Ankara’dan İstanbul’a Ziraat Türkiye Kupası’yla dönmek... / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '13

 
Kategori
Futbol
 

Ankara’dan İstanbul’a Ziraat Türkiye Kupası’yla dönmek...

Ankara’dan İstanbul’a Ziraat Türkiye Kupası’yla dönmek...
 

Ankara, Fenerbahçe’ye zaman zaman ters gelmiştir.

Futbolcuların sahada gezinmeleri, Ankara’ya maça değil de, sanki gezmeye geldikleri havasını yansıtırdı. En son gelişte, Gençlerbirliği karşısında tutunamayan, o maçtaki yenilgiyle Spor Toto Süper Lig şampiyonluğuna “veda” eden Fenerbahçe...

Neyse ki...

Fenerbahçe, “elde kalan” Ziraat Türkiye Kupası’ndan olmadı; İstanbul’a, bu yılki hedeflerinden birine ulaşmış olarak dönüyor.

(Yahya Kemal Beyatlı’ya sormuşlar:
“Ankara’nın neyini beğenirsiniz!”
“Ankara Garı’nda trenle İstanbul’a dönüşünü...”
Aynı sorunun yanıtını Fenerbahçe’ye uyarlarsak:
“Ankara 19 Mayıs Stadı’ndan Kupa’yla İstanbul’a dönüşü...”
)

*****

Saha dışında ortam gerilmişti.

Polisin aldığı sıra dışı “güvenlik önemleri” buna bağlıydı.. Bütün bunlar, geçen pazar oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçındaki “dostluk gösterileri” (!), tribünlerdeki pankartlar, maç sonrası açıklamalar. Hele, Sadri Şener’in garip bir cümlesi (Fenerbahçe’yle düşmanlığımız ilelebet sürecek), olay çıkacağı olasılığını güçlendiriyordu.

Neyse ki...

Aykut Kocaman ile Tolunay Kafkas’ın sorumluluk taşıyan sözleri, taraftarların sağduyusu, olasılıkları “çöp”e attı.

Taraftarlar, üçüncü kişilere, sorumsuz “ağız”lara, “kendi kendine gelin güvey olanlar”a inat, “Biz, biz olursak; ancak biz kazanırız.” dedi.

“Kup”a tekti; onu oynayanlardan “tek”i kazanacaktı. Kazanan, Fenerbahçe oldu. Ama asıl kazanan taraftarlardı. Trabzonspor yitirmişti; ama taraftarı kazanmıştı. “Kupa”yı almada tersi olsaydı, taraftar açısından değişen bir şey olamayacaktı.

*****

Trabzonspor,  kendilerine yakışan bir deyişle söylersek, “fırtına” gibi başladı. İlk 8 dakika Fenerbahçe, sahada yok gibiydi. Ama ilk gelişte Sow, maçın tek golü olacak golü attı. Golden sonra Trabzonspor durdu, etkili olma Fenerbahçe’ye geçti.

Bir ara, önce Cristian-Mustafa dalaşması yayılmadan bitti. Sonra Zokora’nın sarı kart getiren Emre’ye girişi...

Neyse ki...

Girişimler, “olay” düzeyine ulaşmadan yatıştırıldı.

Maçın gelenine baktığımızda en başarılı futbolcunun kaleci Tolga Zengin'in olduğu söyleyebiliriz. Bunu özellikle Cristian’ın gol vuruşlarında gösterdi.

Fenerbahçe, önde olmanın üstünlüğünü iyi kullandı. O bildik “uyutma” anlayışı, Trabzonsporlu futbolcuların da son vuruşlarındaki etkisizlik nedeniyle bekleneni verdi.

Neyse ki...

“Üç kulvar”da mutlu sona ulaşmak için yola çıkan Fenerbahçe, son “kulvar”da amacına ulaştı.

Neyse ki...

Bir Fenerbahçe-Trabzonspor maçı korkulduğu gibi bitmedi.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..