Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '10

 
Kategori
Kitap
 

Anamı da Aldım Geldim

Anamı da Aldım Geldim
 

O gece iki tane pankart hazırladım.

Pankarttan biri tek sözcüktü.

Salt “ANA” yazılıydı pankartta. Ama kocaman.

Öteki pankarttaysa;
“ANAMI DA ALDIM GELDİM” yazılıydı.
...

O alanda o gün iki saat anamla birlikte dikildik…
Salt bir kişi, evet bir kişi dedi.

Şöyle dedi:

Yahu bunu biri söylemişti amma şimdi unuttum, ‘Anamı da getirdim’ miydi, yoksa “Al ananı git’ miydi? Nerede söylemişti, kim söylemişti, geçen yıl mı söylemişti, daha önceki yıl mı söylemişti, yoksa bu yıl mı söylemişti unuttum işte.”

...
Hayır hayır… Ne annem yanıt veriyor ne ben.
O dövizi elime tutuşturdu. Tuttum.
Polislerin başı olmalı, işte o;
“Eeee… Eeeee…”demeye başladı.
Biz konuşmuyoruz ya… Ağzımız kapalı ya…
Birden bağırdı:
“Ulan ne yazıyor ?”
Yanıt yok!
Polislerin başı, bu kez yakamı tuttu.
“Ulan ananı da al git! Yoksa senin ananı…”
Yok, canım küfür falan etmedi.
“…ananı arabamıza bindirir, evine götürürüz”dedi…

...

Türk mizah edebiyatının yaşlanmayan delikanlısı, büyük yazar Muzaffer İZGÜ (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muzaffer_%C4%B0zg%C3%BC) 1933 yılında Adana'da doğdu.

Kendi deyimiyle “Yaşamından fedakârlık ederek”, kalemle, kâğıtla, sözcüklerle bütünleşti ve yazmak, onun için bir yaşam biçimi oldu.

76 yıllık bereketli ömrüne 107 kitap, 200 e yakın hikâye sığdırdı.

...

“Anamı da Aldım Geldim” adıyla Bilgi yayınevi tarafından Ekim 2009 da ilk basımı yapılan kitabın, aynı adı taşıyan öyküsünden aktardığım yukarıdaki kısa bölümler, yine bir Muzaffer İzgü mizah klasiğiyle buluştuğumuzu anlatmaya yetiyor sanırım…

Şahit olduğu güncel olayları, ezilen, itilen insanların başına gelenleri, insanların ruh dünyasındaki ve toplumdaki çarpıklıkları, en ince detayları ile gözlemleyerek, tesbitlerini kendine özgü üslubuyla yorumlayan, trajik durumlara mizah unsurunu ustaca katan büyük yazar, yine güldürüyor.

Acı acı gülerken, yine, ince ince düşünüyorsunuz...

Anlattığı her hikâyenin ne kadar hayatın içinden, merkezinden olduğunu, karakterlerin ne kadar gerçek ve ne kadar somut olduğunu, şaşırarak ve gülümseyerek okuyorsunuz…

Özetle hepsi de, 'yaşadığımız toplumdan en gerçek insan manzaraları' diyebileceğim, 'Korku İmparatorluğu, Dönek, One Minute, Arka Bahçe, Anamı da Aldım Geldim, Deniz Feneri, Haçlılardan Özür Diliyorum, ...' gibi 28 olağanüstü öyküden oluşan bu kitap 216 sayfadan ibaret.

“Mizah zekâ işidir. Okuyucusu da zekidir” diyor Muzaffer İzgü…

Okudum ya, ben bu sözden kendime pay çıkardım…:)

İnanıyorum ki, siz de keyifle, gülümseyerek, 3–5 saatte okuyacaksınız…

Kitaptan haberi olmayanlara duyuruyor, mizahi öyküleri sevenlere ve bilhassa bu yağışlı, soğuk hafta sonunu evde geçirecek olanlara öneriyorum...

 
Toplam blog
: 247
: 1493
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Bol bol okurum, blog yazarım, şiir yazarım. Yazdıkça ve ..