​ Anne-babaların dikkatine! / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '16

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Anne-babaların dikkatine!

Anne-babaların dikkatine!
 

1-7 Ekim 2016 tarihleri tüm dünyada trikotilomani (kıl yolma), dermatilomani (deri yolma) ve tırnak yeme gibi dürtü bozukluklarına yönelik farkındalık haftası olarak yer alıyor ve dünyada dürtü bozukluğu yaşayan birçok insan, dayanışma grupları ve sivil toplum örgütleri bu hafta boyunca dürtü bozukluklarıyla ilgili iletişim kanalları ve sosyal medya aracılığıyla paylaşımlarda bulunuyorlar ve daha fazla insana ulaşmaya çalışıyorlar.

Yukarıda saydığım üç farklı dürtü bozukluğu arasında tırnak yeme en normalleşmiş ve yaygın durum olduğundan çoğu zaman önemsenmiyor ya da acı oje kullanmak gibi basit yöntemlerle insanlar tarafından bir şekilde çözüme kavuşturuluyor. Ancak daha ciddi ve oldukça yaygın iki dürtü bozukluğu olan trikotilomani ve dermatilomani hem toplum içinde normalleşmeye müsait olmayan, hem de bu bozukluklara sahip bireylerin hayatını büyük ölçüde etkileyen psikolojik durumlardır ve maalesef henüz genelgeçer bir tedavi yöntemi yok.

Peki nedir bu dürtü bozuklukları? Trikotilomani, toplum içinde en yaygın saç yolma olarak görülen, ancak saç yolmayla sınırlı kalmayan bir dürtü bozukluğudur. Kişi, genellikle yalnız olduğunda vücudunda saç, kaş, kirpik, bıyık, sakal, çene, kol, bacak, koltukaltı ve genital bölgeye kadar birçok bölgeden birini ya da birkaçındaki kılları yolar. Dürtü bozukluğu olarak adlandırılmasının nedeni kişi kendisini kontrol edemez ve bazen farkında olarak bazen de farkında olmadan kılları elleriyle ya da cımbız yardımıyla koparır. Kılı kopardıktan sonra bazıları kıl köküyle oynar, inceler, kılı dudağına veya yanağına değdirmek ister ve hatta bazıları çiğneyip yutar. Özellikle saç çiğneyip yutan bireylerin bağırsaklarında uzun vadede saç yumakları oluşup ölümcül tehlike yaratabilir ve ameliyat olmaları gerekebilir. Dermatilomani ise kişinin yine genellikle yalnızken vücudunun belirli bir bölgesindeki ya da bölgelerindeki deriyi koparması, sivilceyle, yara kabuklarıyla veya açık yarayla oynaması ve ciddi durumlarda da kesici aletlerle derisini yaralamaya ve kanatmaya çalışması anlamına geliyor. Dermatilomanideki tehlike özellikle yaraların enfekte olması ve izlerinin kalmasıdır.

Biliyorum bunları okuyor olmak sizi çok rahatsız ediyor ama maalesef güncel istatistiklere göre dünyanın neredeyse %4’ünden fazlası vücudunu yoluyor, yani bu her 50 kişiden 2’sinin vücut odaklı bir dürtü bozukluğuna sahip olduğu anlamına gelir. Bu bozukluklar 2 yaşındaki bir bebekten 70 yaşındaki bir teyze veya amcaya kadar herkeste görülebiliyor, ancak ne yazık ki tırnak yemeden çok daha ciddi iki sorun olan trikotilomani ve dermatilomaniye yönelik geçerli bir ilaç ya da tedavi yöntemi yok. Amerika’da ve Avrupa’da bu tür dürtü bozukluklarına yönelik sivil toplum örgütleri ve dayanışma grupları olsa da insanlar birbirlerine danışarak ve deneme yanılma yoluyla çözüm bulmaya çalışıyorlar ama çoğu insan maalesef başarısız oluyor ve uzmanların da bu konuda çok bilinçli olmaması nedeniyle insanlar adeta bir deneme tahtasına dönüşüyorlar.

Trikotilomani bireylerden saçlarını yolanlar yolma oranlarına, yoldukları süreye ve saç yoğunluklarına bağlı olarak tamamen kel kalabilirken, saçlarında sadece belli bir bölgeyi de kel bırakabiliyorlar. Aynı şekilde kaş ve kirpik yolanlar kaşsız, kirpiksiz, sakal yolanlar sakalsız kalabiliyorlar. Tabi ki toplum içinde bunu gizlemek için erkekler saçlarını veya sakallarını sürekli sıfırlıyorlar, ya da şapka takarak gizlemeye çalışıyorlar. Kadınlar için saç, kaş, kirpik gibi bölgeler önemli güzellik ölçütleri olduğundan onlar çok daha zorluk çekiyorlar. Bandanalarla, peruklarla, kaş kalemleriyle, kalıcı makyaj ve takma kirpiklerle topluma göre “kusurlu” ve “anormal” bölgelerini kapatmaya çalışıyorlar. Hatta saçı yok diye içinden gelmese de başörtüsü takan birçok kadın var Türkiye’de. Aynı şekilde dermatilomani bireyler de açık yara için hiç sağlıklı olmasa da fondöten gibi kozmetik ürünler kullanarak sürekli yaralarını kapatmak zorunda kalıyorlar.

Küçük bebekten akademisyenine, ergenlikteki bir öğrenciden zengin bir işadamına ya da işkadınına herkes bu dürtü bozukluklarına sahip olabiliyor. Toplum, eş-dost-akraba tarafından anlaşılacağı stresi özellikle çocuklarda daha da çok yolmaya sebep olabiliyor. Mesela trikotilomanisi olan birçok çocuk ya da birey havuza ya da denize girmek istemez peruğu düşer, kaşı akar diye. Yağmur bile kabusları olur, neyse ki daha iyi kaş kalemleri var artık. Yine çocuklar arkadaşları tarafından ötekileştirilebilir, peruklarını kaldıran, dalga geçen, neden senin saçın yok, kaşın yok, kanser misin gibi sorular soranlar olur. Çocuklar daha da atarlar içlerine. Trikotilomani ya da dermatilomani olup intihara teşebbüs eden çok insan var, dürtü bozukluklarından dolayı nişanlıları tarafından terkedilen, eşleri tarafından aldatılan ve şiddet gören, anne baba tarafından eleştirilen ve suçlanan bireyler var. Çünkü kendilerini “normal” gören insanlar bunu yemek yemek gibi sadece davranışa dayalı bir sorun olarak görüyorlar ve çözümün bireyin elinde olduğuna inanıyorlar. Oysa dürtü bozuklukları sadece buzdağının görünen yüzü, arkasında mükemmeliyetçilik, özgüven eksikliği, sözlü, fiziksel ya da sanal zorbalığa veya tacize maruz kalma, artan sınav stresi, anne-babaların sürekli artan beklentileri ya da başkalarında yarattıkları izlenime çok önem verme ve özsaygı kaybı durumu gibi birçok neden olabiliyor. Bu sorunların üstüne gitmek kolay değil ve ne tam olarak bireyin elinde, ne de sadece ilaçla ve dış müdahaleyle çözülebilecek bir durum. Kendim de 2005 yılından beri 11 senedir kaş ve çene kıllarını yolan biri olarak rahatça söyleyebilirim ki trikotilomani bir bireysel yolculuk. Herkesin yolculuğu hem benzer, hem de farklı. Kimisi iki yılda davranışını kontrol altına alabilirken, kimisi 60 sene yolabiliyor. Arada 2-3 sene yolmayı bırakırken tekrar başlayabiliyoruz, değişen hayat koşullarımıza ve psikolojimize bağlı olarak.

Türkiye’de henüz bizi temsil eden bir dernek ya da kurum yok, bu tür dürtü bozuklukları hakkında akademik ve bilimsel çalışma da yok denecek kadar az ve bu yüzden hem ülkemizdeki uzmanlar arasında hem de toplum içinde yalnız olmadığımızı tüm Türkiye’ye haykırmamız gerekiyor. Bu süreçte ana akım medyaya ve sosyal medyaya çok ihtiyacımız var. Yapılacak, konuşacak çok ama çok şey var bu konularla ilgili. Bir trikotilomani birey ve trikotilomani üzerine yüksek lisans tezi yazmış bir sosyolog olarak 1-7 Ekim Farkındalık haftasında bu yazıyı okuyan ve paylaşan herkesin desteğiyle tüm Türkiye’ye aşağıdaki mesajımı iletmek istiyorum:

Çocuklarının trikotilomani ya da dermatilomani olduğunun farkında olmayan ve onları sürekli yolma davranışları yüzünden suçlayan ebeveynler, saçını yoluyor diye 10 yıllık dostlarını anormal olarak görüp onu yalnız bırakanlar, aynı şekilde hayat arkadaşlarına, nişanlılarına, sevgililerine, partnerlerine sırtlarını dönenler, yapmayın.. Ne biz dürtü bozukluğu olanlar, ne de siz yalnız değilsiniz. Ne biz anormaliz ne de siz. Herkesin hayatta sorunları, karakter problemleri, geçmişinden gelen zayıf noktaları var. Lütfen kimseyi kel diye ötekileştirmeyin, kaşının biri yukarıda biri aşağıda diye dalga geçmeyin, dalga geçeni görürseniz nazikçe ve o kişide de farkındalık yaratarak onu uyarın. Onu da kapsayarak, reddederek değil, suçlayarak değil. Ve en önemlisi lütfen, özellikle anne-babalar, çocuklarınızı ulaşamadığınız hedeflerin kurbanı yapmayın, onları 21. yüzyılın rekabet ortamında test ile tost arasında geçen bir hayata hapsetmeyin. Onlara sınav sonuçlarına bakmaksızın değer verdiğinizi hissettirin, kendini sevmeyi ve kendine saygı duymayı onlara aşılayın. Önce kendileri sağlıklı ve mutlu olmadıkça hiçbir diplomanın, notun değeri yok. Onlara gösterdiğiniz sevgi aldıkları nota, puana göre borsa gibi inip çıkmasın. Emin olun akademik başarı, kazanılan para, alınan terfi, hepsi erişildiğinde anlamını yitiriyor. Hala hayattan ne beklediğini bilmeyen Boğaziçi mezunu biri olarak sınav stresinin hayatıma getirdiği obezite ve trikotilomaninin elde ettiğim akademik başarılardan çok daha fazla şeyi benden götürdüğünü ve kaşlarımı yıllarca boşa yolduğumu düşünüyorum. Sağlıklı, mutlu birey olmak zaten hayatta başarının önkoşulu, bunu unutmayın.

Son olarak, bu yazının ulaştığı herkes etrafındakilere bu yazıyı okutur ve sosyal medyada paylaşır, trikotilomani ve dermatilomani nedir bundan insanlara bahseder ve daha çok insana ulaşmasını sağlarsa en başta bir trikotilomani birey olarak çok sevinirim.

Yalnız değiliz, değilsiniz!

 
Toplam blog
: 2
: 1926
Kayıt tarihi
: 13.09.13
 
 

Sosyolog ve Zumba delisi ..