Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
 

Anayasa böyle mi değişir?

Anayasa böyle mi değişir?
 

AKP ve yandaşlarının bir süredir yürüttükleri kampanyaya göre eğer ki 12 Eylül'de referandumda "hayır" oyu verirseniz 12 Eylül darbesini destekliyorsunuz demektir. Çünkü bu paketin içinde geçici 15. madde kaldırılmakta ve böylece Kenan Evren'e yargı yolu açılmaktadır.

Ben daha önce de yazmıştım, referandumda "hayır" oyu kullanacağım, ama bu Kenan Evren yargılanmasın diye değil. Başka gerekçelerim var.

Bu paket allanmış pullanmış ve ortalığa sürülmüş, "bir hap gibi" bize yutturulmaya çalışılıyor, birbiriyle alakasız maddeler bir arada oylanıyor. Bir kere bu doğru bir yöntem değil.

İçerik sorunsuz diyelim, fakat her halükarda bu anayasanın yapılış biçimi uygun değil. Anayasalar bir ülkenin "manifestosudur." Dolayısıyla geniş bir uzlaşı ile yapılması gerekir, fakat bu anayasa değişiklikleri yapılırken uzlaşıyı bırakın, AKP tek başına yaptı gibi bir şey oldu.

İçerik de iyi demek imkansız. Ben iktidarın güdümünde bir hukuk istemiyorum. Tüm sakatlıklarına rağmen şu anki hukuk düzeni bile daha tercih edilesi... Tarafsızlık ve bağımsızlık arasında seçim yaptırmaya çalışıyor Emre Aköz ve benzeri yazarlar. Bu ikisi bir arada bulunmadığı sürece anlamsız. Sadece bugüne yönelik düşünmemek lazım, yarın bir gün başa CHP gelirse bu kez CHP'nin yargısı oluşacak. (Şu an yargı zaten CHP'nin elinde şeklinde saçmalamak gereksiz.)

HSYK'nın kuruluşu, düzeni, işleyişi şu an da kötü durumda, bu paketle de hiçbir iyileştirme sağlanamıyor. Kurulda Adalet Bakanı ve müsteşarı varlıklarını devam ettiriyorlar en basitinden, ama yürütmenin, yargının içine bu şekilde girmesinden de hoşlanmıyorum. Anayasa Mahkemesi'ne nasıl olursa olsun Meclis'in de iki üye gönderecek olmasını da istemiyorum, zira bu da yasamanın yürütmeye etkisi olur.

Bugün HSYK'nın varlığından, Anayasa Mahkemesi'nin işleyişinden şikayet edenlerin, bu paket geçer de her şey istedikleri gibi olursa şikayete devam edeceklerine inanmıyorum Ece Temelkuran'ın dediği gibi. YÖK hakkındaki şikayetleri birden kesilmedi mi?

Demokratlığı ön plana çıkarıp, yüceltenlerin bu pakete hayır oyunu vereceğinizi açıkladığınızda sanki bu demokrasilerde yokmuş gibi saldırıya geçmesinden de hoşlanmıyorum.

Bir de BDP'nin aldığı boykot kararı var. Demirtaş bugün "boykotçuların, evetçilerden, hayırcılardan da çok olduğunu göreceksiniz, halk yeni anayasa isteğini bu şekilde yüzünüze vuracak" demiş. İyi etmiş. Sandığa gidenlerin yüzdesi elli civarında kalsa ve evet çıksa, AKP gözyaşları içinde koşturup, "ay hayır, bunu kabul edemeyiz biz" demeyecek elbette, "evet" çıkmış olacak, tüm bu zarar verici kurallar yürürlüğe girecek ve AKP de "halkımız, halkımız" diye bu paketin geçtiğini söyleyecek. Boykot kararı demokratik ve olabilecek bir tepkidir elbette, fakat bu süreçte boykot etmenin yararlı olacağına inanmıyorum.

Bu paket büyük bir yüzdeyle "evet" alarak da geçebilir. Benim için hiçbir şey fark etmeyecek... Bu paket dokunulmazlıklara dokunmuyor, seçim barajına dokunmuyor. Tüm bunlar anayasada durmaya devam ediyorlar.

12 Eylül darbesinin ne çok acılar yaşattığını biliyorum elbette. Şu an burada o darbeye karşı olduğumu, desteklemediğimi, anayasadan da hiç memnun olmadığımı kanıtlamak zorunda olmak istemiyorum. Ece Temelkuran'ın sorduğu soruyu bir kez de ben buraya aktararak soruyorum:

"Hiç yara almamışların, eski yaraları deşerek oy peşinde koşması vicdana sığar mı?"

Ben bu pakete "hayır" diyorum. Bir askeri darbeye hayır derken, sivil darbeye evet demek hiç de içime sinmiyor çünkü.

 
Toplam blog
: 142
: 1092
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..