- Kategori
- Şiir
Anaya doğru

İstanbul
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Sıcak bir yaz akşamı sonunda şafak sökmek üzere
Balıkçılar ağ topluyorlar kız kulesi önlerinde
Martılar da sevinçle tur atıyorlar onların üzerinde
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Simsiyah bir duman savrularak uzanıyor gökyüzüne
Kadiköy vapuru bu sessizliği bozan vhuup! Vhuup!
Beyaz köpükler saçarak koşuyor Kanlıca iskelesine
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Nargile fokurtuları duyuluyor Çınaraltından
Ulu bir çınar adını vermiştir bu beldeye
İstanbullular bayılırlar gölgesinde sohbet edip saz dinlemeye
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Bir yanık ney sesi duyuluyor derinden derine
Hayal alemine dalıyorum bu kutsal ses karşısında
Neyzen Tevfik konser veriyor olmalı dostlarına
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Ezan sesleri yankılanıyor yedi ayrı tepeden
Minareler ışıl ışıl sokaktakiler telaş içinde
Vakit iftar zamanı aylardan da ramazan
İstanbulu işitiyorum binlerce kilometre öteden
Bana kollarını açmış sanki bir ana yavrusunu çağıran
Onların olsun medeniyet dedikleri parlak hayat
Koşuyorum ona doğru bütün gücümle ağlayarak