, hadi hayırlısı' diye bir açıklama yapıyor. Siz de gerçeklerden değil de sahip olmak istediğiniz şeyleri duymuş olmaktan mutlu oluyorsunuz. Buradan çıkan sonuç ancak bu olur herhalde: Amerikan Rüyası=Ev+araba. Yani bu rüyayı gördüysen evin ve araban olabilir; görmediysen de her gece 'ben şu rüyayı bu gece göreyim' diye yatağına başını kayabilirsin!

Türkiye'de de son zamanlarda 'Amerikan Rüyası' tabiri çok fazla dillendirilmeye başlandı. Çoğunluğun ev ve arabasının olmadığı bu ülkede insanlar ev ve araba sahibi yapılmaya çalışılıyor ama bu uğraş, temel insani gereçlerden olmasından öte ekonomik bir çıkar gereği ortaya atılıyor. Bugünkü koşullarda geleceğini ipotek altına almayı göze alabilen ve belli bir kazancı olanlar ancak kredilerle bu ihtiyaçlarını giderebiliyor. Geleceğin ipotek altına alınması da liberal ekonominin en dahiyane icatlarından biri zaten: 'Paran yoksa bile ben sana borç vereyim ve sen 30 yıl benim için çalış, faiziyle öde.' Başka bir tarafta ise ev sahipleri duruyor ellerini ovuşturarak. Bu sefer ise ömür boyu ev sahibi için çalış! Hayat ne güzel böyle dimi?... Hadi arabadan vazgeçtik, en azından toplu taşıma araçları var ve herkes bundan faydalanabiliyor. Gerçi toplu konutlar da var tanesi 1 milyon YTL'ye satılıyor. Ama sadece adı toplu konut, belediye otobüsü değil ki binesin...

Her gün sorular alıyorum 'Nasıl konut sahibi olabilirim diye?' Ama bu soruya verecek bir cevap bulamıyorum, çünkü gerçekte bu ülkede konut almak çok zor hatta bazılarımız için imkansız. Ben de alamıyorum ve benim gibi birçok insan konut alamıyor. Türkiye'de gelir dağılımındaki bu adaletsizlik ve insan odaklı olmayan çıkarcı düşünce temelli siyaset olduğu sürece biz daha çok Amerikan Rüyası görürüz tabi görebilirsek...
 
Toplam blog
: 20
: 1118
Kayıt tarihi
: 26.02.07
 
 

30 yaşındayım ve emlak.milliyet.com.tr'de editörlük yapıyorum. Emlak sektöründe ne olup bittiği ile ..