Anıda canlandı anılar / Kültür Turizmi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '08

 
Kategori
Kültür Turizmi
 

Anıda canlandı anılar

Anıda canlandı anılar
 

Geçen hafta Kafkas üniversitesinin düzenlediği II. Uluslar arası Kafkas tarihi konulu sempozyuma iştirak etmek için serhat şehrimiz Kars’ta idik.

Ülkemizin dört bir yanından gelen yerli akademisyenlerle birlikte Kafkaslardan gelen emekdar elm xadimleri tebliğlerini sundu. Tartışmalar, sorular cevaplar arasında üç günlük bir sempozyum maratonu daha sona erdi.

Son gün yapılan değerlendirme oturumunun ardından Anı harabelerine yapılan gezi ve ertesi gün Nahcivan seferi “işte bu” dedirtti katılımcılara.

Otobüsümüz Anı yolunda ilerlerken hayalim yüzyıllar öncesine götürdü beni.

Hz Ömer’in ordusunda kızgın çölleri geçerek kale duvarları önünde çarpışan yiğit süvarilere gıpta ettim önceleri.

Daha sonra Bizans’ın bu uç kalesini alarak Anadolu’nun kuzey kapılarını İslam ordularına açan Sultan Alpaslan’ın ordusunda çarpışan bir ecdadın ahfadı olmanın gururunu yaşadım yeniden.

Hayalim Moğollara karşı korkusuzca çarpışan Celaleddin Harzemşah’ın askerlerinin arasına daldı bir anda.

Yıkımların , kırımların çözülüşlerin ardından gelen ard arda zaferlerde , Karakoyunlu, Akkoyunlu dedelerimin ordusunda at sürdüm hayal sahrasında.

Yüzyıllar kaydı gitti muhayyilemden.

Gazi Ahmet muhtar Paşa’nın fakirhanesinde çekilişleri , yağmaları moskofun zulmünü yaşadım.

Canhıraş haykırışlar kulaklarımı tırmalarken , yayan yapıldak göç yollarına düştüm.

Konya’ya, Cihanbeyli’ye Kulu’ya düştü yolum. Anadolum kucakladı beni.

Bağrına bastı yeniden.

1921 yılında bir kahraman çıktı Konya’mın bağrından.

Kara Bekir’in oğlu Kazım paşa’ydı bu kahraman. Yeniden aldı Moskof’un elinden Anı’yı. Ben de ordaydım. Onun ordusunda. Dedemle birlikte omuz omuza savaştım.

Veremezdim Anı’yı. Camilerinde mescidlerinde anılarım vardı.

Neden mi vermezdim.

Eski çağlarda Hurrilerin Urartuların Kimmerlerin hakimiyetinde kalan kent ortaçağ da bizim hakimiyetimize geçmiş, önce Saka Türkleri eski Oğuz Boylarından Arsaklıların Kamsarakan soyundan Karampartın idaresinde kalmıştı da ondan. 430-646 yılları sasanilerin hakimiyetinde geçiren şehir . Hz Ömer’in hilafetinde İslam orduları tarafında fethedilip islamla müşerref olmuştu da ondandı veremediğim...

1045 yılında bizans’ın eline geçse de Alparslan'ın 1064 yılındaki ''İlk Rum Seferi” ile

alınan yerler bir daha Bizanslılar'ın eline geçmemişti de ondan işte . Rumlar buralardan

atılıp, merkezi Ani'de olan ve Selçuklulara bağlı Ani Şeddadlılar hükümeti

kurulmuştur ki bugün antik kenti gezenlerde uyanan burası bir İslam ülkesi imiş hissini uyandıran

mimari eserlerin öncüleri olan ecdad tembihlemişti verme diye.

Daha sonra sırasıyla Gürcü Atabeylerin, Harzemşahn hakimiyeti altına giren şehir, 1235 yılında Moğol İstilasına uğrayarak tahrip edilse de 1339 - 1344 yılları arasında Müslüman olan İlhanlılar egemenliğine geçmişti ya ondan işte.

1406 yeniden Türk hakimiyetine giren kent, 1534 yılında Osmnlıların hakimiyetine girene kadar ge önce Karakoyunluların daha sonra da Akkoyunluların hakimiyeti altında kalmıştı da ondandı vazgeçemediğim.


93 harbinde Rusların eline geçen Anı, 40 yıllık bir esaretin ardından 1921 yılında İstiklal harbimiz sırasında Ruslardan geri alınmış ve şanlı bayrağımız gönderine çekilmişti işte.

Yukarıda adını saydığım uygarlıkların her biri kentin gelişimine tarifi mümkün olmayan katkılar sağlasa da, Müslüman fatihlerin bıraktıkları eserler antik duyguların sığlığında kaybolmaktan kurtarıyor Türk çocuğunu…

Anı’dan bu duygularla ayrılırken

Yüreğimiz anılarda takılı kalıyor.

 
Toplam blog
: 79
: 717
Kayıt tarihi
: 30.12.07
 
 

1963 K. maraş doğumluyum. Bir kamu üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Muayyen zama..