- Kategori
- Tarih
Anadolu insanı neden yoksul kaldı?

Biz destan yapmaktan, destan yazmaya zaman bulamamış bir milletin çocuklarıyız.
Üzerinde yaşadığımız topraklar toprak olmaktan çıkıp ecdadımızın bize emanet ettiği mukaddes bir varlık olarak karşımızda durmaktadır.
Toprağa basarken bile kim bilir ayağımızın altında bir şehit vardır incinmesin diye ürperircesine atarız adımımızı.
Nezaketsizlik olur diyerek sesimizi yükseltmeyiz.
Şehitler yurdunda kabalık olur diye çekiniriz de ondandır.
Savaş yapmaktan cüzdan doldurmaya zamanımız olmamıştır. Bu yüzden cüzdanımız boştur amma vicdanımız doludur.
Başımızı öne eğersek bu incinmişlikten değil, gözümüzü bu mukaddes topraktan ayırmamak içindir böyle biline.
Bu vatan uğruna aç kalmışız, susuz kalmışızdır. Evsiz barksız kalmışızdır.
Her defasında, Bayrağın gölgesi bize yeter demişizdir.
Ölmüş, şehit olmuşuzdur bayrak gölgesinde, yaşamış, çile çekmiş, mutlu olmuşuzdur yine bayrak gölgesinde.
Biz böyle yaşar ve böyle ölürüz demişizdir.
En büyük varlığımız ve zenginliğimiz vatanımızdır bu bize yeter demişizdir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı bir olay oldukça anlamlıdır.
"Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş:
-Bu köşk kimin?
-Kirkor’un...
—Ya şu koca bina?
Yargo’nun...
—Ya şu?
-Salomon’un...
Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:
-Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur:
-Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna Boyları’nda, Balkanlar’da, Arnavutluk Dağlarında, Kafkaslarda, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam.
Atatürk bu anısını naklederken:
-Hayatımda cevap veremediğim tek insan bu aksakallı ihtiyar olmuştur, der dururdu"
Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmiş, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi:
-Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler...
Bunun için de sık sık başımıza belalar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini "İstiklal" diye kışkırtırlardı.
Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayri Müslimler zenginleşirlerdi.
Onların neden zengin, bizim neden fakir kaldığımızı bir köylü, Atatürk’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır"
Anlıyor muyuz şimdi hala yamalıklı pantolonlar giydiğimizi.
Anlıyor muyuz biz hala neden bir dikili taşa sahip olamadığımızı?